İslâm'ın ilk şartı: Kelime-İ şehâdet : İslami Bilgi ve Kaynaklar

İslâm'ın ilk şartı: Kelime-İ şehâdet

İslâmla ilgili bilmek istediklerimiz, dînimizin güzellikleri, Rabbimizin emir ve yasakları...

Yetkili: Ertugrul, abu_hayat, Zulal, Berzah, ucharfbesnokta

Forum kuralları
Yazılarınızda mutlaka kaynak belirtiniz. Sadece site linkli kaynaklar kabul edilmemektedir. Konularınızın silinmesine sebep olabilir.
  • Reklam

İslâm'ın ilk şartı: Kelime-İ şehâdet

İleti gulyaprak » 19 Arl 2006, 12:08

Kelime-i şehâdet nedir?

Evet, İslâm’ın ÅŸartları yukarıda hadîs-i ÅŸerifte belirtilen maddeler olmakla birlikte, Müslüman olmak için, ilk ÅŸart olan kelime-i ÅŸehâdeti kalple tasdik edip dil ile de ikrar etmek kâfidir.

Kelime-i ÅŸehâdet, “EÅŸhedü en lâ ilâhe illallah ve eÅŸhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh” kelimeleridir.

Kelime-i ÅŸehâdeti söylemek, yani Allah’tan baÅŸka hiçbir ilah olmadığını, Hz. Muhammed Mustafâ’nın (s.a.v.) onun kulu ve resûlü olduÄŸunu kalbiyle tasdik etmek, Müslüman olmak için temel ÅŸarttır. Bu, imanın özüdür.
Bir kimse, Allâh’tan baÅŸka ilah olmadığına inandığı, onun varlığını-birliÄŸini, eÅŸi-benzeri olmadığını tasdik ettiÄŸi halde, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberliÄŸini kabul etmiyorsa Müslüman olamaz. Kelime-i ÅŸehâdet bir bütündür; yarısına deÄŸil, tamamına inanmak gerekir.

İhlâsla söylenen “kelime-i ÅŸehâdet”in ağırlığı

Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz bir gün, ihlâsla söylenmiÅŸ bir kelime-i ÅŸehâdetin, âhirette mü’minin terâzisinin saÄŸ kefesini nasıl yükselteceÄŸini şöyle anlatmışlardır:

“Azîz ve Celîl olan Allah Teâlâ kıyâmet günü, ümmetimden bir adamı halkın içerisinden alır ve onun için doksan dokuz adet büyük defter açar. Her defter, gözün alabildiÄŸi kadar kocamandır. Allah Teâlâ adama sorar:

- Bu defterlerde yazılı olanları inkâr ediyor musun? Muhâfız kâtiplerim (olmadık şeyler yazarak sana) zulmetmişler mi?

Kul:

- Hayır, ey Rabb’im, (hepsi doÄŸrudur!) der.

Allah Teâlâ sorar:

- (Bunları işlemenden dolayı açıklamak istediğin) bir özrün var mı?

Kul:

- (Beyan edecek bir özrüm) yok, ey Rabb’im, der.

Azîz ve Celîl olan Allah Teâlâ:

- Evet, senin bizim yanımızda (büyük ve makbul) bir de hasenen (iyiliÄŸin) var. Biz bugün sana zulmetmeyeceÄŸiz! buyurur. Hemen bir kart çıkarılır. Üzerinde, “EÅŸhedü enlâ ilâhe illallah ve eÅŸhedü enne Muhammeden Resûlüllah”(1) yazılı.

Sonra Allah Teâlâ buyurur:

- Ağırlığını (yani ibâdetlerini ve sâlih amellerini) hazırla!

Kul sorar:

- Ey Rabb’im! Bu defterlerin yanındaki ÅŸu kart da ne?

Allah Teâlâ ona (tekrar):

- Sana zulmedilmeyecektir! buyurur.

Hemen defterler mîzânın bir kefesine konulur, kart da diÄŸer kefesine... Tartılırlar. Neticede defterler hafif kalır, kart ağır basar. Esasen Allâh’ın ismi yanında hiçbir ÅŸey ağır olamaz!”

Kelime-i tevhîd ve önemi

Süfyân bin Uyeyne (725-813) hazretleri buyurmuştur ki:

“Maddî hayatın devamı için dünyadaki su ne kadar mühimse, mânevî hayat için de, ‘Lâ ilâhe illallah’ kelime-i tevhîdi o kadar, hatta ondan daha fazla ehemmiyet arz eder.

“Bu kelimenin ulvî mânâsını kalbine-rûhuna sindirebilen kimse diridir. Bu yüksek mânâyı rûhuna nakÅŸedemeyen kimse ölüdür. Zira Allah Teâlâ’nın kullarına ihsân ettiÄŸi nimetlerin en büyüğü bu kelimedir.”

Beyhakî’nin (rh.) Ebudderdâ’dan (r.a.) rivâyet ettiÄŸi bir hadîs-i ÅŸerifte şöyle buyrulmuÅŸtur:

“Yüz kere ‘Lâ ilâhe illallah’ diyen (ve buna her gün devam eden) bir kimseyi, Allah Teâlâ kıyâmet gününde, yüzü ayın on dördü gibi parlak ve güzel olarak haÅŸr edecek (diriltecek)tir. Ve o gün, o ÅŸahsın amelinden daha güzel bir amel, yükseltilip kabul edilmeyecektir. Ancak onun gibi veya daha fazla (Kelime-i tevhîd zikrine) devam eden kullar müstesnâ.”(2)

Ebû Ya’lâ’nın (rh.) Hz. Ebû Bekir’den (r.a.) rivâyet ettiÄŸi bir hadîs-i ÅŸerifte, Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuÅŸlardır:

“Lâ ilâhe illallah’ demeniz ve istiÄŸfâr etmeniz lâzımdır. O halde bu ikisini çokça söyleyiniz. Zira ÅŸeytan diyor ki: ‘Günah iÅŸlemek zevkini insanların kalbine atmak suretiyle onları helâk ederim. Onlar ise, Lâ ilâhe illallah (kelime-i tevhîdi) ve istiÄŸfar ile beni helâk ederler. Bundan dolayı ben de, bu hâli gördüğüm vakit, onların heveslerini uyandırıp nefsânî arzuları ile bana uyanları helâk ederim. Halbuki onlar, hidâyet yolunda olduklarını zannederler.”(3)

“Lâilâhe illallah’ kelime-i tevhîdi, âfâkî ve enfüsî yani dıştaki ve içteki putların kırılıp atılması için konmuÅŸtur. Nefsin tezkiyesinde-temizlenmesinde çok faydalıdır... NakÅŸibendî yolunun büyükleri, nefsin temizlenmesi için bu mübârek cümleyi seçmiÅŸlerdir.

Bir ÅŸiir meali:

‘Mâ sivânın (Allah’tan gayri nefsin putlaÅŸtırdığı her ÅŸeyin) boynunu ‘Lâ ilâhe’ (Allah’tan baÅŸka hiçbir ilah yoktur) kılıcıyla vurmadıkça, ‘İllallâh’ (Ancak Allah vardır) köşküne kavuÅŸamazsın.’

Nefis azgınlık, inat, ahdi/anlaşmayı bozmak ve fesatçılık (verdiği sözde durmamak ve bozgunculuk etmek) makamında bulunduğu sürece, kelime-i tevhîdi sıkça tekrar ederek imanı yenilemek gerekir.

Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz buyurdu ki, ‘İmanınızı lâ ilâhe illallah kelâmı ile yenileyiniz.’ Hatta bu kelimenin her zaman tekrar edilmesi lâzımdır. Çünkü nefs-i emmâre, devamlı olarak habâset (kötülük-fenalık) makamındadır.

Yine bu kelimenin faziletiyle ilgili olarak Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’den ÅŸu haber nakl olunmuÅŸtur:

‘Yeryüzü ve gökler terazinin bir kefesine, bu mübârek kelime de diÄŸer kefesine konulsa, elbette bu kelime ağır gelirdi.’(4)

Hz. Ömer radıyallâhü anh anlatıyor:

“Resûlüllah sallallahü aleyhi ve sellem buyurdular ki:

“Kim çarşıya girince, ‘Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ ÅŸerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü bi-yedihi’l-hayr ve hüve alâ külli ÅŸey’in kadîr’(5) temcid (yüceltme-ululama) kelimelerini okursa, Allah ona bir milyon sevap yazar, bir milyon günahını affeder ve mertebesini de bir milyon derece yüceltir.”(6)

Bütün hadîs âlimleri, müfessirler, müellifler, şârihler bunu okuyan mü’mine verilen bu mükâfat ve müjde karşısında hayretlerini gizleyememiÅŸlerdir. O bakımdan bu duâyı kendimiz ihmâl etmediÄŸimiz gibi, çoluk-çocuÄŸumuza, yakınlarımıza, konu-komÅŸumuza da mutlaka öğretmeliyiz. Bunun ehemmiyetini onlara da anlatmalıyız.

Tîbî rahımehullah’ın açıklamasına göre, çarşı-pazar gibi alış-veriÅŸ yerleri, hadîs-i ÅŸeriflerde, Allâh’ı zikre karşı en çok gaflet edilen mahaller olarak anlatılmıştır. Bir baÅŸka ifade ile buralar, daha çok ÅŸeytanın hükmünün geçerli olduÄŸu ve askerlerinin toplandığı yerlerdir. O bakımdan buralarda zikir, ÅŸeytanla savaÅŸ ve onun askerlerini hezîmete uÄŸratmak demektir. Rasûlüllah (s.a.v.) Efendimiz bu hadîs-i ÅŸeriflerinde, ÅŸeytana karşı bu savaşı veren kimsenin Allah indinde kavuÅŸacağı ecri-mükâfâtı müjdelemektedir.

Kişi, ecrini-sevabını düşünerek, çarşıya girmeden bu tevhid-temcid-tehlil kelimelirini okursa, oranın yoğun gafletine karşı tedbirini almış, şuur ve idrâkini zikre hazırlamış olur, gaflete düşmez.

Bu temcid kelimelerinin okunma ÅŸekli, mutlak olarak ifade edilmiÅŸtir; dileyen sesli okur, dileyen sessiz.

Ve yine Tîbî rahımehüllah der ki:

“Kim çarşıda-pazarda Allâh’ı zikrederse, o kiÅŸi, haklarında Cenâb-ı Hakk’ın, ‘Onları ne ticaret ve ne de alış-veriÅŸ, Allâh’ı zikretmekten, namaz kılmaktan, zekât vermekten alıkoyar. Bunlar, gönüllerin ve gözlerin döneceÄŸi günden korkarlar’(7) buyurduÄŸu zümreye-gruba dâhil olur.”

DİPNOTLAR

1) Mânası: Ben ÅŸehâdet ederim ki, Allah’tan baÅŸka ilah yoktur... ve yine ben ÅŸehâdet ederim ki, Muhammed Allâh’ın Resûlü’dür
2) Muhtâru’l-Ehâdîsi’n-Nebeviyye, H. no. 1003/1.
3) Muhtâru’l-Ehâdîsi’n-Nebeviyye, H. no: 780
4) el-Mektûbat, İmâm-ı Rabbânî, 1, 52.
5) Mânâsı: “Allah’tan baÅŸka hiçbir ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk ve hamd ona mahsustur (onundur). Hayatı da ölümü de o verir. Kendisi hayydır (diridir), ölümsüzdür. Her türlü hayır-iyilik onun elindedir. O her ÅŸeye kadirdir.”
6) Tirmizî, Sünen, Dea‘vât, h. no: 3424.
7) Kur’ân-ı Kerim, Nûr sûresi, 24/37.
Kullanıcı avatarı
gulyaprak
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
İleti: 937
Kayıt: 08 Kas 2006, 00:00

İleti ebva » 21 Arl 2006, 20:59

Kelime-i ÅŸehâdet, “EÅŸhedü en lâ ilâhe illallah ve eÅŸhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh”

kelime-i tevhîd “Lâ ilâhe illallah”

Allah razı olsun, imanımızın özü Kelime-i şahadet ve Kelime-i tevhiddir. Rabbim sık sık söyleyip kalbimiz ile hissedebilmeyi nasip eylesin.
Elif ERGÜN ERGÜN
Kullanıcı avatarı
ebva
İçerik Sorumlusu
İçerik Sorumlusu
 
İleti: 189
Kayıt: 01 Kas 2006, 00:00
Konum: İSTANBUL

Re:

İleti ecel_12 » 20 Kas 2008, 19:38

ebva bene biraz yanlıs yapmısın ama uzulme gul yaprak cok doğru soyluyorsun ben en iyi din kulturu yazılısı aldım3taneden100
Kullanıcı avatarı
ecel_12
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 3
Kayıt: 20 Kas 2008, 00:00
Konum: hhghf



  • Reklam

İslami Bilgi ve Kaynaklar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir