Hz. Hüseyin : Sahabeler

Hz. Hüseyin

Onlar birer yıldızdırlar.

Yetkili: Ertugrul, abu_hayat, Zulal, Berzah, ucharfbesnokta

  • Reklam

Hz. Hüseyin

İleti ebva » 20 Åžub 2007, 01:01

HAZRETİN AHLAKİ FAZİLETLERİ

Yazan : H.Fahrettin Altan

Ahlak ve Davranışı

İbn-i ÅžehraÅŸub Menakıb kitabında Ruhayni’den şöyle nakl ediyor:

“İmam Hasan ve İmam Hüseyin (alehim’es selam) abdest almakla meÅŸgul olan yaÅŸlı bir adamın yanından geçerken onun doÄŸru abdest almadığını gördüler, onu rahatsız olmayacak bir ÅŸekilde hidayet etmek için abdest konusunda tartışmaya baÅŸladılar, onlardan her biri diÄŸerine; senin abdest alman doÄŸru deÄŸildir diyordu. YaÅŸlı adama: “Kimin doÄŸru abdest aldığına sen karar ver” deyip abdest almaya baÅŸladılar. “Hangimizin abdesti daha doÄŸrudur?” dediklerinde yaÅŸlı adam şöyle dedi: “Sizin ikiniz de güzel abdest aldınız, ama bu cahil ve yaÅŸlı kiÅŸi doÄŸru abdest almadı.” Böylece yaÅŸlı adam rahatsız olmaksızın doÄŸru abdest almayı öğrenmiÅŸ oldu. 1

Tevazusu

İbn-i Asakir, Tarih-i DimaÅŸk kitabında şöyle naklediyor: “Bir gün İmam Hüseyin (a.s), abalarını yere sermiÅŸ kuru ekmek yemekle meÅŸgul olan bir grup fakir ve yoksulların yanından geçerken İmam’ı yemeÄŸe davet ettiler. İmam (a.s) atından inip; “Allah mütekebbirleri sevmez” buyurup onlarla yemek yemeÄŸe meÅŸgul oldu.

Sonra onlara; “Ben sizin davetinizi kabul ettiÄŸim gibi siz de benim davetimi kabul edin “ buyurdu. Onlar da bu daveti kabul ettiler. İmam (a.s) onları evine götürüp cariyesi Rubab’a şöyle dedi: “Azık olarak topladığın ÅŸeyleri misafirlere getir.” İmam (a.s) onları iyice ağırladıktan sonra bir takım hediyelerle onları uÄŸurladı. 2



Hilmi

İmam Hüseyin (a.s)’ın hizmetçisi, cezalandırılmayı hakkeden bir suç iÅŸledi. İmam (a.s) onun tenbih edilmesini emretti. Hizmetçi; Ey mevlam: “Ve’l kazimin’el ÄŸayz” (Öfkelerini yenenler) dediÄŸinde, İmam (a.s); “Ondan vazgeçin” buyurdu. Hizmetçi; Ey mevlam: “Ve’l afîne an’in nas” (İnsanları affedenler) dediÄŸinde İmam (a.s); “Seni affettim” buyurdu. Hizmetçi; Ey mevlam: “Vallahu yuhibb’ul muhsinin” (Allah ihsan edenleri sever) dediÄŸinde de İmam (a.s); “Sen Allah rızası için serbestsin, sana bağışladığım miktarın bir kaç katı daha senin içindir” buyurdu. 3



Åžecaati

İmam Hüseyin (a.s)’ın AÅŸura günü sergilediÄŸi ÅŸecaat ve cesareti hiç kimse görmeyip ve görmeyecektir de. İmam (a.s) AÅŸura günü, karşısına çıkan herkesi kılıçtan geçiriyordu, böylece düşmandan çok sayıda insanlar öldürdü. Ömer bin Sa’d bu durumu görünce; “Tek tek onun karşısına çıkmayın, hep birlikte ona saldırın” diye emretti.

Bazı raviler şöyle demiÅŸtir: “Ashabı, evladı ve bütün aile fertleri ölüp de onun gibi ÅŸecaatli savaÅŸan biri vallahi görülmemiÅŸtir. İmam Hüseyin (a.s) susuz olmasına raÄŸmen düşman ordusunun hangi semtine saldırıyorduysa adeta çekirgeler gibi onun önünden kaçıyorlardı... Nihayet uzaktan İmam (a.s)’ı ok yaÄŸmuruna tutup ne kadar korkak olduklarını kanıtladılar.4



Namaza Verdiği Önem

AÅŸura günü öğle namazı vakti, Ebu Semame-i Saydavi İmam Hüseyin (a.s)’a şöyle arz etti:

“Ya Eba Abdullah! Canım size feda olsun! Düşmanın ordusu size yaklaÅŸtı, Allah’a ant olsun ki, ben senin huzurunda öldürülmedikçe sen öldürülmeyeceksin; gönlüm, seninle öğle namazı kıldıktan sonra Rabbimi mülakat etmeyi (ÅŸahadet ÅŸerbetini içmeyi) istiyor.”

İmam Hüseyin (a.s) göğe doğru bakarak şöyle buyurdular:

“Bize namazı hatırlattın, Allah seni namaz kılanlardan etsin. Evet, namazın ilk vaktidir. Bu halktan, namaz kılmamız için savaşı durdurmalarını isteyin.”

Hasin bin Numeyr, İmam Hüseyin’in sözünü duyunca şöyle seslendi: “Sizin namazınız Allah katında kabul deÄŸildir.”

Habib bin Mezahir cevaben şöyle dedi: “Ey alçak! Resulullah’ın oÄŸlunun namazının kabul olmayıp da senin namazının kabul olacağını mı zannediyorsun?!...”

Daha sonra Züheyr bin Kayn ve Said bin Abdullah, İmam Hüseyin (a.s)’ın namaz kılması için Hazreti korumak amacıyla O’nun önünde durdular; İmam (a.s) da az bir yareniyle namaz kıldılar. Said bin Abdullah, kendisini İmam’a taraf atılan oklara siper ediyordu, bedenine o kadar ok isabet etti ki, ayak üstünde duramayıp yere düştü ve şöyle dedi:

“Allah’ım! Âd ve Semud kavmine lanet ettiÄŸin gibi bu kavme de (Kufe halkına da) lanet et! Allah’ım! Benim selamımı Peygamberine ulaÅŸtır; O’nu bunca yaraların acısından haberdar et; çünkü bu iÅŸten hedefim, Peygamberinin oÄŸluna yardım etmektir.”

Said, bu olaydan sonra ÅŸahadete eriÅŸti. Allah’ın rahmet ve rızvanı ona olsun.

Kaynaklar:

1- Menakıb-i İbn-i Şehraşub

2- A’yan’uÅŸ- Åžie, c.1, s.580

3- A’yan’uÅŸ- Åžie, c.1, s.580.

4- Bu konudaki tarih kitaplarına bakabilirsiniz.

5- Bihar, c. 45, s. 21.
Elif ERGÜN ERGÜN
Kullanıcı avatarı
ebva
İçerik Sorumlusu
İçerik Sorumlusu
 
İleti: 189
Kayıt: 01 Kas 2006, 00:00
Konum: İSTANBUL

  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Gösterim
    Yazar

  • Reklam

Sahabeler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir