Hiçbir Osmânlı (sultanı), belli bir yerden kız almazdı. Mutlaka çok uzaktan, bilinmez bir yerden kız alırdı. Akrabalığa dayalı istismarın olmamasına âzami dikkat gösterilirdi. Onun için Osmanlı'da bir saray aristokrasisi teşekkül etmemiştir.
• İmparatorluk; sömürgeye ve tahakküme dayanır. Osmanlı, Devlet-i Aliyye'dir. Batı'nın anladığı mânâda sömürgeci deÄŸildir.
• Avrupa, İslâmiyet kelimesini telaffuz etmekten büyük bir titizlikle kaçar. Avrupalı için, islâm yoktur, Muhamme-diler vardır. Kur'an Allah'ın kelâmı deÄŸil, MUhammed'in eseridir. Meselâ Osmanlı tarihini kendisinden öğrendiÄŸimiz Hammer, "Muhammedîler Kur'ân'ın Kelâmullâh olduÄŸuna inanır. Biz de aynı kesinlikle Muhammed'in keiâmı olduÄŸuna" der.
• Evet, Hıristiyan dünyânın İslâmiyete bakışı düşmanca olmuÅŸtur hep. Avrupalının ilmî ve cihânşümûl tecessüsü, İslâmiyetin sınırlarında durur. Haçlılardan bu yana Avrupalının amacı, İslâmiyeti tanımak deÄŸil İslâmiyeti yıkmaktır. (Cemil Meriç'ten)


