Şeriat Nedemektir ? : Soru-Cevap

Åžeriat Nedemektir ?

Aklınıza Takılan Soruları Yazabileceğiniz Alanımız.

Yetkili: abu_hayat, Zulal, Berzah, ucharfbesnokta

  • Reklam

Åžeriat Nedemektir ?

İleti Med_Cezir » 18 Oca 2007, 22:11

Arkadaşlar Bu yazımda televizyonlarda sıkça gördügümüz bir kavramı ele almak istedim.Şeriat ;
Slogan atarlar. Kahrolsun Åžeriat diye...... peki bu ÅŸeriat nedir? ne degildir ?

Şerîat, din manasına geldiği gibi dinin, ibâdet ve muâmelelere ait hükümlerine de şerîat denir.

Yani dinimizin kuralları, şartları anlamına geliyor kısaca.
Bu durumda bu atılan sloganlarda ne diliyor. Haşa. Kahrolsun Din,kahrolsun dinin hükümleri vb.

Allah korusun bu sözler kişide iman ı tehlikeye sokar. Şeriat in manasını bilmeyen arkadaşlarımızda kahrolsun denildigi için şeriati kötü bir şey sanabilirler. Dogrusunu hep birlikte ögrenmiş olduk.
Allah'a Emanet Olunuz
Ölen Hayvan İmiş Aşıklar Ölmez !

Helalin fazlası hesap, haramın fazlası azaptır.
Kullanıcı avatarı
Med_Cezir
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
İleti: 1701
Kayıt: 11 Ekm 2006, 23:00
Konum: İstanbul

İleti abu_hayat » 19 Oca 2007, 10:45

Bencede doğrusunu öğrenmiş olduk.. Allah muhafaza çok tehlikeli bir kullanış şekli.. Allah razı olsun bu bilgiyle bilgilendirdiğin için bizleri.. Arkadaşlar inşallah bu yazıyı okuyan herkes bunu en az 10 en fazla.. (siz belirleyin) kişiye anlatmakla mükellef olsun.
O kadar sık kullanılyo ki bu insanları bilgilendrmek bizlerin göreviyse buda bir ibadetse, hep birlikte bunu yapalım!
Olmaz mı adminim?? :)
Kullanıcı avatarı
abu_hayat
İçerik Sorumlusu
İçerik Sorumlusu
 
İleti: 586
Kayıt: 03 Arl 2006, 00:00

İleti gulyaprak » 20 Oca 2007, 09:54

Bilmediğimiz o kadar terimler varki...Ama bilincli genclik oldumu kimse kandıramaz bu milleti.Araştırmacı ne istediğini bilen.Allah razı olsun kardeşim yine önemli bir konuya temas etmişsin.Birde hakkı ile dinimizin hükümlerini yerine getirebilsek.selam ve duam ile..
Kullanıcı avatarı
gulyaprak
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
İleti: 937
Kayıt: 08 Kas 2006, 00:00

İleti Med_Cezir » 20 Oca 2007, 17:15

Öncelikle Sevgili mihrbolu kardeşim aramıza hoş geldiniz.
Kutsal Kitabımızdan verdiginiz örnekler tam yerine oturmuş. Kafasında soru işareti kalanlara güzel bir örneklendirme oldu.
Allah Razı Olsun
Ölen Hayvan İmiş Aşıklar Ölmez !

Helalin fazlası hesap, haramın fazlası azaptır.
Kullanıcı avatarı
Med_Cezir
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
İleti: 1701
Kayıt: 11 Ekm 2006, 23:00
Konum: İstanbul

İleti ruzgar » 21 Oca 2007, 17:42

dinlerin olmadığı ne demek şayet Allah' islamdan başka din göndermemiş dersen haklısın Allah katında islamdan başka hiç bir din kabul değil dersen haklısın
ama bugun dunya hurafe dinlerle dolu batıl dinlerle dolu bu batıl dinlerin Allah katında hiç bir değeri yok ama iskender evrenesoğlu gibi aslında dinler yok butun dinler islamdır dersen sana bursuru batıl din sayabilirim
Kullanıcı avatarı
ruzgar
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 3
Kayıt: 20 Oca 2007, 00:00

