CÖMERTLİK VE CİMRİLİK
Cömertlik; sehâ, sehâvet ve cûd kelimeleri ile ifâde edilir. Sehâ ve sehâvet ocağın, içinde kolaylıkla ateş yakılacak şekilde geniş tutulması ve yanmakta olan ateşin alev ve dumanının kolayca yükselmesine imkân hazırlanması mânâlarına gelir. Bu mânâdan hareketle gönül zenginliği ve genişliğine de sehâvet denilmiştir.
Peygamber Efendimiz’den (s.a.v.) rivâyet edilen bir hadîs-i ÅŸerîfde ‘İki huy vardır ki Hz. Allâh (c.c.) onları sever, iki huy da vardır ki Hz. Allâh onlara buÄŸzeder. Allâhü Teâlâ’nın kendilerini sevdiÄŸi huylar güzel ahlâk ve cömertliktir. Hz. Allâh’ın kendilerine buÄŸzettiÄŸi huylara gelince, bunlar kötü ahlâk ve cimriliktir.’ buyurulmuÅŸtur.
Hz. ÂiÅŸe radıyallâhu anhâ rivâyet olunan bir hadîs-i ÅŸerîf’de “Allâh’ın dostları ancak cömertlik ve güzel ahlâk üzere yaratılmıştır.” buyurulmuÅŸtur.
Cömertliğin zıddı cimriliktir. Lügatte şuhh ve buhl kelimeleri ile ifâde edilir. Cimriliğin sebebi mal sevgisidir. Bizzat malı sevmek, dünyâya ve onun yaldızlı görünüşüne aldanmak, dünyâda kalmaya ve uzun emele harîs olmaktır. Cimrilik insanın madde hırsının marazî tezâhürlerindendir.
Cenâb-ı Hak, Kur’ân-ı Kerîm’de (meâlen) Hz. Allâh cimrilik edenleri, baÅŸka insanlara da cimriliÄŸi emredenleri ve Hz. Allâh’ın kendi kereminden verdiÄŸini saklayanları sevmez: (Sûre-i Nisâ, 37. âyet) buyurmaktadır.
Hz. Ebûbekir Efendimizin kızı Esmâ (r.anha) bir gün Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.):
‘Yâ Rasûlallâh! Zübeyr’in bana getirdiklerinden baÅŸka hiçbir ÅŸeyim yok, ondan hediye ve sadaka vereyim mi?’ diye sordu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)
“Evet, cimrilik yapma, ver ki; sana da rahmet ve sevâp kapısı kapanıp cimrice davranılmasın.” buyurdu.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) cimrilikten Allâhü Teâlâ’ya sığınmış ve ‘Cimrilikten, korkaklıktan ve erzel-i ömre düşmekten sana sığınırım.’ diye duâ etmiÅŸtir. (O-1)


