Yosun kokusu mu sinmiş saçlarına ne?
Ağır, ağır bakışlar da bir uzaklık.
Denizin hasretini çeker gibisin.
İhtiyar parmakların da bir kuraklık.
Sandalın hikâye sinde ihtiyar dümene çok şey vermiştin.
Sakin gurubundaki bu hırçınlıkta ne?
Oysa sen öğretmemiş miydin? Hepsine oltaların o sabrı.
İhtiyar suretinde artık, bekleyişlerin kalmamış takati.
Bu izler de ne? masun çehrende.
Yoksa yıllara mı yenildi bakışların?
Denizin üstünde, bir yerlerde.
Bir şeyler arar gibi duruşların.
Zor değimli? Yıllardır kahrını çektiğin.
Sevdadan o yardan ayrı kalmak.
Son arzundur beklide koskoca deryada
Artık bir asude huzur bulmak.
Haydi reis geç dümene gitme vaktidir.
Son kez de olsa bu limandan ayrılmak.
Belki beklediÄŸimiz ilerdedir.
O gelmeden nasiptir belki bulmak.
Bak marttılar hepsi selamda.
Güneş bile ha battı, ha batacak.
Öyle bir sefer ki bekleyen bizi.
Ne dalga var, ne iskele, ne sancak.
Tekrar doğduğunda güneş.
Bu köhne limanda şu çardak.
Bizden sonra kim bilir kimleri gölgesinde ağarlayacak.
Reis bu köşe tek seni, hep seni hatırlayacak.
Martılar her akşam vakti ardımızdan hep ağlayacak.
HAKAN DİDİNİR.