İleti Med_Cezir » 21 Oca 2007, 23:14

Selamun Aleykum.
Arkadaşlar konu biraz tartışma havası almış. bildiklerimizi tartışarak degil.hoş bir üslup ile anlatır isek.Müslüman kardeşlerimizi kırmamış ve dogruyu daha güzel bir şekilde savunmuş oluruz.
Sitemizde Allah ın izni ile Kitabımızın Meali var. Kafanıza takılan ayetlerin mealine oradan da bakabilirsiniz.
Konumuz Şeriat nedir ve günümüzdeki yanlış lanse edilişi.
Hoşçakalın
Ölen Hayvan İmiş Aşıklar Ölmez !

Helalin fazlası hesap, haramın fazlası azaptır.
Kullanıcı avatarı
Med_Cezir
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
İleti: 1701
Kayıt: 11 Ekm 2006, 23:00
Konum: İstanbul

İleti ruzgar » 21 Oca 2007, 23:23

Sana da, daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere Kitab'ı (Kur'an'ı) gönderdik. Artık aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet; sana gelen hakkı/gerçeği bırakıp da onların hevâlarına/arzularına uyma. (Ey ümmetler!) Her birinize bir şeriat ve bir yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı; fakat size verdiğinde (Şeriatler ve yolda sizi deneyip imtihan etmek için (böyle yaptı). Öyleyse hayırda/iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah'adır. Artık size, üzerinde ayrılığa

düştüğünüz şeyleri (n gerçek tarafını) O haber verecektir." (5/Mâide, 48)

Aralarında Allah'ın indirdiği ile hükmet ve onların hevâlarına/arzularına uyma. Allah'ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmında seni saptırmamalarına dikkat et. Eğer (hükümden) yüzçevirirlerse bil ki (bununla) Allah ancak, günahlarının bir kısmını onların başına belâ etmek ister. İnsanların birçoğu da zâten fâsıktır/yoldan çıkmışlardır." (5/Mâide, 49)


Åžeriat; Sözlükte, insanı bir ırmaÄŸa, su içilecek bir kaynaÄŸa ulaÅŸtıran yol anlamına gelir. Din ıstılahında ise İlâhî emir ve yasaklar toplamı demektir. Âyet, hadis ve icmâa dayanan İlâhî kanun anlamındadır. Din, dinin amele iliÅŸkin hükümlerinin bütünü için kullanılır. Dinin dışa yansıyan görüntüsü ve dünya ile ilgili hükümlerinin tamamına ÅŸeriat denilir. Åžerîatla eÅŸ anlamlı olan "ÅŸer'” kelimesi yalnız "İslâm ÅŸerîatı" anlamında kullanılırken, ÅŸerîat kelimesi diÄŸer kanunlar için de kullanılabilir. "Mûsâ'nın ÅŸerîatı", "Zerdüşt ÅŸerîatı" gibi. Åžer' kelimesinin çoÄŸulu kullanılmaz. Åžerîat'ın çoÄŸulu "ÅŸerâyi'”dir. Åžerîat'ın eÅŸ anlamlısı olan "Åžir'a" da sözlükte; yol, mezhep, metot, âdet, benzer, tek, suya giden yol, anlamlarına gelir. Ancak ÅŸerîat sözcüğü diÄŸerlerine göre daha çok şöhret kazanmış, bütün emir ve yasakları ve diÄŸer hükümleriyle "İslâm dini" karşılığında kullanılmıştır. Buna göre, İslâm ÅŸerîatı denildiÄŸi zaman daima, Allah'ın Hz. Muhammed (s.a.s.) aracılığı ile insanlara gönderdiÄŸi İslâm dini ve onun özellikle amele iliÅŸkin hükümleri anlaşılır. Şâri'; Åžeriât koyan, teÅŸrî' ise; Åžerîat koymak, kanun çıkarmak demektir. Kelimenin terim anlamı Mekke'de inen ÅŸu âyette görülür: "Sonra seni bu iÅŸte apaçık bir ÅŸeriat sahibi kıldık. Sen ona uy. Hakkı bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma" (45/Câsiye, 18). Yine Mekke'de inen ÅŸu âyette İslâm'ın önceki ÅŸerîatların devamı olduÄŸu belirtilir. "Allah dini doÄŸru tutmanız ve onda ayrılığa düşmemeniz hususunda Nuh'a tavsiye ettiÄŸi, sana vahyettiÄŸimiz, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiyede bulunduÄŸumuz dinle ilgili hususları size ÅŸerîat olarak koydu.” (42/Şûrâ, 13). Yine, aynı sûrede inançtan yoksun olanlara hitâben; "Yoksa onların, Allah'ın izin vermediÄŸi hususlarda kendileri için dinden ÅŸerîat koyan ortakları mı var?" (42/Şûrâ, 21) buyurulmuÅŸtur.


Bu âyetlerden anlaşıldığı gibi ÅŸerîat ve eÅŸ anlamlısı olan kelimeler Allah'ın insanlar için koyduÄŸu bütün hükümleri kapsamaktadır. Bu hükümleri vazedenin bizzat Allah olması itibarıyla O'na "Şâri-i Hâkim" veya "Şâri-i Mübîn" denildiÄŸi gibi, aynı isimler Hz. Peygamber için de kullanılır. Çünkü o da bir peygamber olarak, yeni hükümler koymuÅŸ veya Kur'an'ın hükümlerini tamamlayıcı esaslar getirmiÅŸtir. Bu yüzden Hz. Muhammed de "Şâri” dir. Ancak O'nun koyduÄŸu hükümler vahyin kontrolü altındadır. O'ndan vahye aykırı bir söz, fiil veya takrir zuhur ederse, Allah bunu düzeltir. Yanlış olan veya deÄŸiÅŸmesi gereken hükmün yerini vahiy alır. Kur'an'da şöyle buyurulur: "O, kendi arzu ve hevâsından konuÅŸmaz. Onun her konuÅŸtuÄŸu, Allah tarafından vahyedilen bir vahiyden baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir." (53/Necm, 3, 4)
Kullanıcı avatarı
ruzgar
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 3
Kayıt: 20 Oca 2007, 00:00

İleti ruzgar » 21 Oca 2007, 23:25

İslâm Åžerîatı temelde Kitap, Sünnet, İcmâ ve Kıyas delillerine dayanır (Bunlardan ilk ikisi temel kaynak ve temel delil, diÄŸer ikisi bunlara baÄŸlı tâlî delillerdir). Bir hükmün İslâmî nitelik taşıması bu kaynaklardan birisine dayanmasına baÄŸlıdır. Kur'an, Hz. Peygamber'in 12 yıl Mekke, 10 yıl da Medine dönemi olmak üzere toplam 22 yıl ve birkaç aylık peygamberlik süresinde tamamlanmıştır. "Bugün size dininizi tamamladım. Size olan nimetimi de tamamladım ve sizin için İslâm'ı din olarak seçtim.” (5/Mâide, 3)


