SADECE “SÂLİH” OLMAK KÂFİ DEĞİL


Yüce Kitabımızın Tefsir İlgili Konuların Tartışıldığı Alanımız

Moderatörler: Ertugrul, ucharfbesnokta

SADECE “SÂLİH” OLMAK KÂFİ DEĞİL

Mesajgönderen gulyaprak » 05 Kas 2007, 13:15



Rabb’imiz Kur’ân-ı Kerim’de biz kullarını îkaz için buyuruyor ki:
“Sizden önceki devirlerde, (insanları) yeryüzünde fesat çıkarmaktan vaz geçirmeye çalışacak, (bozgunculuktan alıkoyacak ve bu sûretle onları helâktan kurtaracak) faziletli kimseler bulunmalı değil miydi? Fakat (o devirlerdeki insanlar) içinde, (ıslah vazifelerini yaptıkları için) kurtardığımız (kimseler) pek azdır. Zulmedenler ise, sadece kendilerine verilen (dünyevî) refâhın peşine düştüler. Zâten günahkâr insanlardı onlar.
Ve senin Rabb’in, ahâlisi (hem nefislerini, hem diğer insanları) ıslâh edip dururken, o memleketleri (sırf) şirk* yüzünden helâk edecek değildi.
Eğer Rabb’in dileseydi, bütün insanları muhakkak ki bir tek ümmet yapardı. Halbuki onlar yine de ihtilâf edip duracaklardı.” (S. Hûd, 116-7-8)
* Beyzâvî merhum, buradaki ‘zulm’ kelimesini ‘şirk’ ile tefsir etmiş ve şöyle demiştir: “Bu, Cenâb-ı Hakk’ın rahmetinin çokluğundan ve kendi haklarındaki lûtuf ve müsâadesindendir. Onun için haklar toplanıp yığıldığında, âlimler, öncelikle kul hakkını göz önüne alırlar.” Nitekim denilmiştir ki: ‘Mülk, küfr ile yaşayabilir; fakat zulm ve ahlâksızlıkla aslâ yaşayamaz.’
Bazı müfessirlere göre, âyette geçen ‘bi zulmin’ lafz-ı celîlinin mânâsı, ‘Kendi tarafından zulmederek’ demektir. O vaziyette âyetin meali, ‘... O, memleketleri zulmederek helâk etmez’ tarzında olur.
Görüldüğü üzere, daha önceki devirlerde, belâ ve musîbetlere mâruz kalan milletlerin helâklerine sebep olan başlıca iki unsur var:
1. İçlerinde, yeryüzündeki fesâdı-bozgunculuğu önleyip fitneye mâni olacak faziletli bir cemaatin olmayışı veya olsa bile yetersiz kalışları...
2. Refâha ermiş bulunanların da zevk ü safâ düşkünlükleri ve bu sûretle insanların baştan çıkmasına sebep olmalarıdır.
Yoksa halkı sâlih, sulh ve ıslahtan yana olan, bozgunculuk yapmayan, yapanlara da mâni olan bir memleketi, durup dururken Rabb’imiz –hâşâ– haksız yere niçin helâk etsin. O, hak etmeden aslâ helâk etmez.
Bir memleketin gerek idare eden ve gerek idare olunan ahâlisi, zulme ve bozgunculuğa meydan vermeyen sâlih insanlar iken, Allah Teâlâ herhangi bir zulm ile o memleketi felâketlere mâruz bırakmaz. Böyle bir ihtimâl yoktur. Cenâb-ı Hakk kendisi zâlim olmaktan münezzeh olduğu gibi, insanlar da iyilik üzere olup bozgunculuğa mâni olmayı sürdürdükleri müddetçe, zulmetme niyetinde olanlar da zâten bunu yapmaya imkân bulamayacaklardır.
Demek ki; helâk ve felâketlere uğramamak için sadece sâlih (iyi) olmak kâfi değil, ayrıca muslih yani ıslâh edici, iyileştirici, düzeltici, arabulucu, uzlaştırıcı olmak da icap ediyor.
Cenâb-ı Hakk’ın memleketleri helâk edişi, ancak o memleket halkının ıslahtaki eksiklikleri ve zulüm ile fesâdın yayılıp çoğalmasına sebebiyet vermeleri yüzündendir. Nitekim ashâb-ı kirâmın,
— İçimizde sâlihler varken yine de helâk olur muyuz? suâline cevaben Resûlüllah (s.a.v.),
“— Evet, eğer hubs (kötülük) çoğalırsa” (Buhârî, Fiten, 4, 28) buyurmuşlardır.
Yazımızı, başta olduğu gibi yine bir âyet-i kerime meâli ile noktalayalım: “Öyle bir fitneden korkun ki, içinizden sadece zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz, (umuma sirâyet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki Allâh’ın azâbı şiddetlidir.” (S. Enfâl, 25)
Testiyi doldurmak için çeşmeyi bulmak gerek. Hizmet nimettir, Rabbim (c.c.) hizmetlerinde muvaffak eylesin.!!
gulyaprak
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
Mesajlar: 931
Kayıt: 08 Kas 2006, 00:00

Reklam

Re: SADECE “SÂLİH” OLMAK KÂFİ DEĞİL

Mesajgönderen SIRR » 05 Kas 2007, 16:02

“Öyle bir fitneden korkun ki, içinizden sadece zulüm yapanlara dokunmakla kalmaz, (umuma sirâyet ve hepsini perişan eder). Biliniz ki Allâh’ın azâbı şiddetlidir.” (S. Enfâl, 25)

Allah razı olsun abla paylaşım çok faydalı.
Aynı yalınlıkla ölmek isterim Kırda bir çiçek gibi, sakin, gösterişsiz....Mum yerine yıldızlar parlasın üstümde Yeryüzü uzansın altımda sessiz.......(Jose Marti)
SIRR
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 890
Kayıt: 04 Eyl 2007, 23:00
Konum: Uzak mescidin yüreğinden..


Dön Kur'an Tefsiri

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir