Sünnette (Hadiste) Zekât
Zekâtla ilgili, hadis kaynaklarında yüzlerce hadis bulunmaktadır. Bunların hepsini zikretmemize burada imkan yoktur. Ancak islam fıkıhcılarının delil olara kullandığı hadisleden bazılarını önemine binâen yazmaya çalışacağız.
1. "Islam beş şey üzerine bina edilmiştir. Allahtan başka hiçbir ilah olmadığına, onun var ve bir olduğuna ve Muhammed (s.a.v)'in onun resülü olduğuna şehadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, oruc tutmak ve hacca gitmektir." (5)
2. Cibril hadisi diye bilinen hadisde " Ey Muhammed (s.a.v) Bana haber ver, anlat Islam nedir?" şeklindeki soruya Resulullah (s.a.v) şöyle cevap verdi: "Islam Allah'tan başka ilah olmadığına, onun var ve bir olduğuna ve Muhammedin onun kulu ve resulu olduğuna şahitlik etmen, namaz kılman, zekat vermen, oruç tutman ve gücün yetiyorsa hacca gitmendir." (6)
3.Muaz bin Cebel (r.a) Yemene vali olarak gönderirken, Resulullah (s.a.v) ona şöyle emretti: "Sen kitap ehli olan bir kavme gideceksin. Onları, Allah'tan başka hiç bir ilah olmayıp sadece onun var ve bir olduğuna ve benimde onun resûlü olduğuma şehadete davet eyle. Egere bu davetinden dolayı sana itaat ederlerse, hergün ve gecede üzerlerine beş vakit namazı Allah'ın farz kıldığını onlara bildir. Eğer bundan dolayı da sana itaat ederlerse, zenginlerden alınıp fakirlere ödenecek olan zekatı üzerlerine, Allah'ın farz kıldığını onlara bildir. Eğer bundan dolayıda sana itataat ederlerse, onların mallarının en iyilerini almaktan sakın . Mazlumun (bed) düasından korun, çünkü onunla Allah arasında perde yoktur. "(7)
4.Resulullah (s.a.v) müslüman olup biat etmek üzere gelenlerden biat almak için ileriye sürdüğü şartlardan birisinin zekat olduğunu Ibn-i Hasasa şöyle anlatıyor: "Biat etmek için Resulullah (s.a.v) a gittim. Allah'tan başka hiçbir ilâh olamdığına, sadece onun var ve bir olduğuna ve Muhammed'in onun kulu ve resûlü olduğuna şehadet getirmeyi, namazı kılmayı, zekatı vermeyi, islam haccı olan farz haccını yapmayı, ramazan ayı orucunu tutmayı ve Allah yolunda cihad etmeyi bana şart koştu. Dedimki ey Allah'ın resulu vallahi bunlardan ikisine gücüm yetmez, yapamam. Bunlardan biri cihad diğeri de zekâttır. Çünkü cihattan kaçanlar Allah'ın gazabı ile döner dediler. Korkarımki cihada katılırsam nefsim yaşamaya tamah eder de ölmeyi istemez. Zekata gelince vallahi birkaç koyun ve on deveden başka birşeyim yoktur. Onlar da ailemi ve eşyalarımızı taşımak içindir. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) elini çekti. Elini sallayarak cihad yok, zekât yok öyleyse cennete nasıl, niye gireceksin dedi. Bunun üzerine ben de ey Allah'ın resûlü ben sana biat ediyorum dedim. Ve şartların hepsi üzerinde biat ettim." (8)
5.Abdullah bin Ömerden; Resûlüllah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Insanlarla, Allah'tan başka hiçbir ilâhın olmadığına, Allah'ın var ve bir olduğuna Muhammedin de Allah'ın resûlü olduğuna şehadet getirinceye kadar, namazı kılıncaya kadar ve zekâtı verinceye kadar savaşmakla emrolundum. Bunu yaptıkları takdirde islâm hakkı için verilecek cezaların dışında canlarını ve mallarını benden korumuşlardır. Hesapları ise Allah'a aittir." (9)
6.Enes bin Malik'ten; Resulullah (s.a.v) şöyle buyurdu: "Insanlarla Lailahe illallah deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Bunu dedikleri takdirde ve bizim kıldığımız namazı kıldıklarında, bizim döndüğümüz kıbleye döndüklerinde ve hayvanlarını bizim kestiğimiz gibi kestiklerinde canlarına ve mallarına dokunmak bize haram olur. Ancak islam hakkı için verilen cezalar hariç hesapları, Allah'adır."(10)
7.Ebu Hureyre (r.a) dedi: Resulullah (s.a.v) vefat edip Ebubekir ondan sonra halife seçilince ve bedevilerden küfredenler de (Zekatı vermeyeceklerini söyleyerek) küfredince Ömer (r.a) Ebu Bekir (r.a) dediki: Insanlarla nasıl savaşırsın? Halbuki Resulullah (s.a.v), "Allah'tan başka ilah olmadığına şehadet getirinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Kim Allah'ta başka ilah olmadığına şehadet getirirse Islam hakkı için olan ceza hariç malını ve canını benden korumuştur. Hesabı ise Allah'a aittir." Buyurdu. Ebu bekir (r.a): Vallahi namazla zekatın arasını ayıranla mutlaka savaşırım. Zira zekat malın hakkıdır. Vallahi,Resulullah (s.a.v)'a ödemekte oldukları bir hayvan bağını (bazı rivayetlerde bir keçi oğlağını diye geçmektedir) benden men edecek olurlarsa buna karşılıkta onlarla savaşırım. Bundan sonra hattabın oğlu Ömer (r.a) dediki: Vallahi bu aziz ve celil olan Allah'ın,zekatı vermeyenlerle savaşmak konusunda Ebubekirin göğsünü açmasından başka bir şey olmadığını gördüm ve onun hak olduğunu bildim. (11)
Islam Fıkıhcılarına göre Zekât
Yukarda bir kısmını zikrettiğimiz ayet ve hadislere dayanarak islam fıkıhcıları ve mezhep imamları zekatın, islamın rukunlerinden bir tanesi olduğunda ittifak etmişlerdir. Ayrıca zekatın para cinsinden olan servete otlamakla beslenen hayvanlara, ticaret mallarına, Meyva ve ekinlere farz olduğunda ittifak etmişlerdir. Yine zekatın hür, müslüman, buluğ cağına ermiş, aklî dengesi yerinde olanlara farz olduğu üzerindede ittifak etmişlerdir. Ve yine zekat verecek olan kişinin zekat vermeden önce niyet edip sonra zekat vermesi halinde ancak zekatının sahih olacağı üzerinde ittifak etmişlerdir.(12)
Biz burada toplumumuzu yakından ilgilendirmesi bakımından zekat verilmesi gereken mallardan iki tanesinin üzerinde durmak istiyoruz. Bunlardan birincisi altın, gümüş, para cinsinden olan servet Ikinciside ticaret mallarıdır.
1.Altın, gümüş, döviz ve paraların zekatı:
20 miskal yani 84.8 gr ve daha fazla altını olanların zekat vermeleri farzdır. Bunun karşılığı 24 ayardan 1717,- Hfl veya 423 milyon 152 bin Türk lirası, 22 ayardan 1554,- Hfl veya 382 milyon 953 bin Türk lirası tutmaktadır. Bu miktar altını olan ister altın olarak isterse bir başka paraya çevirerek değerini öder. 84.8 gr altını olan bir müslüman ya 2.12 gr altın veya bunun karşılığı Türk parası veya döviz olarak öder. 84.8 gramdan yukarı olan meblağın sadece fazla olanının değil tamamının zekatını ödemesi gerekir. Örnek olarak 100 gr altını olan birisi 84.8 gramı düştükten sonra geriye kalan 15.2 gramın değilde 100 gramın tamamının zekatını ödemesi gerekir. Bu konuyu bazıları yanlış bildiğini öğrendiğimiz için özellikle dikkat çekmek istedik. Altın ve gümüş, hanımların zinet takısı olması halinde de gine zekatını ödemeleri farzdır. Ancak altın ve gümüşün dışında kıymetli taşlardan yapılmış süs eşyalarını, ticaret maksadıyla değilde sadece zinet için kullanan hanımlara bunlardan dolayı zekat farz değildir.
2.Ticaret Mallarının Zekâtı :
Iş yerlerinde, depolarda, insanların üzerlerinde ve çantalarında bulundurdukları her türlü satılık eşya nisaba dahildir. Her hangi bir konuda ticarete başyan kişi kurduğu işin üzerinden bir sene geçmesi halinde sene sonu blancosunu çıkartacaktır. Iş yerinde bulunan mallarını o günkü satış değeri üzerinden hesaplayacaktır. Alacaklarını üstüne ilave edecektir. Ayrıca nakit parası varsa onu da ilave edecektir. Bunların bütününden eğer varsa piyasaya olan borçlarını düşecektir. Geriye kalanın %2,5 kadarını zekat olarak verecektir.
[color=][/color]