Bu dinin tamamlanması iki devrede olmuştur. Mekke'de Müslümanların sayısı az ve henüz kendilerini savunacak düzenli bir güce sahip olmadıkları için, bu devrede şerîatın dünyaya ve devlet düzenine ait hükümlerini uygulama imkânı yoktu. Bu yüzden Mekke'de inen sûrelerde daha çok inanç, ibâdet, ahlâk ve fazîlet konuları yer almış ve geçmiş milletlere ait ibret verici kıssalar anlatılmıştır. Medine döneminde ise artık evlilik, boşanma, nafaka, miras, ticaret, tarım, cihad, ceza hukuku müeyyideleri gibi devlet düzeni içinde yaşayan bir toplum için gerekli olacak bütün şer'î hükümler gelmiştir. Bunların bir bölümü Kur'an'da, daha geniş bölümü de hadislerde yer almıştır. Artık Müslümanların Şer'i hükümlerin uygulanmasını gerektiğinde zor kullanarak sağlayabilecek bir güce kavuştukları, Bedir, Uhud, Hendek gazveleri gibi düşmanla yapılan savaşlarda kendilerini savunabildikleri, ya da düşmanı yenilgiye uğrattıkları görülür. Böylece şer'î hükümler ekonomik, sosyal, kültürel, siyasal bir sistem olarak bir bütünlük içinde uygulanmaya başlanmıştır. Bu arada ekonomik alanda faiz, karaborsacılık, aldatmaya dayalı fâhiş kâr yasaklanırken mufâvaza, inan, mudârabe, vücuh ve sanâyi şirketi gibi "kâr ortaklıkları" yoluyla sermaye piyasası düzenlemeleri getirilmiştir. Altın, gümüş gibi ölçü ya da tartı ile satılan standart malların kendi cinsleriyle eşit ve peşin, farklı cinsle peşin olarak mübadele edilmesi prensibinin getirilmesi, özellikle altın ve gümüş paranın enflasyona karşı satın alma gücünü korumasını sağlamıştır. Çünkü faiz yasağı altın ve gümüş çeşidini kendi içinde ağırlık olarak (veznen) birbirine eşitlemiştir. Yani 10 gr. 22 ayar altın bilezik ile 100 gr. 22 ayar altın para satın alma gücü bakımından eş değer sayılmıştır. Bütün altın ve gümüş stoklarını eşitleyen bu prensip sağlam bir para anlayışını ortaya çıkarmıştır.


İslâm'ın amele yönelik esaslarını kapsayan şerîat hükümlerini klâsik fıkıh kaynakları üç ana bölüm içinde incelemiştir. İbâdetler, muâmeleler ve cezâ hukuku
Kullanıcı avatarı
ruzgar
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 3
Kayıt: 20 Oca 2007, 00:00

İleti hakandidinir » 28 May 2007, 13:44

DEĞERLİ KARDEŞLERİM HEPİNİZE PAYLAŞIMLARINIZDAN DOLAYI TEŞEKKÜR EDERİM.RABBİM İNSNLARI AKIL VE İLİM YÖNÜNDEN AYDINLATMAK İÇİN BİRÇOK ALLAH DOSTU VE DEĞERLİ İLİM BİLİM ADAMLARI GÖREVLENDİRMİŞ VE BU SİNSİLENİN BAŞINA İKİ CİHAN GÜNEŞİ PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV) İ İMAM ETMİŞTİR ON DÖRT ASIRLIK İSLAM TARİHİNDE ŞERİATİN YERİ ÇOK AÇIK FAKAT SAPTIRMAYA ÇALIŞANLAR ÇOKTUR.
EN AÇIK TABİRİ İLE ŞERİAT ALLAHIN HÜKÜMLERİ YANİ DİNİN HÜKÜMLERİDİR TEBLİĞİ İSE İNANAN İNANMAYAN TÜM İNSANLARADIR YETERİKADAR BİLİNMEMESİ CEHALETTEN KAYNAKLANAN EDEPSİZLİKLERE YOL AÇA BİLİR. ÖRNEK İNSANLAR ŞERİATIN HÜKÜMLERİNDEN OLAN CENAZE İŞLEMLERİNİ YERİNE GETİRİRKEN YİNE ŞERİATIN EMRİYLE VUCUDA GELMİŞ CAMİİ ŞERİFLERİN AVLULARINDA CENAZE NAMASI ÇIKIŞINDA KAHROLSUN İFADEŞİ KULLANARAK CEHALETLERİNİ GÖSTERMİŞ VE BÜYÜK VEBAL ALTINDA KALMIŞLARDIR RABBİM CEHALETTEN DOLAYI KANDIRILANLARA MERHAMET EYLESİN
DÜŞÜNÜN BİRKERE EĞER ÖYLE DÜŞÜNÜLÜYORSA SİZİN CENAZE İLE CAMİDE NE İŞİNİZ VAR DEĞİLMİ YA?
Kullanıcı avatarı
hakandidinir
Özel Üye
Özel Üye
 
İleti: 2675
Kayıt: 10 Oca 2007, 00:00


  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Gösterim
    Yazar

  • Reklam

Soru-Cevap

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir