fakir babası : Kıssadan Hisse

fakir babası

Kıssadan Hisse'ler

Yetkili: abu_hayat, Zulal, Berzah, inci

  • Reklam

fakir babası

İleti gulyaprak » 09 Mar 2007, 14:35

Çocukluğu yoksulluk içinde geçen bir adam çok çalışarak zengin olmuş. Hanlar, köşkler yaptırmış. Tarlalar, bahçeler satın almış. Yıllar önce yalınayak gezdiği günleri ve o günlerde:

“ Allah’ım, bana yardım et. Beni yoksulluktan kurtar, zengin et. Söz veriyorum, helal para kazanacağım, kimseye kötülük yapmayacağım. Zengin olursam, yoksullara yardım edeceÄŸim ve hiç kimsenin yalınayak gezmesine izin vermeyeceÄŸim “ diyerek ettiÄŸi duayı unutmuÅŸ. Kazanmak, hep kazanmak, daha fazla kazanmak istemiÅŸ. Gözü paradan-maldan baÅŸka bir ÅŸey görmez olmuÅŸ. Masraf olmasın diye de evlenmemiÅŸ. Kırk yaşına girdiÄŸi gün atlara binip adamlarıyla birlikte kasabaya giderken yolda yaÅŸlı bir adam görmüş. YaÅŸlı adamın ayakkabısı yokmuÅŸ, yalınayakmış. Zengin adam atından inmiÅŸ, yaÅŸlı adamın yanına gelmiÅŸ:
“ Beybaba, neden yalınayak gezersin? “
“ Ah oÄŸlum, fakirim, ayakkabı alacak param yoktur.”
“ Ne yer, ne içersin? “
“ Halime acıyanlar olur, bir dilim ekmek, bir kap yemek verirler. Dereden, gölden su içerim. Günde bir öğün yemek yeter bana. Ayakkabım olsaydı halime şükrederdim.”
“ Bu haline mi şükrederdin? Şükredecek halin mi kalmış senin? “
“ OÄŸlum, sen zenginsin herhalde.”
“ Eh, zenginim, ne olmuÅŸ? Çok çalışıp helal para kazandım. Zengin olmak suç mu? “
“ Gel bir ayakkabı alıver bana, sevaptır. “
“ Allah’tan iste. Ben dilencileri sevmem. “
“ OÄŸlum, ben dilenci deÄŸilim. İlk defa birinden bir ÅŸey istedim. Hani dedim yardım etmek istersin belki. “
“ Hayır, yalan söylüyorsun. Dilencisin sen. Ona, buna yardım etseydim zengin olamazdım. “
Daha sonra zengin adam atına binmiş. Adamlarıyla birlikte giderken, yaşlı adam arkasından:
“ Zenginler de yalınayak gezer, bunu unutma “ diye bağırmış.
Aradan aylar geçmiş. Zengin adam daha da zenginleşmiş ve o ülkenin en zengin adamı olmuş. Fakat yaşlı adamın son sözü hiç aklından çıkmamış. Bir gün yalınayak gezmemek için hanlarına, köşklerine yüzlerce çift ayakkabı doldurmuş. Mağaralara, ağaç kovuklarına tahta sandıklar içinde ayakkabı saklamış.Toprağa ayakkabı gömmüş. Artık huzur bulmuş çünkü malını, mülkünü kaybetse, hiç parası kalmasa bile oraya-buraya sakladığı ayakkabılar ona ömrünün sonuna kadar yetermiş.

Bu arada zengin adamın başına bir dert peydah olmuş. Ayak tırnakları gün geçtikçe uzuyormuş, ama kesilmiyormuş. Hani demiri kesen alet bile faydasız olmuş. Özel ayakkabı yaptırmış, daha büyük, daha büyük derken, ayakkabılar ağır gelmeye başlamış. Sonunda iki yol kalmış: Ya hiç yürümeyecek oturacak, ya da yalınayak gezecek. Oturmayı denemiş ama bu ona çok zor gelmiş. Başlamış yalınayak gezmeye. Önceleri biraz sıkılmış, utanmış, fakat zamanla alışmış. Yalınayak gezdikçe ayak tırnakları gittikçe kısalmış ve eski haline dönmüş. Zengin adam ayak tırnaklarının iyice kısaldığı günler ayakkabı giyerse, ertesi sabah uyandığında ayak tırnakları uzamış oluyormuş. Günlerden bir gün adamlarıyla birlikte giderken yaşlı adam karşısına çıkmış. Yaşlı adamla zengin adam arasında şu konuşmalar geçmiş.
YaÅŸlı adam: “ OÄŸlum, bana ayakkabı alır mısın? “ diye sormuÅŸ.
Zengin adam: “ Aman beybaba, ne demek? İstersen sana yüz çift ayakkabı alayım. ”
“ OÄŸlum, ben yüz çift deÄŸil, bir çift ayakkabı istedim. Hani yalınayak gezmek kolay deÄŸildir. Bunu ayakkabısı olanlar bilemezler. Bilmem anlatabildim mi? “
“ Anlattın beybaba, hem de çok iyi anlattın. İlerde bir ayakkabıcı var. Önden sen buyur da oradan sana ayakkabı alayım. “
“ Ah oÄŸlum, beni ne kadar sevindirdiÄŸini tahmin edemezsin. Allah da seni sevindirsin. ”
Yaşlı adam ayakkabıcıdan bir çift ayakkabı seçip giymiş ve zengin adamla vedalaştıktan sonra yürüyüp gitmiş. Zengin adam o günden sonra fakirlere bol bol yardım etmiş, fakirleri hanlarında, köşklerinde barındırmış. Onlara her gün bedava yemek vermiş. Güzel elbiseler, cici ayakkabılar dağıtmış, adı fakir babasına çıkmış. Fakir babası bir gün ayakkabı giymeyi denemiş ve aradan günler geçtiği halde ayak tırnaklarının uzamadığını görmüş.
Kullanıcı avatarı
gulyaprak
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
İleti: 937
Kayıt: 08 Kas 2006, 00:00

İleti abu_hayat » 10 Mar 2007, 18:51

Bu ibretlik hikayeyi bizimle paylaştığın için Allah ebeden razı olsun ablacım..
İnsanlar gerçektende "ne oldum?" dememeli, "ne olacağım?" demeli.. Verdiği vaadleri(ki özelikle Allah a) unutmamamlı.. Ama sanırım biz o unutma işini en başta yaptık:( Galu belada verdiğimiz sözleri/kimi zaman unutmakla..
Rabbim uyandırsın kalplerimizi.. Kalpler Allah ın elinde, onları islam dini üzerine sabit kılsın inşallah.
Allah ı unutmayalım inşallah.. Yoksa unutana unuttururum diyor.. ne kadar acı.. bir adım uzaklaşıyorsun bir adım daha bir bakmışsın gerçekten aklına gelmez olmuş Allah adı..

Bir adım yaklaşıyorsun daha yaklaşasın geliyor.. Yaklaşıyorsun daha da..
Bana bir adım yaklaşana on adım yaklaşırım, on adım yaklaşana koşarak gelirim.. buyuruyor ya.. (temsilde hata olmasın)
Kullanıcı avatarı
abu_hayat
İçerik Sorumlusu
İçerik Sorumlusu
 
İleti: 586
Kayıt: 03 Arl 2006, 00:00


  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Gösterim
    Yazar

  • Reklam

Kıssadan Hisse

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir