Çok Malın Tehlikesi


Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) hakkında bilinmesi gerekenler, hadîs-i şerifler ve onun mübârek hayâtı, ahlâkı..

Moderatörler: ucharfbesnokta, Ertugrul

Çok Malın Tehlikesi

Mesajgönderen Med_Cezir » 16 Tem 2010, 11:19



Medineli müslümanlardan Sa'labe b. Hatıb, Peygamberimizin hyanına gelip :

"Ya Resulallah!.. Bana mal vermesi için Allah'a dua et!.. dedi.
Allah Resulü ise, "Şükrettiğin az mal, şükretmediğin çok maldan hayırlıdır!.." diyerek bu duadan kaçındı.
Salebei bir süre sonra tekrar gelip aynı şeyi istedi. Peygamberimiz:
"Ey Sa'labe!.. Allah'a yemin ederim ki, dağların ve taşların altın ya da gümüşe dönüşüp benimle yürümelerini isteseydim, muhakkak yürürlerdi. Sen, Allah Resulü gibi, az mala kanaat edip şükretmez misin? Ben senin için güzel bir örnek değil miyim?" buyurdu. Salebe ısrar edip duruyordu.

"Ya Resulallah!. Bana mal vermesi için Allah'a dua et. Seni hak Peygamber olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, eğer duan sonucunda zengin olursam, o maldan herkesin hakkını ödeyeceğim." dedi

Peygamberimiz, onun bu ısrarları üzerine:
"Allah'ım!. Sa'labe'ye mal ver!." diyerek dua etti.

YAZIK OLDU

Sa'labe'nin elindeki koyunlar, böcekler gibi üreyip, büyük sürüler haline dönüştü. Şehir ona dar gelmeye başladığında, Medine'nin dışındaki bir vadiye yerleşti. İşlerinden ötürü, önceleri mescide gelemedi. Daha sonra da, Cuma namazlarının dışındaki bütün namazlarını terk etti. Koyunları binlere ulaşınca, onu da kılamaz oldu.

Peygamberimiz: "Sa'labe ne yapıyor? diye sorunca, sahabiler ondan haber verirdi. Allah Resulü ise: "Yazık oldu Sa'labe'ye!. Yazık oldu Sa'labe'ye!." deyip dururdu. Bunun üzerine, bir ayet nazil oldu:

"Onların mallarından bir zekat al ki, onunla kendilerini temize çıkarmış (günahlarından kurtarmış), mallarına bir bereket vermiş olasın!. Onlar için dua et!. Senin duan onlar için bir rahatlıktır. Allah her şeyi işitip bilendir!." ( Tövbe Suresi, 103)

Peygamberimiz, bu ayet indiğinde, çevredeki zenginlere üç kişilik bir zekat heyeti gönderdi. Bu kişiler kendisine gelince, Sa'labe çok kızarak:
"Bu bir cezadır!. Ya da ona benzer bir şeydir!. Ben böyle bir şey duymadım!. Şimdi gidin, daha sonra uğrayın!." dedi.

BİR BAŞKA ZENGİN

Zekat toplayan kişiler, bunun üzerine Sa'labe'nin yanından ayrılarak, başka bir zengin olan Sülemi'nin yanına gittiler ve zekatla ilgili ayeti okudular.

Sülemi, sürüsünün en güzel ve en besili devesini seçerek verdi.

Vergi toplayan kişileri bu devenin zekat miktarını çok aştığını söyledilerse de, Sülemi:

"Hayır bunu alın!. Ben onu gönül rahatlığıyla veriyorum. Allah'ın emri olduğundani verdiğim deve de benim sayılır." dedi.

Zekat toplayan kişiler, bir kez daha Sa'labe'ye gittilerse de , ondan yine kötü sözler duydular ve ne yazık ki elleri boş döndüler. Peygamberimiz, bu kişilerin bir şey söylemesini beklemeden, "Yazık oldu Sa'labe'ye!." buyurdu.

Zekatını fazlasıyla veren Sülemi'ye de, bereket duası yaptı.
Allah, kısa bir süre sonra indirdiği ayette şöyle buyurdu: "Onlardan bazıları, 'Eğer Allah bize lütuf ve kereminden mal ihsan ederse, muhakkak ki onların zekatını verecek ve salih bir kul olacağız!. diye söz vermişlerdi. Ne zaman ki Allah istediklerini verdi, cimrilik edip yüz çevirdiler. Zaten yan çizip durulardı. Nihayet Allah onların kalplerini, verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söylemeyi adet haline getirdikleri için, münafıklığa çevirdi." (Tövbe Suresi, 75-77)

KABUL EDİLMEYEN ZEKAT

Tövbe Suresi'nin nazil olması üzerine, birkaç kişi Sa'labe'ye koşarak:

"Yazıklar olsun sana!. Allah senin hakkında ayet indirdi." dediler.

Sa'labe, bunun üzerine zekat vermek isteyince, Allah Resulü:

"Senden (fakit müslümanlara dağıtılmak üzere) zekat alamam!. allah bunu yasakladı." buyurdu.

Peygamberimizin vefatından sonra Hz. Ebu Bekir'in yanına gelen Sa'labe, bu isteğini bir kez daha tekrarlayınca Hz. Ebu Bekir:

"Allah Resulü'nün kabul etmediği bir zekatı, bende kabul etmem!." cevabını verdi.

Sa'labe, uzun bir ömür sürdü. Hz. Ömer zamanında da zekat vermek istedi. Fakat Hz. Ömer, "Hem Allah Resulü'nün, hem de Ebu Bekir'in kabul etmediği bir zekatı senden alamam!." diyerek onu reddetti.

Sa'labe, Hz. Osman'ın alifeliği zamanında ölüp gitti.
Bu olay, " Ben sizin Allah'a ortak koşmanızdan değil, dünya zevklerine kapılmanızdan ve sizden öncekiler gibi yok olup gitmenizden korkuyorum." diyen allah Resulü'nün, bu korkusunda ne kadar haklı olduğunu ortaya koyuyordu.

Peygamberimiz, münafıkların (bozguncuların) üç özelliğini belirtirken:

"Onlar yalan söylerler, verdikleri sözleri tutmazlar ve kendilerine bir şey emanet edildiğinde, ona hıyanet ederler."(zarar verirler) buyurdu.


Kaynak : İki Cihan Güneşi Peygamberimiz - Cüneyt Suavi
Helalin fazlası hesap, haramın fazlası azaptır.
İletişim: destek@islamiyasam.com
Med_Cezir
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
Mesajlar: 1966
Kayıt: 11 Eki 2006, 23:00
Konum: İstanbul

Reklam

Dön Peygamberimiz Hz. Muhammed ( s.a.v )

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir