Said İbn-i Âmir (r.a.), Hz. Ömer (r.a.)’in hilâfeti esnasında Humus vâlisi idi. Hz. Ömer (r.a.) güvendiği bazı insanlara Humus halkının fakir ve yoksullarının isimlerini yazmalarını istedi. Halîfe’ye verilen listede, dünya karşılığında âhireti satın almış Humus vâlisinin de adı vardı! Bu vaziyete hislenen Hz. Ömer (r.a.), gözyaşları sakalını ıslatıncaya kadar ağladı. Sonra vâlisine bin dînar gönderdi.
Vâli Hz. Said (r.a.)’e para torbasını getirdiler. Karısı bin dînarı görünce sevindi:
— Yaptığın hizmetten dolayı bizi zenginleştiren Allâh’a hamdolsun. Kendimize biraz yiyecek satın al. Bir de hizmetçi tut, dedi.
Sonsuz bir gönül zenginliğine sahip vâli, hanımıyla aynı fikirde değildi. Hanımına:
— Sana bundan daha iyisini söyleyeyim mi? Bu dînarı, en çok muhtaç olacağımız anda bize verilmek üzere şimdi bizden daha muhtaç olanlara verelim, dedi. Hanımı:
— O nasıl oluyor? diye sorunca, o da:
— Onları Allâh’a güzel bir ödünç olarak veririz, dedi.
Hanımı itiraz etmedi:
— Tamam, Allah sana bunun mükâfatını versin, diyerek ellerini bile sürmeden dînarları fakir ve yoksullara, dul ve yetimlere dağıttılar.





