IslamiYasam.Com -Islami Forum Ruya Tabirleri Hadisler Kuran-i Kerim ilahiler Dini Bilgiler islami Müslümanlar Kuran Dinle: Forum

IslamiYasam :: Başlık Görüntüleniyor - Küçük Müezzin
IslamiYasam Forum Ana Sayfası
 SSSSSS   AramaArama      Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları 
 ProfilProfil   Özel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapınÖzel mesajlarınızı kontrol etmek için giriş yapın   GirişGiriş 
Sonraki başlık
Önceki başlık
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder
Yazar Mesaj

hakandidinir

Bilgiler: Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Jan 10, 2007
Mesajlar: 2633


Puanlama:
Seviye:41
 
 
53 / 5376
2567 / 2567
4 / 177


Üye Durumu : Ofline
MesajTarih: 2010-07-20, 17:17:40 Alıntıyla Cevap Ver Başa dön

Küçük Müezzin



Yaz tatilleri, çocukların boş zamanlarını değerlendirmek, becerileri geliştirebilmek için önemli bir fırsat olabiliyor. Malumunuz, okul her şeyi vermiyor.



Biz de çoğu aile gibi çocuklarımızın yaz aylarında dinî eğitim almasını arzu eder, buna göre plân program yaparız.



Okullar tatil olduğunda Ankara'dan ayrılıp, orta halli bir kasaba olan memleketimize gideriz. Burada küçük bağ evleri, iş-güç, hayvan-haşerat arasında geçen sıcak yaz günlerinde yüreğimizi serinleten güzel şeyler de yaşarız.



10 yaşındaki ortanca çocuğum Ahmet, 8 yaşındaki kuzeni İbrahim ve birkaç arkadaşı, kasabamızda “gönüllü” bir vatandaştan Kur'an-ı Kerim ve din dersi alıyorlardı. Cami hocası, yaşları tutmadığı için onları kursiyerliğe kabul edememişti. Çocuklar ise istekliydiler ve camiye gidebilen ağabeylerini kıskanıyorlardı. Biz de işte böyle bir çözüm bulmuştuk.



Cami hocası çok sayıda çocukla uğraşıyordu. Gönüllü hocamız ise, Allah ondan razı olsun, alem bir insandı. Çocuklara hikayeler anlatıyor, güldürüyor, şakalaşıyor, cebinde gofretler getiriyor ve çocukları seviyordu. Üstelik onları evinde ağırlıyordu. Bütün bunlara rağmen yine de dökülenler oldu. İşi ciddiye almayan ailelerin çocukları bir müddet sonra ayrıldılar. Çünkü onlar içeriden desteğe sahip değildi, yani aileleri onları öylesine gönderiyorlardı.



Ahmet ve İbrahim kısa sürede çok mesafe katettiler. Beş vakit namaza camide devam ediyorlardı. Camimiz ovada küçük bir binaydı. İş mevsimi olduğu için cemaati de üç-beş kişiyi geçmiyordu. Onların da ikisi zaten bizim çocuklardı. İki-üç dede, bir hoca, bir de bizimkiler...



Hoca efendi genç bir kardeşti. Kısa sürede bizim çocuklarla iyi bir gönül bağı kurmuştu. Çocuklar da sanki tam aradıklarını bulmuşlar gibi, her vakti camide kılmaya özen gösteriyorlardı.



Yazın yatsı namazı hayli geç saatte oluyor, namaz çıkışı ovalarda başı boş köpekler olabiliyordu. Karanlık yollarda gelirken ağaç gölgelerinden, dal hışırtılarından korkuyorlar, ama kelleyi koltuğa almışcasına ısrarla camiye gidiyorlardı. Bazen ben yolda onları karşılıyordum, bazen de cemaatten bir dede onları eve kadar geçiriyordu.



Bu arada babam yatılı misafirimiz olmuştu. O da çocuklarla birlikte cemaate katılmıştı. Adamcağız yorgunluktan ya da rahatsızlıktan dolayı camiye gitmek istemediğinde bile çocuklar onu sürüklüyordu.



Babam eskiden hafızmış. İcap ettiğinde müezzinlik yapar. Bizim camimiz küçük olduğu için resmi müezzini yok. Cemaatten birisi müezzinlik görevini üstleniyormuş. Bir gün babama Cuma müezzinliği teklif etmişler, o da yapmış. Cuma namazında hayli kalabalık olan cemaat, başına toplanarak yaptığı güzel müezzinlikten dolayı iltifatlar yağdırmışlar.



Bu iş, durumu kenardan sessizce izleyen Ahmet'in o kadar hoşuna gitmiş ki, içten içe müezzinlik sevdasına tutulmuş da kimsenin haberi yok! Dedesini yakın takibe alarak okuduğu bütün tesbihatı, hatta namazdan sonra okuyup cemaati mestettiği aşr-i şerifi kulaktan ezberlemiş.



Beş-on gün sonra babamı yolcu ettik. Çocukların namaz temposunda bir azalma olmamıştı.



Bir gün oğlum bana şu soruyu sordu:



- Anne kimler müezzinlik yapabilir? Mesela ben yapabilir miyim?



İzah etmeye çalıştım. Bilen biri olmalı, dedim.



- Benim yaşım tutar mı, diye sordu.



10 yaşında namazla mükellef olduğunu biliyor ve ayrıca müezzinliğe çok heves ediyordu. Cemaatin çok az olduğu vakitleri hiç kaçırmıyordu. Belki ona müezzinlik yapma fırsatı düşebilir diye. Ama bu isteğini cemaatten hiç kimseye de söylememiş. Ben de çocukça bir heves diyerek ciddiye almamıştım.



Yaz tatili sona eriyordu. Ertesi sabah erkenden Ankara'ya dönecektik. Oğlum son kez yatsı namazı kılmak üzere camiye gitti. Yanında kuzeni de vardı. Onlardan başka, hoca dahil üç kişi daha varmış. Benim oğlan, tüm cesaretini toplayıp sürpriz bir davranışla kamete kalkarak müezzinlik yapmaya başlamış. Çocuk hiç şaşırmadan okuduğu halde, genelde müezzinliği üstlenen zat kameti oğlumun ağzından alarak devam etmiş. Çocuk, “herhalde çok yanlış bir iş yaptım” düşüncesiyle o kadar utanmış, o denli rencide olmuş ki... Namaz biter bitmez kimsenin yorumunu beklemeden camiden öyle bir fırlayıp çıkmış ki... Kuzeni arkasından yetişmeye çalışmış ama yakalayamamış.



Çocuk eve geldiğinde öyle ağlıyordu ki, başına bir şey geldi sandım. Konuşamıyordu ya da konuşmak istemiyordu. Yüzü kızarmış, şişmişti. Hiç bir şey onu teselli edemiyordu. Nihayet hıçkırarak:



- Ne olurdu sanki anne, dedi, bu son gecem, bir kerecikte ben müezzinlik yapsaydım ne olurdu? Hem hiç şaşırmamıştım, dedemden iyice öğrenmiştim. Neden ağzımdan aldılar ki?



Oğlum bir türlü teskin olamıyordu. Sadece ben değil, oradaki herkes şaka-gerçek bir sürü şey söylüyor, yine de çocuğu susturamıyordu. Ne yapmak istemişti, neden reddedilmişti kimse anlayamıyordu. Sonuçta şu kanaate vardım ki, o zat oğlumu çocuk diye basite almış, kendinin daha iyi müezzinlik yaptığını vurgularcasına, biraz nefsanî bir tavırla çocuğa izin vermemişti. İnanıyorum ki çocuk için bunun önemini bilse, öyle davranmazdı. O, oğlumun üzüldüğünü bile farketmemişti...



Ne yapabilirdim? O an, muhabbet duyduğum bir salih zatın hayaline daldım. O olsaydı, dedim, böyle mi davranırdı? Bir çocuğun kalbini böyle kırar mıydı? Keşke oğlumu ona götürebilsem, dedim. O, onu teselli etse...



Bir müddet böyle kendi alemimde kalmışım. Manevi yardım diledim. Kimse kötü niyetli değildi ama Ahmet'in bu muameleyi hak etmediğine inanıyordum. Oğluma hisettirmemeye çalışıyordum ama ben de çok üzülmüştüm. Endişeliydim. Ya namazdan soğursa? Her şeyi Allah'a havale ettim.



Ertesi gün Ankara'ya döndük. Orada da evimize çok yakın bir camimiz var. Oğlum aynı samimiyetle orada da namaza devam etti.



Bir gün sonra cami avlusunun bir kenarında vaktin girmesini beklerken, oğlum müezzinin gözüne ilişmiş. O gün imam izinliymiş ve namazı müezzin efendi kıldıracakmış. 30-40 civarında da cemaat varmış. Oğlum hiç birini tanımıyor, hiç kimse de oğlumu tanımıyor. Oğlum ile müezzin arasında şöyle bir konuşma geçmiş:



- Gel bakalım buraya delikanlı, senin adın ne?



- Benim adım Ahmet, abi...



Oğlum onun müezzin olduğunu bilmiyor, ona abi diye hitab ediyor.



- Peki Ahmet, sen Kur'an okumayı biliyor musun? diye soruyor. Evet cevabını alınca, bir soru daha soruyor:



- Peki, müezzinlik yapabilir misin?



- Evet, yapabilirim abi!..



Akşam yemeğinde Ahmet yoktu. Camidedir diye düşündük. Az sonra kapının zili canhıraş bir şekilde çalmaya başladı. Oğlum gelmişti. Mutluluktan konuşamıyordu. İlâhi bir tevafuk, bir lütuf çok kısa sürede oğlumun yarasını sarmıştı.



- Müezzinlik yaptım! diye haykırıyordu, hem de 30 kişilik cemaat vardı!



Biz de çok sevindik. İnanın, bizim evde maç kazanıldığında bile böyle sevinç yaşanmamıştı.



Zaman içerisinde oğlumun namaz seyrinde bazı iniş-çıkışlar oldu. Tıpkı bazı yetişkinlerde olduğu gibi. Okulda din dersinde, öğretmeni: “En kutsal ibadet çalışmaktır bence, gerisi önemli değil” diyordu. Çocuk inançlarında bocaladığı anlarda konuştuk. Çok sevdiğimiz insanların dahi dinî konularda farklı düşünceleri olabileceğini, o yönlerini görmezlikten gelmemiz gerektiğini de unutmamalıyız.



Cami cemaatine de teşekkür borcum var. İçlerinde nice ehil kişiler bulunuyor olmasına rağmen oğluma sık sık müezzinlik yaptırıyorlar. Oğlumu aralarına aldılar, seviyorlar ve koruyorlar. Şimdi kendine iki yaşıt arkadaş daha buldu, camiye birlikte gidiyorlar. Ahmet doktor olmayı düşünüyordu, çok para kazanacaktı. Ama şimdilerde müezzin olmayı hayal ediyor, çok sevap kazanacakmış.



Kaynak: Semerkand dergisi, 07/2004

alıntıdır.

Konya esintisinden...
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder

E_YILDIZ

Bilgiler: Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Aug 29, 2008
Mesajlar: 339
Nerden: *YALOVA*

Puanlama:
Seviye:17
 
 
0 / 630
301 / 301
8 / 41


Üye Durumu : Ofline
MesajTarih: 2010-07-21, 12:16:34 Alıntıyla Cevap Ver Başa dön

ALAHU EKBER...! Çok duygulandım... Allah razı olsun... İsabet bir konu oldu benim için... Rabbim ecrini versin inşallah...

_________________
GeLeNe GiT GiDeNe GeL DeMeM..!
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder

senanur65

Bilgiler: Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Dec 03, 2008
Mesajlar: 426
Nerden: ALLAH(C.C.)KALBİ KIRIKLARLA BERABERDİR...

Puanlama:
Seviye:19
 
 
0 / 798
381 / 381
9 / 49


Üye Durumu : Ofline
MesajTarih: 2010-07-24, 10:17:20 Alıntıyla Cevap Ver Başa dön

Allah razı olsun abi...

_________________
“Hüda meru şaş dike, kaş neke. Kaş dike, fahş neke. Fahş dike, purş neke. Purş dike, perişan neke. Perişan dike, müşevveş sergerdan neke.”Bediüzzaman Said Nursi
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder

kardelencik

Bilgiler: Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Jul 30, 2009
Mesajlar: 172


Puanlama:
Seviye:12
 
 
0 / 319
152 / 152
5 / 27


Üye Durumu : Ofline
MesajTarih: 2010-07-25, 14:02:30 Alıntıyla Cevap Ver Başa dön

ALLAH RAZI OLSUN HAKAN abi çok güzel ellerine sağlık...

_________________
ALLAHTAN GELDİK ALLAHA GİDECEĞİZ....
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder

hakandidinir

Bilgiler: Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Jan 10, 2007
Mesajlar: 2633


Puanlama:
Seviye:41
 
 
53 / 5376
2567 / 2567
4 / 177


Üye Durumu : Ofline
MesajTarih: 2010-08-02, 16:42:55 Alıntıyla Cevap Ver Başa dön

[quote="E_YILDIZ"]ALAHU EKBER...! Çok duygulandım... Allah razı olsun... İsabet bir konu oldu benim için... Rabbim ecrini versin inşallah...[/quote]

RABBİM SİZLERDEN RAZI VE HOŞNUD OLSUN KARDEŞİM SAĞ OLUNUZ VAR OLUNUZ.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder

hakandidinir

Bilgiler: Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Jan 10, 2007
Mesajlar: 2633


Puanlama:
Seviye:41
 
 
53 / 5376
2567 / 2567
4 / 177


Üye Durumu : Ofline
MesajTarih: 2010-08-02, 16:43:11 Alıntıyla Cevap Ver Başa dön

[quote="senanur65"]Allah razı olsun abi...[/quote]

RABBİM SİZLERDEN RAZI VE HOŞNUD OLSUN KARDEŞİM SAĞ OLUNUZ VAR OLUNUZ.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder

hakandidinir

Bilgiler: Özel Üye
Özel Üye



Kayıt: Jan 10, 2007
Mesajlar: 2633


Puanlama:
Seviye:41
 
 
53 / 5376
2567 / 2567
4 / 177


Üye Durumu : Ofline
MesajTarih: 2010-08-02, 16:43:27 Alıntıyla Cevap Ver Başa dön

[quote="kardelencik"]ALLAH RAZI OLSUN HAKAN abi çok güzel ellerine sağlık...[/quote]

RABBİM SİZLERDEN RAZI VE HOŞNUD OLSUN KARDEŞİM SAĞ OLUNUZ VAR OLUNUZ.
Kullanıcı profilini gör Özel mesaj gönder

Reklam Servisi

Bilgiler:







Puanlama:
Seviye:
 
 


Üye Durumu :
Tarih: 01/01/2007 Başa dön

Lütfen Forum Kurallarina Uyunuz




Lütfen Site Içerigine Aykiri Reklamlari Site Yönetimine Bildiriniz
Mesajları göster:       
Yeni Başlık Gönder   Cevap Gönder Printable version

Sonraki başlık
Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız


Tüm zamanlar GMT +2 Saat
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Türkiye Forum
İslami Site  İslam Dini Rüya Tabirleri İslami Forum Kuran Meali Dinle

Dinisayfalar.Com Site Map
tesettürlü gelinlikTesettür Gelinlik
İslami Forum, Rüya Tabirleri, Hadisler, Kuran-i Kerim, ilahiler, Dini Bilgiler, islami, islamiyet, Kuran Dinle, islam, din, islamii, dini site, islami site, dini rüya tabirleri, islami rüya tabirleri
Sitemiz PHP-Nuke Kodlari Ile Hazirlanmistir.
Sayfa Üretimi: 2.59 Saniye

:: NukeMods ::