"Bir hikaye işte" değil...


Yaşanmış gerçek olayları burada paylaşabilirsiniz.

Moderatörler: Ertugrul, ucharfbesnokta

"Bir hikaye işte" değil...

Mesajgönderen gulyaprak » 26 Oca 2007, 11:42



İhtiyar adam tapu dairesinden çıkarken sevinçliydi. Kendi
kendine düşünüyordu; "-Oh. . be ferahladım. Ölümlü dünya".

Oturduğu evin tapusunu, çocuğunun üstüne kaydettirmişti. Tapu
dairesinde çıktıktan sonra bir küçük lokantada öğle yemeğini yedi,
vakit geçirmek için parkları dolaştı. Bir parkta Cem Karaca'nın
şarkısı çalınıyordu; "Allah Yar! Allah Yar!".

Akşama doğru eve gitmek için yola çıktı. Bir yandan düşünceler içindeydi;

-Biz öldükten sonra bir sürü işlemle uğraşması gerek. Ne
diye eziyet çeksin yavrum.

Oğlunun kendisini nerdeyse zorla doktora götürüşü aklına
geldi; "-Kerata amma ısrar etmişti. Sağlığıma verdiği önem kadar,
ziyarete gelmeye de önem verse ya. "

Bir an dalgınlaştı; "-Gerçi, gelin bizle geçinmeye çalışmıyor ama..."
derin bir nefes aldı "-Boş ver canım, ne de olsa torunlarımın annesi.
Eşine, çocuklarına iyi baksın da..." biraz da kendini teselli etmek
için söylendi ...biz bu gün varız, yarın yoğuz. "

Evine yaklaşınca yine durgunlaştı, "-Bakalım hanım ne
diyecek? Gelin gelip-gitmiyor diye biraz kırgın ama.... " Düşünceler
içinde zili çalarken, güleryüzlü olmaya çalıştı; "-Yook, iyi oldu
canım. Biz ölünce oğlan rahat edecek, kötü mü?"

Hanımı kapıyı açtı. Gülümsemesini bozmamaya çalışarak hanımına;

-Nasılsın hanım bu gün bakalım?

Hanımı elindeki çiçek suladığı kabı gösterdi;

-Ne yapayım, bir iki çiçekle uğraşıyorum yeşillik olsun diye.

Eve girerken devam etti;

-İnsan şehirde özlüyor çiçeği, yeşilliği.

-Eee. . köy gibi olmaz buralar tabii.

Kadının durgun yüzünde acı bir tebessüm dolaştı;

-Köy gibi olmaz dimi? Şimdi köyde olsak ne güzel olurdu.

İhtiyar adam bir an yüzüne baktı hanımının;

-Sen köyü pek sevmezdin! Geçen sene bir ay kalalım demiştim de "-Ben
torunları özlerim. " Diye tutturmuştun.

Kadın, yüzünü çiçeklere doğru döndü;

-Ne bileyim ben, düşündükçe bunalır oldum buralarda. İnsan
çocukluğunun geçtiği yerleri özlüyor. Ağaçların altında, bahçelerde
yürümeyi özlüyor.

-Allah Allah ! Tamam hanım gideriz. Sen iste yeter ki. Hele havalar
ısınsın biraz gideriz

-Havalar kim bilir ne zaman ısınır. Beklemek şart mı?

-Yahu hanım, bunca yıllık eşimsin hala seni tam anladım diyemiyorum.
Bir gün köye gitmem diye tutturuyorsun, bir gün de hemen gidelim diye.
Dur da bu gün ne oldu anlatayım.

Kadın endişeyle baktı kocasına;

-Noldu, oğlanı mı gördün?

-Yok canım, nerden göreyim !

Koltuğuna oturdu, koynundaki tapu kağıdını çıkardı.

-Bu nedir biliyor musun?

-Hayırdır?

-Hanım, yarın ne olacağı belli olmaz, vademiz gelir de ölürsek,
oğlumuz kapı kapı uğraşmasın, diye evin tapusunu onun üstüne yaptım.

Hanımının tepkisini beklerken, onun yüzündeki acı gülüşü gülümseme
sandı. Hanımı fısıldar gibi söylendi;

-Oğlumuz da bu gün buraya gelmişti, öğleden önce.

-Öylemi, vay hayırsız. Demedin mi, 'uzun zamandır niye gelmiyon' diye.
Seni üzülmesin diye söylemiyordum ama 'bizi unuttu', diye kızmaya
başlamıştım. Torunları da getirdi mi?

-Murat'ı getirmiş. O da "-Sıkıldım, gidelim. " Deyip durdu.

-Vay kerata vay. Akşam gelse de ben de görseydim. Neyse, hayırdır,
gündüz vakti niye gelmiş ?

Hanımı elindeki kapta suyu bitmiş olduğu halde, çiçekleri sular gibi
durarak masadaki kağıdı gösterdi;

-Şu kağıdı getirmiş.

İhtiyar adam, hanımının sesinde bir titreme hissetti ama emin olamadı.
İçindeki sevinci kaybetmemeye çalışarak masadaki kağıda uzandı.

Bir mahkeme kararı olduğunu gördü. Yaşlı kadın kızaran gözlerini
kocasının görmemesine dikkat ederek, eşinin kolundan tuttu koltuğa
oturmasını sağladı, tekrar çiçeklere doğru uzaklaştı.

İhtiyar adam, yakın gözlüğünü çıkardı ve içinden yavaş yavaş okudu. "
Yaşı ilerlediği ve aklı muhakemesi yerinde olmadığına ve ekonomik
varlığını idare ve idame edemeyeceği, ekteki doktor raporuyla da
tespit edildiğinden, taşınır ve taşınmaz varlıklarının, resmi varisi
oğlu Süleyman tarafından idaresine karar verilmiştir. "

Resmi kağıt, yaşlı adamın elinden yavaşça yere kaydı. Başını yere
eğdi, kağıda boş boş bakmaya başladı. Hanımı, gözlerini sildikten
sonra çiçeklerin başından ayrılıp yanına geldi. Eşinin titreyen
ellerini tuttu. İhtiyar adam, oğlunun neden kendini doktora
götürdüğünü anlamıştı. Yüreğindeki sızıyı bastırmaya çalışarak;

-Üç senedir uğramadık, köydeki ev ne haldedir?

-Canım ne olacak, bir gün de temizlerim ben.

-O evde, dizlerin üşürdü senin.



İhtiyar kadın, daralan göğsünü hafifçe bastırdı, "Yüreğimin üşümesi
daha kötü diye düşündü".

-Merak etme, üşümem...üşümem...

-Yarın mı gidelim diyordun?

-Sen bilirsin bey.

-Eşyaları bir taksiye atarsak, Son otobüse yetişiriz.

-Olur. . Köyde zaten iyi kötü eşya var, ben hemen hazırlanırım.

-Hazırlan. Şu kağıdı da tapuyla beraber masaya koyuver, oğlan gelince aramasın.

İhtiyar adam, içinden düşünüyordu, "-Dünya fani, Allah Yar"



İhtiyar kadın, birileri gelmeden gitmek ister gibi telaşla
hazırlanıyordu. Giysileri bir çantaya tıkıştırdı. Fotoğrafları
duvardan toplarken oğlununkine bir an baktı, aldı, bir an düşünüp
çantaya koymaktan vazgeçti. Masadaki kağıtların üstüne ters olarak
bıraktı. En son duvardaki bir küçük patiği aldı, öptü. Bu büyük
torununa ördüğü ama küçük gelmeye başlayınca hatıra olarak sakladığı
mavi patiklerdi. Çantaya, fotoğrafların üstüne yerleştirirken, mavi
patiklerin üstüne düşen göz yaşlarını yavaşça sildi.
gulyaprak
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
Mesajlar: 931
Kayıt: 08 Kas 2006, 00:00

Reklam

Mesajgönderen TuAnA » 08 Şub 2007, 16:41

boşuna demiyolar bi anne baba 9 çocuğa bakar da 9 tane çocuktan biri anne babaya bakmaz diye...
Zindandan Dışarı Giden Tek Yol; RüYa
TuAnA
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 1165
Kayıt: 06 Şub 2007, 00:00
Konum: SULTANAHMET

Mesajgönderen abu_hayat » 08 Şub 2007, 18:01

Ama yazmayın böyle şeyler ağlıyorum ben ya..:( Nasıl vicdandır bu? anlamakta güçlük çekiyorum..

ne hikmetli sözler şunlar;
"Yüreğimin üşümesi daha kötü diye düşündü".

Hakikaten hikayenin ana düşüncesi niteliğinde.. Allah içimizden kalpleriizden merhameti sevgiyi İmanı almasın inşallah..
Allah razı olsun bu yazıyla yitirilen değerlerin bir kez daha hatırlanmasına vesile oldun..
abu_hayat
İçerik Sorumlusu
İçerik Sorumlusu
 
Mesajlar: 569
Kayıt: 03 Ara 2006, 00:00

Mesajgönderen irena » 01 Mar 2007, 22:07

bu yazıyı okuyunca hakikaten insan ürküyor şu halimizdeyken bu hallere düşebilme ihtimalini getirdim gözlerimin önüne,korktum,üzüldüm..insan başkasının başına gelene üzülür ama kendi başına gelmiş gibi hissedersede korkar.Rabbim hiç bir kimseyi o hallere düşürmesin,muhtaç eyletmesin!!!amin...
irena
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 168
Kayıt: 26 Şub 2007, 00:00
Konum: dersaadet

Re:

Mesajgönderen hakandidinir » 18 Haz 2007, 13:40

DEĞERLİ KARDEŞİM ASLINDA BİRAZDA ANA BABA OLAMAYIŞIMIZDAN KAYNAKLANIYOR BU DURUM EVLADI İLE ARKADAŞ GİBİ OLABİLEN ANUNLA HERŞEYİ PAYLAŞABİLEN ONU HER AN VE ZAMAN DA DİNLEYEN YALNIZ BIRAKMAYAN ANA BABALAR NE KADAR VAR KENDİMİZE BİR BAKALIM YAVRUCUK YANINIZA GELİR HEMEN BAŞLAR KLASİK LAFLAR DUR YAVRUM,SONRA BAKACAM,ŞİMDİ ÇOK YORGUNUM,YARIN BAKARIZ OLURMU!!! O YARIN ÇOĞU ZAMAN GELMEZ OLUR GİDER,GİBİ HEMDE DEYMEYECEK BAŞKA UĞRAŞLAR İÇİN EVLATLARIMIZI BOŞLUYORUZ HEPSİNDEN KÖTÜSÜ BOŞ YETİŞTİRİYORUZ SONRA AĞLIYORUZ ACINASI HALİMİZE HAYDİ AĞLAYALIM BAKALIM YİTİP GİDEN ANA BABALARA ONLARDAN SONRA MUHTEMELEN AYNI KADERİ YAŞAYACAK OLAN EVLATLARA YADA BÖYLE OLMAZ DİYELİM KAPATI VERELİM TELEVİZYONUN DÜĞMESİNİ BIRAKALIM SEHPAYA ELİMİZDEKİ DERGİYİ GAZETEYİ DANTELİ OYAYI ÇÜNKİ ŞU ANDA HARCADIĞIMIZ ZAMAN VARYA ASLA GERİ DÖNMEYECEK EEEEE!!! O ZAMAN YAŞAYALIM ZAMANI YERİNDE SONRA ÇARESİZ AĞLAMAMAK İÇİN GELİN BENİ DİNLEYİN BIRAKIN DÜNYAYI BİR TARAFA YAVRULARINIZI SEÇİN SEÇİNKİ BU DUYARLILIKLA YETİŞEN NESİLLER AĞLAMANIZA FIRSAT VERMESİN

RABBİM CÜMLENİZE SELAMET ETSİN
hakandidinir
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 2639
Kayıt: 10 Oca 2007, 00:00

Re:

Mesajgönderen nisa » 18 Haz 2007, 15:57

Ya dünya fani ama hakan kardeşimin dediklerine katılıyorum çocuk yapmak çok kolay fakat en önemli olan onu yetiştirmek zordur islamı ona küçükken anlatmaya başlamalı maneviyatını çok güçlü tutmalıyız maneviyatı güçlü olan yada bakın azda olsa islami bilgileri olan ana babaya bunları yapamaz allah korkusu vardır çünkü bence bu durum yine ana babadan kaynaklanır paylaşımınız çok güzeldi allah razı olsu
nisa
Tecrübeli Üye
Tecrübeli Üye
 
Mesajlar: 64
Kayıt: 10 Haz 2007, 23:00


Dön Sırlar Dünyası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir