Baharı beklerken : Makaleler

Baharı beklerken

İslami İçerikli Makaleleri Paylaşabileceğiniz Alan

Yetkili: Zulal, Berzah, inci

  • Reklam

Baharı beklerken

İleti gulyaprak » 13 Mar 2007, 14:32

Mualla Erceylan



Bir tefekkür iklimindeyiz.
Söz(ler) anahtarıyla, gönül kapılarını açmak için…
Ümitsizliği dipsiz kuyulara atıyoruz önce.
Ve Kur’ân, “DaÄŸlar zemine direk kılındı’’ ayetiyle tebessüm ediyor bize.
Hafıza arşivindeki manzara muhteşem:
Bazen başı dumanlı, çoÄŸu zamanda kuÅŸ uçmaz, kervan geçmez diye tanımışız onları. Heybetli duruÅŸuyla güven telkin eden daÄŸlar, genelde yeryüzünün bereketli çehresi. Özelde ise, heybesinde müjdelerle dönen nice büyüklerin vazgeçilmez adresi…
DaÄŸ, kendine çeker onları…
Ve toprağın ipekten yüzünü serer, kir yüklü masivanın bütün çarklarını atarak gelen misafirlerine…
Tur Dağı, Hz. Musa’ya iltifat olan kelâmın, nübüvvet toprağında boy veren adıdır. Ve dağın, vefalı iklimidir, “yedi güzel genci” üç yüz dokuz yıl baÄŸrında saklayan…
Dünyanın var oluÅŸunda daÄŸlar, zemine direk kılındı ya… En mukaddes çaÄŸrılar da yine daÄŸlardan gelir.
Hak kapısının sadık hizmetkarı Cibril, dağın ev sahipliÄŸi ve maÄŸaranın hizmetkarlığında Rahmet Peygamberinin (a.s.m.) kemalini seyreder…
Sükutu bozan ilk ses:
“Oku!”
En güzel okuma gerçekleÅŸir, en “güzel’’ ile konuÅŸurcasına… Bahar görmemiÅŸ gönüllere, bu okumadan, kırkikindiler yaÄŸar.
Fıtrat, hakikate hasretken, güneş doğmuştur artık. İnsanlık vadisinin yamaçlarını aydınlatmak için.
Ve Hira… İlk ÅŸahididir, güftesi müjde olan, İlâhî bestelerin…
Dağın kalbidir maÄŸara. Asla ihanet etmez barındırdıklarına… Örümcek ve güvercin, asırlar önce maÄŸarada sınanır… Ve bugün, bir davanın yürekten haykırışı, orada yankılanır.
“Davam!”
Bu öyle bir dava ki, hayat kurtaran iksirdi.
Yıllar yılı ömrünü, davasına vakfetti…
Yirminci asrın minaresinin başında duran, çağın çile insanıdır O. Asrın tartışmasız müceddidi. Erek Dağının zirvesinden, selam verirken yıldızlara, “HoÅŸ geldin, safa geldin” kucaklamasıyla karşılanır Çam Dağında.
Katran aÄŸacı, Yıldız Sarayına deÄŸiÅŸilmeyen, yıldızlarda bir saraydır onun için…
Yükü ne Osmanlıdır, ne de âlem-i İslâm sadece… İnsanlığı omuzlar, daÄŸların zirvesinde.
Kalplerde iman güneÅŸi batarken, karanlık olan gece deÄŸildir elbet…
Hayatın çile yüklü kutsal yanına, yepyeni sayfalar açılır. Gül bahçesine giden yollarda, dikenler bile bir hoÅŸ. Kıymetini arttırır güllerin… Öyle ya, alimler, varisidir peygamberlerin.
Çileyle yoÄŸrulmuÅŸ ruhuna, dağın, zindanın ve tecrid-i mutlakın tahammül tahtında, sabrın iltifatı yüklenir. İşte böylece ihtiyarlayan zamana inat, taptaze edasıyla, Kur’ân hakikatleri boy verir.
Ve sen ey baharı bekleyen nefsim!
Hira’dan yankılanan İlâhî kelâmdan, iffet dersi alanlar, Meryemce okuyanlardır. Kışın ÅŸiddetinden sonra, asude baharı yakalayanlar, bahçıvanlardır.
Dağlarda filizlenen müjdeleri seyretmekle, bahara ulaşamazsın. Ruhunu cesedine ezdirmeyesin ki, bahar bestesini duyasın.
Ey nefsim! Bahçeni sürüp, tohumlarını ekerek, hiç ona hazırlık yaptın mı? Bahar gelir geçer de, bahçende bir çiçek bile bitmeyebilir
Bizim aile dergisi
Kullanıcı avatarı
gulyaprak
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
İleti: 937
Kayıt: 08 Kas 2006, 00:00

İleti salih » 13 Mar 2007, 16:28

GÜZEL BİR MAKELE ALLAH RAZI VE MEMNUN OLSUN.
Kullanıcı avatarı
salih
Özel Üye
Özel Üye
 
İleti: 501
Kayıt: 17 Arl 2006, 00:00


  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Gösterim
    Yazar

  • Reklam

Makaleler

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir