Eylül işte; nâm–ı diğer


Edebi Metinlerimizi ve Denemelerimizi Paylaşalım.

Moderatörler: ucharfbesnokta, Ertugrul

Eylül işte; nâm–ı diğer

Mesajgönderen GeLincik » 12 Eyl 2008, 17:08



EYLÜL İŞTE...

Eylül... Fersude sonbaharların giriş kapısı... İlk yaz rüzgârından alınmış bir hızla savrulan düşüncelerin, hoyrat hayallerin ve avare zamanların yorgunluğu, kırgınlığı, pejmürdeliği içinde yeniden derlenip toparlanması gereken hayatın rengi... Ve yeniden başlamanın yorgun ritmini hatırlatan yağmurlar... Bölük pörçük hatıralar, kırık dökük sevinçler... Şiir kılığında gelen acı...

Eylül işte; nâm–ı diğer, hüzün...

Eylül... Her şair için ayrı bir Leyla; kurşunî gelinlikler giyinip de gelen... Dilemmaların çıldırtıcı sükunu bir yanda; ve bir yanda sislerin ve buğuların ardından sökün edip yürümüş sancıların ilhamı... Katar katar uzaklaşan kuşların kanatlarına yüklenen son arzular kadar umutsuz ve beklenesi...

Eylül işte; nâm–ı diğer, pişmanlık...

Bilmiyorum, siz bu yazıyı okurken yağmur yağıyor olacak mı?.. Belki yapraklar savruluyordur şimdi bulunduğunuz şehirde; belki sular kararıyordur yavaş yavaş... Altın kızılı bir gurubun soyunmuş dalında çifte kumruları seyrediyorsunuz belki de... Bir sanatoryum bahçesinde gezinen uzun saçlı, zayıf ve genç iki kaderdaştır belki ikindiler ve yağmurlar... Belki sizin kentin huzurludur akşamları, belki de alaca düşmüş gecenin bir yüzünde siyah tırnaklarını ruhunuza geçirmeye çalışan ifritler dolaşır...

Eylül işte; nâm–ı diğer melal...

Tenha yollar, aşınmış günler, hayata dar gelen arzular ve kanadı kırık kuşlar... Tabiatın birden uyanıp gerçeği gören yüzü... Kıymeti bilinmeyen lezzetin çamurlara bulaşmış sarı bir acılık tarafından istilasına karşı şaşkınlık... Acıların beyhude, sevinçlerin zavallı, mutlulukların fanî olduğunu anlamanın dehşeti...

Eylül işte; nâm–ı diğer, ölümün rengi...

Eylül... Yaşanmamış mevsimlerin en gerçeği... Uçuk benizli koşuşturmacalar, yeniden kurulan defter–kitap pazarı... Eski okul çantasına kalem yerine ancak gözyaşını koyarak okula giden minik adımlar... Yoksul mahallelerde gitgide çamurlanacak karanlık sokaklar... Camlara mıhlanıp 70 yıllık muhteşem bir sükût ile yolları seyreden kırçıl hatıralar... Ciğer paresini okula eksik kitapla gönderen annenin yüreğindeki çizik... Para etse canını da verir ama...

Eylül işte; nâm–ı diğer, acının mührü...

İskender PALA
GeLincik
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 352
Kayıt: 25 Eki 2007, 23:00
Konum: ankara

Reklam

Re: Eylül işte; nâm–ı diğer

Mesajgönderen melek65 » 12 Eyl 2008, 17:13

Eylül işte; nâm–ı diğer, hüzün...
Eylül işte; nâm–ı diğer, pişmanlık...
Eylül işte; nâm–ı diğer melal...
Eylül işte; nâm–ı diğer, ölümün rengi...
Eylül işte; nâm–ı diğer, acının mührü...
(((tşkler...ellerinize sağlık...)))
...hüzünle titreyen gönle ince bir ah dokunur......kalbi kırık olanın kalbine ALLAH dokunur...
melek65
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 635
Kayıt: 11 Eyl 2008, 23:00
Konum: ...eylül bakışlım...

Re: Eylül işte; nâm–ı diğer

Mesajgönderen sh3ym4 » 12 Eyl 2008, 18:16

Çok hoş bi anlatım... teşekkürler gelincik paylaşım için
eylül işte kasvet mevsimi... eylül işte ayrılık vakti...eylül işte.....
...Senin sevdalınım ben,yak beni artık.Kalbim son kez atsın secde yerinde!...{E.Z.T.}
sh3ym4
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 139
Kayıt: 08 Tem 2008, 23:00

Re: Eylül işte; nâm–ı diğer

Mesajgönderen kristal » 12 Eyl 2008, 23:51

Acıların beyhude, sevinçlerin zavallı, mutlulukların fanî olduğunu anlamanın dehşeti...eylül...sarı sonbahar... en güzel mevsim... emeğine sağlık!!!
Derdin sendendir, fakat görmüyorsun Dermanın sendedir, fakat bilmiyorsun Koskoca alem içine yerleştirilmiş Sen kendini hâlâ küçük bir şey sanıyorsun
kristal
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 478
Kayıt: 01 Eyl 2008, 23:00
Konum: ankara


Dön Edebiyat

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir