Sıkıntılara İman Gözlüğüyle Bakmak... : İslami Bilgi ve Kaynaklar

Sıkıntılara İman Gözlüğüyle Bakmak...

İslâmla ilgili bilmek istediklerimiz, dînimizin güzellikleri, Rabbimizin emir ve yasakları...

Yetkili: Ertugrul, abu_hayat, Zulal, Berzah, ucharfbesnokta

Forum kuralları
Yazılarınızda mutlaka kaynak belirtiniz. Sadece site linkli kaynaklar kabul edilmemektedir. Konularınızın silinmesine sebep olabilir.
  • Reklam

Sıkıntılara İman Gözlüğüyle Bakmak...

İleti semair » 13 Mar 2007, 18:20

Nisa Sûresi’nde, "Kim bir kötülük yapar, günah iÅŸlerse cezasını mutlaka görecektir.", buyuruluyor. Bu mealdeki ayetlerin geliÅŸinden sonra bazı hassas insanlar Efendimiz (sas) Hazretleri’ne gelerek endiÅŸelerini açıklayıp derler ki:

-Ya ResulAllah, ne olacak bizim halimiz? Ayetlerde "Kim bir kötülük yapar, günah işlerse cezasını görecektir.", buyuruluyor. Bizler ise günahtan hali olamıyoruz. Bazen nefsimize uyarak, bazen de gaflete dalarak günaha maruz kalıyor, yanlışa düşebiliyoruz. Bunların hepsinin de ahirette cezasını göreceksek nasıl dayanacağız ahirette biriken bunca cezalara?

Efendimiz’in (sas) müjde mahiyetindeki rahatlatıcı cevabı şöyle olur:

-Siz hayat boyunca hiç hastalanmıyor musunuz? Sıkıntı ve üzüntülere maruz kalmıyor musunuz?

-Hastalandığımız da oluyor, sıkıntı ve üzüntülere maruz kaldığımız da oluyor.

-İşte o sıkıntı ve üzüntüler, işlediğiniz bazı günah ve hataların cezasını teşkil eder. Dünyada çekilen sıkıntı ve maruz kalınan zorluklar günahların kefareti yerine geçer. Şayet sabreder de şikâyetçi olmazsanız.

Bu cevaptan sonra o insanlar sıkıntı ve üzüntüye maruz kaldıklarında aşırı üzülmemişler, inşAllah günahlarımızın kefareti yerine geçer, affımıza sebep olur diyerek zorluklar içinde de bir mutluluk duygusuna sahip olmuşlar, dayanma gücü kazanmışlardır.

Demek ki kötülükleri, günahları cezasız bırakmayan Allah (cc), hastalıkları, çeÅŸitli sıkıntı ve musibetleri bu günahların cezası yerine kabul etmektedir. Böylece sıkıntı ve zorluklara maruz kalan insanlar bir bakıma günah ve kusurlarının cezasını burada çekmekte, ahirete tehirinden de kurtulmuÅŸ olmaktalar. Bundan dolayı, maneviyatta ilerlemiÅŸ, sıkıntılara iman gözlüğüyle bakmaya baÅŸlamış insan, başına gelen zorluk ve sıkıntılardan sonra ’inÅŸAllah günahlarımın affına sebep oluyor’ diyerek ÅŸikâyet etme duygusuna girmez, hep sabır içinde şükretme huzuru yaÅŸar.

Anlaşılan odur ki, imanlı insanların dünyada hastalık, yokluk, kaza.. gibi çok çeşitli zorluklara maruz kalması yine de o insanların hakkında hayırdır, sonucu itibarıyla lehinedir. Çünkü işlediği bazı günahların, hataların cezasını böylece dünyada çekmezse ahirete tehir edilecektir. Ahiretin cezası ise dünyadaki ile kıyas kabul etmeyecek kadar ağır olacaktır. Ayrıca burada başa gelen peşin sıkıntılar insanın günah ve kötülükte daha da ileriye gitmesine de engel olur, ikaz olup aklını başına almasına da sebep teşkil eder...

Zaten inanmış insanlara günahlarının cezası çoÄŸunlukla dünyada gelir, ahirete tehir edilmez. Bu, Allah’ın onları yine sevdiÄŸinin ve koruduÄŸunun da iÅŸareti olur. EÄŸer bir kula bunca günah ve isyanlarına raÄŸmen bir sıkıntı ve zorluk gelmiyor, bir ikaza maruz kalmıyor da, şımarıklık ve günahkârlığını devam ettiriyorsa, onu ahirette, dünyada cezasını hiç ödemediÄŸi günah yığını bekliyor demektir. Asla hayrına deÄŸildir burada cezasız kalması, isyan ve tuÄŸyanına da devam etmesi. Bu sebeple imanlı insanlar burada baÅŸlarına gelen sıkıntılardan, musibetlerden dolayı hep sabretmiÅŸ, ahirete tehir edilmeyip de dünyada verilen bir uyarı olarak yorumlayıp bir nevi sıkıntı içinde teselli bularak teslimiyetlerini sürdürmüş, bu anlayışlarıyla da yine kazanmışlardır. Efendimiz, imanlı insanın bu kazanma anlayışını ÅŸu özel ve güzel hadisiyle açıklamıştır:

- İmanlı insanın anlayışına hayret edilir. Çünkü üzülecek bir sıkıntıya maruz kalsa sabreder kazanır; sevinecek bir nimete nail olsa şükreder yine kazanır. Böylece imanlı insan, hayatındaki her olayı hakkında hayra çevirir. Ya sabreder kazanır, ya şükreder kazanır. Her iki halde de hep kazanır, hiç kaybetmez..

İşte bundan dolayı hayata iman gözlüğüyle bakanların hali hep aynı olur:

- Ya sabreder kazanır, ya da şükreder kazanır.

-Yeter ki bu gerçeğin farkında olsun, hayata iman gözlüğüyle bakmasını bilsin.
Kullanıcı avatarı
semair
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 21
Kayıt: 13 Mar 2007, 00:00


  • Reklam

İslami Bilgi ve Kaynaklar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir