Hazreti Allah teala ve tekaddes cibrili emin ve namusu ekber vasıtasıyla iki cihan güneşi rasulussegaleyn imamulharemeyn olan peygamber efendimize inzal ve ikram buyurmuş olduğu ayeti kerimeyi cemileyi subhaniyesinde şöyle buyurmuşlardır”Ey kullarım Rabbiniz olan hakiki murebbiniz olan Allah’ınız derki,buyururki:bana yalvarınız dua ediniz cevap vereceğim,isteyin benden karşılığını ödüyeceğim size”buyurmuşlardır.(sure mumin ayet59)Görüyoruz ki müşerref olduğumuz mubarek gün ve aylarda hatta hergün namazımızn akabinde,niyaz ve dualar,ilticalar red edilmiyecektir.Fakat o dua ve yalvarışlar,ilticalar Allaha bağlı olan kalp ve ruhla olacaktır.dünya,nefis ve şeytana bağlı kalp ve ruhlarla değil.Maddi midelere bir iki kilo yemek koyunca dolar istemem yeter der,fakat mevlanın taamı manevi midelere verildikce azm eder,doydum yeter demez.şimdi rabbimiz bize buyuruyor ki:onlar sureti katıyyede benim taatımdan benimemirlerimden istikbar ettiler.kibirleri neticesindebenden istemediler,benim kapıma gelmediler,başka kapıları caldılar.Kendilerini yaratan Allah’ın kapısını değil,kendilerinin daima aleyhinde olan,bilemedikleri hakiki mabudlarından başka tanrılar,rabbiler aradılar.kendilerine göre cıkar yollara saptılar.Başka taraflardan imdat beklediler.onlarki benim ibadet ve taatımdan kibir ve ucuplarıyla yüz cevirdiler,döndüler,benim kapıma gelmediler.pek yakinda cok yakın perişan oldukları halde rezil oldukları halde hazırlamış olduğum yakıcı cehenneme gireceklerdir buyuruyor.ayeti kerimenin devamında..Yüce mevlamız lisanı kuraniyyesinde pek yakında buyuruyor evet ne kadar uzak gibi görünsede madameki geliyor,yakındır.Yine 2. bir ayeti kerimede (Bakara suresi ayet 186)”ey benim habibim senden benim kullarım sorarsa benden deki onlara ben cok yakinim .O ümmetine benimkendilerine kendilerinden daha yakin olduğumu şah damarlarından daha fazla yakin olduğumu söyle”yine ayeti kerimenin devamında “dua edicinin,dua edenin yalvarmasına cevap vereceğim.ilan ediyorum söyle onlara…Ama hakkıyla dua ettiği zaman,bana yalvardıgı zaman,benden icebet talep etsinler,bana imanda sabit kalsınlar,imanlarında gevşemesinler,zamanın değişmesiyle ahkam değişmez.Adetler değişebilir,şeriat değişmez,Allahın kanunu değişmez, kuranı kerim değişmez,imanlarında 1300 sene önce muminler nasıllarsa aynen olsunlar.imanlarından itikadlerinden en ufak bir fedarkarlıkta bulunmasınlar taviz vermesinler.Bana bağlılıklarına devam etsinle,imanlarının icaplarını yerine getirsinler söyle onlara ancak o takdırde ruştu hakka nail olalar.en güzel yol rabbimizin bize göstermiş oldugu şu İslam caddesinde gitmekle olur.görüyoruz ki cenabı hak bizleri dua etmeye davet ediyor.istemeye davet ediyor hazinesinden,sen niye istemiyeceksin,senki ticarette kazanabilmek icin kendini nasıl heder ediyorsun,bunda kendini bir zorluga sokmadan bir meşakkat cekmeden Allah hazinesindenmilyonları verecegini söylerde istememek munasip ve uygun olurmu?
Peygamber efendimiz bir hadisi şeriflerinde”Allahu zülcelal hazretlerinin üzerine duadan daha başka ikramdan daha güzel hicbişey yoktur.”buyuruyorlar.Yine hadisi şeriflerinde “dua ibadetin iliğidir”ilik nasıl tatlı bir maddedir.işte fahri kainatımızda duanında ibadetin iliği oldugunu beyan etmiştir.Biz cok yalvarmaya muhtacız kusur ve kabahatlerimiz itibariyle ağlamaya muhtacız.Allahın rasulu emsali eyyamı mubarek aylarda öyle dua ederler,öyle ağlarlarki gözlerinden billur gibi dökülen yaşları seccadesini su ediyordu.Nitekim mubarek gecelerin birinde peygamber efendimiz hazreti Aişe validemizden musade istediler “musade buyururmusunuz rabbime kalkayım ilticada bulunayım biraz dua edeyim,ibadet ve taatte bulunayım ,yalvarayım”hazreti aişe validemiz “buyur yarasulallah”nezaketi rasullaha dakkat buyurunuz.kalkıyorlar seccadesinde rabbisiyle baş başa kalıyorlar.Secdeler birbirini takip ediyor,kıyam cok uzuyor bir türlu sonu gelmiyo.Gecenin nısfı geciyor sabah yaklaşıyor,Allahın rasulu gittikce ağlamasını yükseltiyor.Gözlrindeki yaşlar üzerini ıslatmış.Hazreti aişe validemizin gözlerine uyku girermiydi hic.onu mahzun ve hüzünle izliyor.Niyaz ve irtica o kadar ilerledi ki sabah olmuştu.selamını vermiş avucunu kaldırmış rabbisine derin bir huzur içerisinde dua ediyorlardı.bitmiş duası ağlamasıda o nisbette çoğalmıştı ki hz.Ayşe validemiz şöye buyurmuşlardı”ey Allahın rasülü,sevgilisi senin gelmiş geçmiş gelecek günahların affedildi Allah tarafından.Yaradılan bütün mükevvinat senin için yaratılmıştı senin kusurunmu vardı ki ayakların şişti gözlerin yaşlarla doldu sabah ları buldun bu halin nedir yarasülallah deyince şöyle cavap verdiler”ya Ayşe Allahıma hakkıyla ibadet edemedimde onun için ağlıyorum tam yalvaramadım istediğim gibi olmadı onun için gözyaşı döküyorum,ve yine efela yekünü abden şeküra ben şükreden bir kul olmayayımmı ya Ayşe diye cevap veriyorlardı”Bütün alem kendisi hürmetine yaratılan nur peygamber böyle söylerse,böyle yalvarır,ayakları şişerde biz günah deryasında hergün bir fersah daha ilerlersek ve bunun yanındada hiç birgün ağlamazsak hiçbir gün kabahat ve kusurlarımızdan dönüş ve rucu hatırımıza gelmezse ümmetliğimizin kıymeti ne olacak bizim.Allahın yakın dostlarının kusur ve kabahatleri bulunmadığı halde ağlayarak rabbisine yalvarırken biz günahkar kullar olarak kendi durumumuzu inceleyelim ona göre vaziyetimizi ayarlayalım kendimizi affettirmeye çalışalım.Yazıma bir şiirle son veriyorum;Ey insan beni ademden hacetini isteme sen hacetini kapısı kapanmayandan iste,ey insan iyi bilki Allah istemeyi terk edersen gücenir,darılır ama beni ademe müracat ettiğin zaman sık sık istediğin zaman gücenir ve darılır.Rabbim duası kabul olan kullarda eylesin,doğru yolundan ayırmasın.
Yazar: Gül Yaprak
Tarih: 2007-04-10