MUSA İLE ÇOBAN
Gördü Musa yolda bir çoban.
Diyordu:
"Ey Tanrım,
ilahım!
Nerdesin sen?
Olayım uşağın;
Dikeyim çarığın;
Tarayım saçın;
Elini öpeyim;
Ayağın yüzüme süreyim.
Uyuyacağın vakit,
Yattığın yeri süpüreyim.
Hastalanacak olursan,
yakınım gibi
sana bakayım.
Ey Tanrım;
canım feda sana;
çoluk çocuğum,
evim barkım,
tüm keçilerim
feda sana.
Ey adını anınca neşemi bulduğum."
Diyordu böyle şeyler o çoban.
Dedi Musa:
"Kimle konuÅŸuyorsun?"
Dedi: "Beni yaratanla.
Bu yeri,
bu göğü var edenle."
Dedi Musa:
"Ne yaptın be şaşkın!
Müslüman olmadan
oldun kafir!
Kapamazsan çeneni,
bir ateÅŸ gelecek,
yakacak herkesi."
Dedi: "Ey Musa,
Diktin ağzımı;
Pişmanlıkla yaktın bağrımı."
Giysisini yırttı; bir âh çekti derin.
Aldı başını,
düştü çöllere.
Vahiy indi Musa'ya Tanrı'dan:
"Neden ayırdın kulumuzu bizden?
BirleÅŸtirmeye geldin sen;
değil ayırmaya.
Bakmayız biz dışa;
söze.
Bakarız biz içe,
hale."
Tanrı'dan işitince Musa bu azarı,
düştü çölde çobanın peşine.
Buldu sonunda onu; dedi:
"Müjdeler olsun sana;
emir geldi bana.
Uyma âdâba, usûle,
Ne geliyorsa içinden,
onu söyle."
***
Git, kapa gözünü,
gönlün göz olsun.
O gözün başka bir dünyayı görür olsun.
Vazgeçersen kendini beğenmişlik davasından,
Hallerin hep makbul olsun.
***
Öldüğüm gün tabutum hareket edince,
Sanki beni bu cihanın derdi tuttu.
Görürsen cenazemi deme "ayrılık, ayrılık!
O dünyaya vuslatın o zaman gerçekleşir.
Dikkat et, bak, gömülmek, yükselmek demek.
Güneşle ayın gurûbunda nedir gelen ziyan?
***
VAYLAR BİZE
Ey adı güzel Yusufumuz,
ne de güzel yürürsün aramızda!
Ey kadehlerimizi kıran,
tuzaklarımızı bozan,
nûrumuz,
sûrumuz,
devlet-i mansûrumuz;
Coştur heyecanımızı,
şarap olsun üzümümüz.
Ey dilberimiz,
maksûdumuz,
kıblemiz,
mabudumuz.
Ateşe verdin ûdumuzu;
Seyreyle şimdi dumanımızı.
Ey yârimiz,
ayyârımız,
gönlümüzün tuzağı,
aşk badesi satan pîr,
Çekme elini bizden.
Rehin al destarımızı.
Gönül kaldı çaresiz.
Gönül dursun şöyle,
can veririz.
Gönül yanıyor sevda ateşinde.
Vay gönlümüze!
Vay bize, vaylar bize!
Hangi tohum yere girdi de bitmedi?
Niçin insan tohumu içi bu zan sözkonusu?




