Sevilenle İmtihan


Yaşanmış gerçek olayları burada paylaşabilirsiniz.

Moderatörler: Ertugrul, ucharfbesnokta

Sevilenle İmtihan

Mesajgönderen gulyaprak » 01 Şub 2007, 19:39



Sallantı toz bulutu haline gelmişti. Biz dışarı çıkamadan tavan üzerimize çökmüştü. Ben senin üzerine düştüm, portmanto ise benim üzerime… Ve sen acı çekiyordun. Çünkü kırılan camlar bacağına batıyor, üstüne üstlük ben de hareket edemiyor ve sana acı veriyordum.



Her şey güzel olacaktı. Sen, ben ve hayatımız... Hayallerimiz ve hedeflerimiz... Seni tanıyıp sevdikten sonra hayatıma dair verdiğim sözler… Hepsi çok güzel olacaktı, sen de olsaydın…



Seni tanımak, bana hayatı tanımak gibi geldi. Seni tanımak ve senin ideallerini hayata taşıma yolunda beraber olmak için söz vermiş ve bu beraberliği, ömür boyu sürdürme kararımızı nikâhla noktalamıştık. 'Daima mutlu olacağız ve bir gün gelip ölüm muvakkaten ayırsa bile, birbirimizi unutmayacağız.' diye nikâh memuruna söz verdik. Önce kilometre taşımdın, şimdi ise hayat arkadaşım…



Henüz üç aydır seninle aynı evi paylaşıyordum. Henüz üç aydır seninle kitap okuyor, çay içiyor ve hayata aynı pencereden bakıyordum. Evet, henüz üç aydır inanç ve ideallerimizi birlikte paylaşıyor ve henüz üç aydır 'yaşıyordum.'



Mutluydun… Bunu biliyor ve görüyordum. Senin mutluluğun beni de mutlu ediyordu. Seninle sevginin tılsımını çözmüştük. Evet ebedî bir sevginin kaynağının 'birbirine bakmak' değil, 'birlikte aynı yöne bakmak' olduğunu anlıyorduk... Senin baştan beri kalıcı güzelliklere olan bağlılığındı seni bana sevdiren. Allah'ın kalblerimize koyduğu muhabbetullah hissi ve oradan yayılan varlık sevgisi etrafa dalga dalga yayılıyordu. Gece ve gündüzümüz hep o sevgiyle aydınlanıyordu sanki. Huzurluyduk… Ve yuvamızın huzur kaynağı belki de senin geceleri sessizce yaptığın o dualardı. Tâ ki o geceye kadar…



17 Ağustos günü seninle alışverişe çıkmış, epey yürüdükten sonra dönüşte annenlere uğramıştık. Onların dualarını almıştık 'iki dünya mutluluğu' adına. Bulaşıcı bir yanı vardı mutluluğun, bizi görenler de neredeyse bizim kadar mutlu oluyorlardı. Eve geç dönmüştük. Yorgun olmamıza rağmen uyumaya pek niyetimiz yoktu. Sen birer kahve yaptın ve uzun uzun sohbet ettik. Önümüzdeki günler hakkında, hedeflerimiz adına, niyetlerimiz adına konuştuk. Etrafımızdaki insanlara daha çok nasıl faydamız olur, bildiklerimizi nasıl daha çok anlatabilir, bilmediklerimizi nasıl daha iyi anlayabiliriz diye, eserleri nasıl okumalıyız diye, düşündük… O gece bir kez daha inandım senin gönül dünyandaki güzelliklere ve bilmenin sevginin başlangıcı olduğuna…



Saate bakmıştım bir an, üçe geliyordu. "Artık uyumalıyız." diye düşündüm. Sen her gün biraz okuduğun baş ucu kitabından birkaç sayfa okumak istedin. Ben ise tam sana iyi geceler dilemiştim. İşte o an… Ömrümde ilk defa duyduğum o uğultu koptu. Hiç bilmediğim bu uğultu, korkunç bir sallantıya dönüştü. Bu neydi Allah'ım… Sehpanın üzerindeki bardağı bile anında yere fırlatan bu sarsıntı neydi? Evet, Allah'ın Celâl isminin bir tecellisi olan bu sarsıntıyı kabullenmek gerekiyordu, bu bir zelzeleydi… Gözlerindeki mânânın adı ise acziyetten gelen şaşkınlıktı… Hemen elinden tuttum, ayağa kalkıp kapının eşiğine gittik; ama boşunaydı gayretlerimiz… Sallantı toz bulutu haline gelmişti. Biz dışarı çıkamadan tavan üzerimize çökmüştü. Ben senin üzerine düştüm, portmanto ise benim üzerime… Ve sen acı çekiyordun. Çünkü kırılan camlar bacağına batıyor, üstüne üstlük ben de hareket edemiyor ve sana acı veriyordum. Sen o kadar ince ruhluydun ki, beni üzmemek için, kendi acını unutup bana hissettirmemeye çalışıyordun.



On sekiz saat bizi fark etmelerini, feryadımızı duymalarını bekledik. On sekiz saat birbirimizin ellerini tutup birbirimize teselli verdik. O durumda iken bir aralık bana 'Eğer ölürsem, seni orada bekleyeceğim.' dedin. Ve on sekiz saat, kim bilir belki de on sekiz ölümü bekledin.



Aradan dört gün geçmişti. Şehir o şehir değildi. İzmit bambaşka bir mekân olmuştu. Ben felâketi biraz olsun atlatmıştım. Senin durumun ise kötüydü. Doktor, bacağının kesileceğini söyledi. Bunu duyar duymaz ikinci bir zelzele ile dünya başıma yıkıldı sandım. Ama sen hâlâ gülümsüyordun. Sen nasıl bir insandın? Ne dünyaya ne de dünyalığa önem veriyordun. Senin için maddenin ve kaybedecek olduğun bir bacağın hiç önemi yok muydu? Hattâ hayatta kalmanın bile…



Sekizinci gündü… Bir kibrit kutusu gibi yıkılan evler, evlerin altında kalan canlar, ümitler... Çığlıklar, 'Sesimi duyan var mı?'lar... İsyanlar, sabırlar… Nice hikâyeler, mucizeler ve gönüllerde derin bir fay hattı… Şehirde keskin bir ceset kokusu ve insanlarda büyük bir hüzün hâkim… Boş arsalar kireçlenmiş toplu mezarlarla dolu… Evini, annesini, kendisini kaybetmiş insanlar… İnsanların dilinde tek kelime: Deprem.



Fakat sadece bacağın gidecek derken, sen birlikte olacağımız ebedî âleme gittin, geride dolu dolu yaşanmış üç ay ve ideallerini yaşatma azmi kaldı… Elimde, senin en çok sevdiğin çiçek, naif bir kırmızı gülle mezarının başındayım. Artık sen yoksun yanımda, ne de gönül pınarının heyecanları… Sen gittin, geride hüzün, geride ben, gâye-i hayâllerimiz… Şimdi omzumu sıvazlayan yakınlarım, 'Bırakma kendini. Unutur, yeni bir yuvayla yine mutlu olursun.' diyorlar. Aslâ!.. Sen bana o zor dakikalarda ne demiştin? Biz seninle " ötelere" sevdalandık.



Şimdi mezarının başında seninleyim. Bu bize yeter…



Ey benim ötelerdeki eşim ve eş ruhum, bana 'unutursun' diyenlere sadece acı bir tebessümle bakıyorum. Biz seninle sürekli "öteleri" aradık. Sen buldun aradığını. Ben ise yoldayım hâlâ.



İmtihanın bu en zor anında sabır diliyorum Rabb'imden. Ne olur, seni sevdiğimi, her an dua ettiğimi ve sana kavuşacağım günü şafak sayar gibi beklediğimi bil.
gulyaprak
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
Mesajlar: 931
Kayıt: 08 Kas 2006, 00:00

Reklam

Mesajgönderen salih » 02 Şub 2007, 16:56

gercekten ibret dolu bir yazı olmuş. ALLAH RAZI OLSUN. cok duygulandım ya günümüzde böyle sevgi varmı diye düşünmeden edemedim
salih
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 500
Kayıt: 17 Ara 2006, 00:00

Mesajgönderen TuAnA » 08 Şub 2007, 16:11

Allah razı olsun muhteşem bi yazı olmuş gerçekten böyle sevgiler kaldı mı???ya da islamı bu kadar güzel yaşayan kaldı mı???
Zindandan Dışarı Giden Tek Yol; RüYa
TuAnA
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 1165
Kayıt: 06 Şub 2007, 00:00
Konum: SULTANAHMET

Mesajgönderen irena » 01 Mar 2007, 22:10

çok güzel ve acıklı bir yazı...ne desem diye düşünürken aslında denecek tek şeyin Rabbimin asla kimseye böyle dertler acılar göstermemesi dileği...kabul et Allah'ım!!(Amin)
irena
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 168
Kayıt: 26 Şub 2007, 00:00
Konum: dersaadet

Mesajgönderen abu_hayat » 01 Mar 2007, 23:30

:(Ya hakikaten var mı böylesi denecek bir yazı.. Ama insanın kalbinde derinliklerinde Allah inancı varsa, ve hakimse her zerresine bu sevda cisme olan sevda şekilde kalır.. Aslolan Allah ı ve O mabudu mutlak için insanı sevmektir.. Bunlar birleşince sanırım olmazlar oluyor, bitiyor.
Gerçek iman eden, Hakiki aşkı bulanlardan olmak duasıyla..
Allah razı olsun.
abu_hayat
İçerik Sorumlusu
İçerik Sorumlusu
 
Mesajlar: 569
Kayıt: 03 Ara 2006, 00:00

Re:

Mesajgönderen sonbahar » 26 Tem 2007, 22:50

beni hıçkırıklara boğan bir yazıydı okuduğum... var mı böyle sevgi diyen tüm ağızlar Allah aşkından yansıyarak insan sevmenin hakikat olduğunu da bilen yüreklerdir aynı zamanda... buna inanıyorum.. ben de sevdiğimi evlenmek üzereyken bu dünyada yitirdim.. bana da söylenen yaşımın genç olduğu ve bir gün evleneceğim... asla... en büyük gerçeği bir tek yaşayanlar bilir.. ve gerçek bir aşktı yitirdiğim.. bu gün için yitirdiğim.. Allah tan rahmet diliyorum..
sonbahar
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 1
Kayıt: 25 Tem 2007, 23:00

Mesajgönderen abu_hayat » 27 Tem 2007, 09:53

Allah rahmet eylesin kardeşim. Her gelen acının bir imtihanı var ve bu imtihanla gelen müthiş bir sabır ve dirayet var. Bu sabrı yakalarsan asıl kazananlardan olacaksındır.
Rabbim daha acı imtihnlar vermesin inşallah. Var mı böylesi denenler aslında günümüz gerek medya gerek liselerde ortaokullarda hatta gülüceksinz anasınıflarında yaşaanlar.. Yani sadece nefs için sevilenler sevildiğini sananlar anlık duygular..
bunlara bakınca insan gerçektende "var mı bylesi" diyor!
Ama arka planda Allahı kalpleine yerleştirmiş insanlardan böyle sevgiler umulur. Ve ben inanırım böyle aşkların sevdların olduğuna..
Rabbim Onun yolundan ayırmasın.. Dert verip derman aratmasın..
O kimseye taşıyamayacağı kadar yük yüklemez.. Ki O bizleri bizden iyi tanıyandır. Sabır sadece kocaman bir sabır
abu_hayat
İçerik Sorumlusu
İçerik Sorumlusu
 
Mesajlar: 569
Kayıt: 03 Ara 2006, 00:00

Mesajgönderen haktan_ » 29 Tem 2007, 00:26

selamun aleykum verahmetullah kalpleri aynı davanın aşkıyla çarpan kardeşlerim,ALLAH 'ın rahmeti bereketi üzerinize olsun...

ya RABBEL alemin bu nasıl bi sevgdir nasıl bi tevekküldür,gözyaşlarıyla okudm,gözlerimle beraber yüreğimde ağladı..Her insan yaşayamaz böyle dünya ötesi ahiretlik hayatı,ötelere dair ne güzel bir sevda,ne güzel bir beraberlik,AYNI YERE SEVDALANMAK... :cry:


gülyaprak kardeşim,bize hissettrdiklerin için MEVLAM rızasıyla kuşatsız sizleri,ebeden sizlerden hoşnut olsun inşaALLAH..

sonbahar kardeşim MEVLAM sabırlar versin inşaALLAH,MEVLAM o kardeşimize merhametiyle muamelede bulunuyordur inşaALLAH,MEVLAM taksiratını affetsin inş.o ötelerde sizleri en güzel yerde bekliyordur inş.

en güzele emanetsiniz inşaALLAH,BAKİ MUHABBETLE..

ResimResimResim
AHİRETte seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde fani dünyada bıraktığın eserlere kıymet verme....•°¤* haktan_•°¤*
haktan_
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 144
Kayıt: 08 Tem 2007, 23:00

Re:

Mesajgönderen hakandidinir » 18 Kas 2007, 23:41

işte budur sevmek lakin şunu eklemeyi gerekli görüyorum böyle yoğun düşüncelere dalarak yeniden evlenmeme yeminleri biz müslümanlara yakışmaz kardeşlerim evet gönül sızlar fakat şeytan asla fırsatları kaçırmaz rabbim bizlere taşıyamayacağımız yükü yüklemez her türlü yanlışlıktan ve hatalarımızın şerrinden en emin olana sığınırız.
hakandidinir
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 2639
Kayıt: 10 Oca 2007, 00:00

Re:

Mesajgönderen beria » 19 Kas 2007, 12:18

insan böyle sevmedikçe, neden seviyorum der ki???
beria
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 535
Kayıt: 19 Eki 2007, 23:00
Konum: konya

Re:

Mesajgönderen silsile » 19 Kas 2007, 14:49

leyla faslındayım mevlayı bulma yollarında...
silsile
Tecrübeli Üye
Tecrübeli Üye
 
Mesajlar: 36
Kayıt: 31 Eki 2007, 00:00

Re:

Mesajgönderen Zulal » 19 Kas 2007, 19:11

ALLAH KİMSEYİ SEVDİĞİNDEN AYIRMASIN VE BÖYLE İMTİHANLARA TABİ TUTMASIN.
Zulal
Forum Sorumlusu
Forum Sorumlusu
 
Mesajlar: 777
Kayıt: 24 Şub 2007, 00:00

Re:

Mesajgönderen gokcen555 » 15 Ağu 2009, 12:28

ne güzel sevgi!!!rabbim sevdiğinle imtihan vermesin
      NE DAVAMIZI ANLAYACAK BİRİNİ BULABİLDİK NEDE BİRİNİN ANLAYACAĞI KADAR BASİT OLABİLDİK”
gokcen555
Tecrübeli Üye
Tecrübeli Üye
 
Mesajlar: 68
Kayıt: 27 Haz 2009, 23:00


Dön Sırlar Dünyası

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir