İmâm Gazâlî hazretlerinden:
"Ölüm döşeğinde yatan hasta için sevimli olan; yüzünde bir ağırlık ve çirkinlik olmamak, sâkin ve huzur içinde bulunmak, diliyle bolca şehâdet getirmek ve kalbinden Allah Teâlâ'ya hüsn-i zan etmektir. Nitekim Resûlü Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur
"Ölüyü üç şeyde mürâkabe edin: alnı terlediği, gözleri yaşardığı ve dudakları kuruduğu vakit, bu, kendisine inen, Allah Teâlâ'nın bir rahmetidir. Boğazı sıkılmış gibi horlar, yüzü kızarır, dudakları kurur ve yağlanırsa, bu da Allah Teâlâ'nın kendisine inen bir azabıdır." (Tirmizî)
Diliyle Kelime-i Şehâdet getirmesi hayır alâmetidir Çünkü Ebû Saîdi'l-Hudrî (r.a.)'nin rivâyetinde, Resûl-i Ekrem (s.a.v.), "Ölülerinize Şehâdet Kelimesini telkin edin; zira o Şehâdet, geçmiş günahları yok eder" buyurmuştur.
Hüsn-i zanna gelince; bu da o zaman için mûstehaptır. Zira Resûl-i Ekrem (s.a.v.), "Allah Teâlâ buyurur ki: Ben kulumun zannı üzereyim; beni dilediği gibi düşünsün" (Beyhakî) demişlerdir. Yani o anda kişi, günahlarından korkmakla beraber, Allah Teâlâ'nın rah metinin genişliğini düşünerek, daima ümitvâr olmalıdır." (İhyâu Ulûmiddîn)


