CEMÂATLE NAMAZDA SAFLARIN TANZİMİ
Safların Sünnet-i seniyyeye uygun tanzim edilmesi, namaza âit mühim bir vazifedir. Çünkü Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) "Safların düzgün olması namazın ikâmesinden (hakkını vererek kılınmasından)dir." buyurmuştur.
Hz. İbn-i Mesûd (r.a.) diyor ki; Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) namazda omuzlarımızı bir hizâya getirir ve şöyle buyururdu: 'Safları düzgün tutun (eğri büğrü durmayın ki) kalpleriniz dağılmasın. En âlimleriniz benim arkamda dursunlar, sonra ilim seviyesine göre saf bağlayın.'
Cemâat bir kişi olursa imâmın sağına ve az gerisine (ayağının ucu imâmın topuğuna gelecek şekilde) durur. İmâmı geçerse namazı câiz olmaz. Bir kişinin imâmın soluna veya arkasına durması mekrûhtur. Kadın arkada durur. Cemâat iki veya daha çok kişi olursa imâmın arkasına dururlar. Biri imâmın sağına biri soluna durursa tenzihen mekruh olur. Eğer cemâat üç veya daha çok kişi olduğu halde imâmın arkasına durmayıp sağına ye soluna dururlarsa tahrimen mekrûh olur. Cemâat bir kişi olup imâmın sağında namaza başladıktan sonra ikinci bir kişi imâma tâbi olmak üzere gelirse imâmın sağında olan kişi namaz içinde geri çıkıp beraberce imâmın arkasında dururlar. Namazda özürsüz olarak yürümek, bir saf miktarından fazla olursa namazı bozar. Bir saf miktarını geçmezse mekrûh olur. Saf düzeltmek için olursa mekruh olmaz. Hatta kerâhetten kurtulmak için lüzumludur.
Namazda önce bâliğ olmuş erkekler, sonra çocuklar, sonra hünsâlar (erkek veya kadın olduğu bilinemeyen), sonra kadınlar saf tutar. Bâliğ olmamış çocukların erkeklerin safında namaza durması dört mezhebin ittifakıyla mekruhtur. Eğer erkeklerin safi yarım kalırsa imâm-ı Şâfiî, İmâm Mâlik ve İmâm Hanbel'e göre çocuklar yarım kalan safi tamamlar. Hanefîlere göre çocuklar birden çok ise arkada ayrıca saf yapar. İmâmın safın ortasında durmaması mekrûhtur.



