FÂTİHA SÛRESİ


Yüce Kitabımız ile ilgili meâl, tefsir ve açıklamalar...

Moderatörler: ucharfbesnokta, Ertugrul

FÂTİHA SÛRESİ

Mesajgönderen ebva » 07 Kas 2006, 22:42



1- FÂTİHA SÛRESİ

Mekke döneminde inmiştir. Yedi âyettir. Kur’an-ı Kerim’in ilk sûresi olduğu için “başlangıç” anlamına “Fâtiha” adını almıştır. Sûrenin ayrıca, “Ümmü’l-Kitab” (Kitab’ın özü) “es-Seb’ul-Mesânî” (Tekrarlanan yedi âyet)[1], “el-Esâs”, “el-Vâfiye”, “el-Kâfiye”, “el-Kenz”, “eş-Şifâ”, “eş-Şükr” ve “es-Salât"[2] gibi başka adları da vardır.
Kuran’ın içerdiği esaslar öz olarak Fâtiha’da vardır. Zira övgü ve yüceltilmeye layık bir tek Allah’ın varlığı, onun hakimiyeti, tek mabut oluşu, kulluğun ancak ona yapılıp ondan yardım isteneceği, bu sûrede özlü bir şekilde ifade edilir.
Fâtiha sûresi aynı zamanda baştan başa eşsiz güzellikte bir dua, bir yakarıştır.



1. Bismillahirrahmânirrahîm[3]
2,3,4. Hamd[4], Âlemlerin Rabbi[5], Rahmân[6], Rahîm[7], hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah’a mahsustur.
5. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz.
6,7. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Elif ERGÜN ERGÜN
ebva
İçerik Sorumlusu
İçerik Sorumlusu
 
Mesajlar: 184
Kayıt: 01 Kas 2006, 00:00
Konum: İSTANBUL

Reklam

Mesajgönderen gulyaprak » 08 Kas 2006, 14:38

cok güzel bir paylaşım
gulyaprak
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
Mesajlar: 931
Kayıt: 08 Kas 2006, 00:00

Mesajgönderen ebva » 21 Ara 2006, 21:11

112- İHLÂS SÛRESİ

Mekke döneminde inmiştir. 4 âyettir. İhlâs, samimi olmak, dine içtenlikle bağlanmak demektir. Allah’a bu sûrede anlatıldığı şekilde inanan, tevhit inancını tam anlamıyla benimsemiş ihlaslı bir mü’min olacağı için sûre bu adla anılmaktadır.


Bismillahirrahmânirrahîm
1. De ki: “O, Allah’tır, bir tektir.”
2. “Allah Samed’dir. (Her şey O’na muhtaçtır, o, hiçbir şeye muhtaç değildir.)”
3. Ondan çocuk olmamıştır (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır (kimsenin çocuğu değildir).”
4. “Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.”
Elif ERGÜN ERGÜN
ebva
İçerik Sorumlusu
İçerik Sorumlusu
 
Mesajlar: 184
Kayıt: 01 Kas 2006, 00:00
Konum: İSTANBUL

Re:

Mesajgönderen uzunoglu » 16 Haz 2007, 14:17

ALLAH razı olsun sizlerden bizleri bilgtilendirdiniz için çok saolun her yeni yazı okudugumda yeni birşey daha ögreniyorum vesile oldugunuz için ALLAH razı olsun sizden
uzunoglu
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 3
Kayıt: 15 Haz 2007, 23:00

Re:

Mesajgönderen nisa » 16 Haz 2007, 19:48

çok güzel olmuş allah razı olsun
nisa
Tecrübeli Üye
Tecrübeli Üye
 
Mesajlar: 64
Kayıt: 10 Haz 2007, 23:00

Re:

Mesajgönderen banu44 » 17 Haz 2007, 15:45

çok güzel bir ara Kafurun süresini açıklayabilirseniz memnun olurum sizinle paylaşmak güzel yoksa araştırıp bulmak kolay birbirimizden feyz alalım yani
banu44
Tecrübeli Üye
Tecrübeli Üye
 
Mesajlar: 40
Kayıt: 05 Haz 2007, 23:00

Re:

Mesajgönderen sevramin » 18 Haz 2007, 11:50

cok guzel paylasim yuregine saglik
sevramin
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 12 Mar 2007, 00:00

Re:

Mesajgönderen TuAnA » 18 Haz 2007, 15:28

Kafirun Suresi
Mekke'de nazil olmuştur. 6 ayettir. Kafirlerden söz ettiği için bu adı almıştır.
Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla

l.De ki: "Ey kafirler."
2."Ben sizin taptıklarınıza tapmam."
3."Benim taptığıma siz tapacak değilsiniz."
4."Ben de sizin taptıklarınıza tapacak değilim."
5."Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz."
6. "Sizin dininiz size, benim dinim bana."
Zindandan Dışarı Giden Tek Yol; RüYa
TuAnA
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 1165
Kayıt: 06 Şub 2007, 00:00
Konum: SULTANAHMET

Re:

Mesajgönderen banu44 » 25 Haz 2007, 13:17

yazılarınız için sağolun arkadaslar Allaha emant olun
banu44
Tecrübeli Üye
Tecrübeli Üye
 
Mesajlar: 40
Kayıt: 05 Haz 2007, 23:00

Re:

Mesajgönderen banu44 » 25 Haz 2007, 13:20

MÂNÂSI

"De ki: Sığınırım Rabb'ına nâsın. Melikine nâsın. İlâhına nâsın; şerrinden o sinsi vesvâsın. Ki, fiskos eder sinelerinde (1) nâsın; gerek cinden (olsun o sinsi) gerekse insden."

Tefsir- Bundan evvelki, sûre her şeyin, gece ve gündüz, her zaman insana ârız olabilecek açık şerlerinden Allâh'a sığınmak lâzım olduğunu bildiriyordu. Bu sûrede ise, gözle görülmeyen, elle tutulmayan gizli şerlerden ve gizli kuvvetlerden de korunmak ve Allâh'a sığınmak lüzumû bildiriliyor. İzah edelim:

Nâs, insan demektir. Rabb, duygusu olmayan maddedin canlı insanlar yaratıp onları birçok nimetleriyle terbiye eden, halden hale geçirip yetiştiren, besleyip büyüterek kemâle erdiren ulu yaratıcı (Allah) demektir.

Melik; kemâle eren insanların hepsini hükmü altında tutan, hayatî işlerini kudreti ile tedbir eden, onların üzerinde hükümlerini, iradelerini dilediği gibi yürüten yaratan, rızk veren ve öldüren hâkim demektir.

İlâh, sonsuz kudreti ve büyüklüğü ile insanın kalbinde yaşayan ve kendisinden başkasına tapmak câiz olmayan hak Ma'bud, Allâhu Teâlâ Hazretleridir. Binaenaleyh Rabb, Melik, İlâh her üçünden maksat Allâhu Teâlâ'dır. Her biri insanın muhtelif hâline nazaran ayrı mânâlara işârettir.

Allah yalnız insanların değil, her şeyin Rabbi, Meliki ve İlâhıdır. Fakat bunun böyle olduğunda şaşıran ve sapıtan yalnız insanlar olduğu için, nâsın Rabbi, nâsın Meliki, nâsın İlâhı denilmiştir. Binaenaleyh nâsın tekrar olunmasında yüksek bir hikmet ve belâgat vardır.

Vesvâs; vesvese veren, insanın içine kötü şeyler getiren, bağrında yavaş yavaş kötülük fısıldayan, fiskos eden demektir.

Hannâs; geri geri çekilip sinen, aldatmak ve hak yolundan geriletip fenalığa sürüklemek için sinsi sinsi çalışan, sinerek fırsat kollayan vesvese kaynağı demektir.

Cin; gizli olan ve göze görünmeyen mahlûktur. İns de bildiğimiz insanlar demektir. Bunların her ikisinin vesvese ve fiskosundan Allâh'a sığınmak lâzım geldiği bize talim olunmuştur.

Şimdi sûrenin mânâsını şöyle genişletebiliriz:

"Habîbim de ki: İster göze görünmeyen varlıklardan, ister insanlardan olup da aldatmak, hak yolundan geriletip fenalığa sürüklemek için insana gizli gizli vesvese veren; insanın içinde fiskos eden, hep fenaya çağıran sinsi, geriletici ve kötülük kaynağının şerrinden insanları yaratıp terbiye eden; halden hale geçirip kemâle erdiren; onların hepsi üzerinde mutlak hâkim olan, sonsuz kudret sahibi hak İlâh, Allâhu Teâlâ'ya sığınırım. Rabbım! Senin iraden dışında hiçbir şey yoktur ve olamaz. Beni bunların şerrinden, bunların dediklerine uymaktan, çağırdıkları kötü yollara gitmekten koru!"

Bundan evvelki sûrede korunulması lâzım gelen ve şerlerinden Allâh'a sığınılması emir olunan dört şey, görünür şeylerdendi. Bu sûrede korunulması emir olunan şey göze görünmeyen ve insanın içine atılan bir vesvesedir. İnsanın içine sokulan gizli bir fiskostur. Fakat, bunun tehlikesi daha büyüktür. İnsan, hayatının her dakikasında bundan korunmak zorundadır.

Dışardan gelecek olan bir şer, bir fenalık ne kadar büyük zarar doğursa, insana ne kadar acı, elem ve ıztırap verse yine sebebiyet vermedikçe, onun ruhunu kirletemez. Allâh yanında sorumluluğu icap ettiremez. Çünkü istiyerek yaptığı bir şey değildir. İmanına, îtikadına, ibâdetine bir eksiklik vermez; Allah yolundan geriletemez.


Fakat kötü arkadaşlar, şeytanlar ve nefsanî arzular yüzünden uğrayacağımız zararlar böyle değildir. Gerek insan şeytanı, gerek göze görünmeyen şeytanlar ve nefsanî meyiller yavaş yavaş, sinsi sinsi kalbe soktukları kötü hâtıralarla, vesvese ve fiskoslarıyla insanın ruhunu kirletir, insanı hak yolunda ilerlemekten alıkor. Aklını ve fikrini çelerek îman ve îtikadını bozar, sırf hayvânî ve geçici zevklerle oyalar. Bunlar, fertlerin gönüllerinde, insan cemiyetlerinin aralarında, yahut Allâh'ı unutanların göğüslerinde, sezilir sezilmez, fiskos eder gibi, yavaşcadan gıcıklıyarak kötü telkinler yapar, fena fena temayüller uyandırır ve böylece akıl ve fikrini çeler, türlü türlü fenalıklara düşürür. Allah yoluna gitmekten, insanlık gayesine ermekten alıkor, nihayet din ve îmandan çıkarır, ebedî helâke sürükler. Gerek görünerek ve gerek hiç görünmeden insanların kalbine vesveseler atan, kötülükler telkin eden bu şeylerin şerrinden Allâh'a sığınmak ve içimize böyle kötü bir hatıra ne taraftan gelirse gelsin ona uymamak, o sesin çağırdığı tarafa gitmemek ve o aldatıcı fiskoskalara uymaktan kendisini koruması için daima Allâh'a yalvarmak gerekir.

İşte bu sûrenin bize talim eylediği gerçek budur.
banu44
Tecrübeli Üye
Tecrübeli Üye
 
Mesajlar: 40
Kayıt: 05 Haz 2007, 23:00


Dön Kurân-ı Kerim Meâli

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir