HAC İBÂDETİNİN FAZÎLETİ
İslâm binâsının ÅŸartlarından birisi olan hac ibâdeti, İslâmı tamamlayıcı ve dîni kemâle erdiricidir. Nitekim, Mâide Sûresi’nin “Bugün dinînizi ikmâl ettim, size nimetimi tamamladım, sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.” meâlindeki 3. âyet-i celîlesi Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) vedâ haccında, cuma günü, Arafat’ta bulunduÄŸu esnâda nâzil olmuÅŸtur.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Kim ki hacceder, çirkin söz konuÅŸmaz, mahzûrât irtikâb etmez, cidâl ve muhâlefete girmezse, anasından doÄŸduÄŸu gün gibi günahlarından çıkar.” buyurmuÅŸlardır.
Resûl-i Ekrem’in (s.a.v.) haccın fazîletine dair buyurduÄŸu bazı hadîs-i ÅŸerîfler:
“Mebrûr Hacc, bütün varlığı ile dünyâdan hayırlıdır. Makbul haccın mükâfatı, ancak cennettir.”
“İnsanların en büyük günahkârı, Arafât vakfesinde bulunduktan sonra Allâhü Teâlâ'nın kendisini maÄŸfiret etmediÄŸini zannedendir.”
• Hacıları teÅŸyî etmek, hacdan dönenleri de günâha girmeden, karşılamak ve onlardan duâ istemek Selef-i sâlihînin güzel âdetlerindendir.
Hz. Ali (k.v.) Hacer-i Esved hakkında “Allâhü Teâlâ Hz. Âdem’in zürriyetinden ahd u mîsak aldığı vakit onu yazdı ve bu taşın içine koydu. İşte bu taÅŸ, ahde vefâ edip sözlerinde duran mü’minlerin lehlerine, kâfirlerin de inkâr ettikleri için aleyhlerine ÅŸehâdet edecektir.” buyurdu. Hacer-i Esved’i istilâm esnâsında okunan:
“Allâhümme îmânen bike ve tasdîkan bi-kitâbike ve vefâen bi-ahdike; Allâh’ım! Sana îmân eder; kitabını tasdîk eder ve ahdimizde dururuz.” duâsının hikmeti de budur. (İLA 120)
• Hacer-i Esved, cennet yâkûtlarından bir taÅŸtır. Kıyâmet gününde gözleri ve konuÅŸan dili olduÄŸu halde haÅŸrolur. Kendisini hakkıyle ve sadâkatle istilâm edenlerin lehine ÅŸehâdet edecektir.


