AYNA


Edebi Metinlerimizi ve Denemelerimizi Paylaşalım.

Moderatörler: ucharfbesnokta, Ertugrul

AYNA

Mesajgönderen esila » 24 Eyl 2008, 16:44



Adamın biri, ilk defa gittiği şehrin tarihi çarşısına uğradığında, bir dükkâna girerek;
— Hatıra eşya almak istiyorum, demiş. Ne tavsiye edersiniz?

Dükkân sahibi yaşlı zat, adamı tepeden tırnağa süzüp:
— Buranın en meşhur mali, aynalardır evladım, demiş.
Ama onları almaya güç ister.

Adam, hiç düşünmeden:
— Ben, yasadığım şehrin en zengin insaniyim, diye atılmış. Benim için para önemli değil.

İhtiyar, dudak büküp:
— Insaallah gücün yeter, demiş. Çünkü padişahlar bile alamadı onları

Adam, ses tonunu iyice yükselterek:
- Benim elde edemeyeceğim şey yoktur!..diye direnmiş. Fiyatları ne kadar?

İhtiyar adam:
— Seçeceğin aynaya bağlı, diye gülümsemiş. Günümüze ait aynaları normal fiyata alabilirsin. Fakat eski aynalar pahalıdır. Hele hele antikalara gücün yetmez.
Ama geleceğin aynası bedavadır, fakat onu görsen pek beğenmezsin.

Adam, bu sözleri pek anlamamış. Ama merakından çatlayacak gibiymiş. Aynaları bir an önce görmek istediğinden, yaslı adam koluna girip, dükkânın arka bölümüne geçmiş.

Yaslı adam, elindeki baston ile işaret ederek:
— Sana ilk önce günümüze ait aynayı göstereyim, demiş. Çerçevesi gümüştendir. Fiyatıysa sadece üç altindir.

Adam, duvarda asili duran kristal aynayı kısa bir süre incelemiş. Ve ona bakarak saçlarini düzelttikten sonra:

— Bunun bir özelliğini görmedim, demiş. Evimde de bundan üç dört tane var.

Yaslı adam, seke seke ilerleyerek
— O halde bu aynaya bak! Demiş Çeyrek asır öncesine aittir. Çerçevesi bakırdandır. Fiyatı ise yüz kese altındır.

Adam:
— Herhalde saka yapıyorsunuz, diye gülümsemiş. Böyle basit bir ayna, on altın bile etmez.

İhtiyar adam:
— Ben sana söylemiştim! Diye kızmış. İsterseniz vazgeçin.

Adam, is olsun diye aynaya baktığında, bağırmamak için kendini zor zaptetmis. Gözlerini ovuşturarak baktığı aynadaki görüntü, onun yirmi beş
Yıl önceki haline aitmiş. Ne başının büyük bölümünü saran beyaz saçlar varmış bu görüntüde, ne de yüzünü kırış kırış eden derin çizgiler.

Adamın aynaya takılan gözleri, biraz sonra fal tası gibi açılmış. Çünkü aynadaki gençlik görüntüsünün hemen arkasından, sevdikleri geçiyormuş birer birer.

Büyük bir dehşet içinde:
— Aman Allah’ım! Diye bağırmış. Bu geçen, kız kardeşim değil miydi? Hem de henüz kanser olmadan önce.

Daha sonra, en sevdiği teyzesi ve dayısı da geçmişler, adamın görüntüsü ardından. Her ikisi de, çeyrek asır önceki halleriyle.

Adam, dayanamayıp basını çevirmiş aynadan. İhtiyar, ona sokulup:
— Bu isten vazgeç! Demiş. Zaten birçok insan da öyle yaptı.

- Hayır!. Diye itiraz etmiş adam. Kardeşimi özlemiştim, dayımla teyzemi de.

- Peki!. Demiş ihtiyar. Su gördüğün bir antika aynadır. Çerçevesi ahşaptır. Değeriyse bin kese altın eder.

Adam, oraya doğru ilerlerken, korkusundan vazgeçmiş.
Ama merakını yenemeyip aynaya baktığında, küçük bir çocuk gibi çiğlik atmış. Yedi sekiz yaslarında bir çocuk duruyormuş karsısında. Soluk yüzlü, incecik, dişleri dökük ve saçları dağınık bir çocuk.

- Aman Allah’ım!.. Diye bağırmış. Bu benim çocukluğum. Cebimdeki sapan bile duruyor.

Adam, biraz sonra sendeleyerek duvara tutunmak zorunda kalmış. Bu sefer, 30–35 yaslarındaki halleriyle annesi ve babası geçiyormuş geriden. Daha sonra da, nur yüzlü dedesi. Annesi, her gün defalarca yaptığı gibi, öpüvermiş onu yanağından.
Babası ise, er zamanki sakacılığıyla, ensesine bir şaplak atmış yavrusunun.

Adam, kaçarcasına uzaklaşmış oradan. İhtiyarin yanına yığılmış ağlayarak.

Yaslı adam:
- Gerçek aynalar böyledir evladım!.. Demiş. Bu yüzdende ulaşılmaz onlara.

Adam, biraz olsun kendine geldiğinde, dükkândan atmak istemiş kendini. Fakat tam çıkacakken:

— Bedava aynalardan söz etmiştiniz, demiş. Onu da merak ettim.

İhtiyar adam:
- Ona hiç bakma evlat!. Diye atılmış. Bu gün çok fazla yoruldun, kalbin dayanmaz.

- Mutlaka bakmalıyım!. Diye ısrar etmiş adam. Gördüğüm şeylere artik alıştım. Yaslı adam, çaresiz kabul etmiş ve duvarlara asılanlardan farklı olarak, dükkânın döşemesi üzerine indirilen bir aynayı gösterip:

- İste bu da geleceğin aynası!. Demiş. Çerçevesi altından olup bedavadır. Ama onu hiç kimse almadı.

Adam:
— Geleceğin aynası ha! demişÜstelik de altından ve bedava...

İhtiyar, hiç sesini çıkartmamış. Adam ise, emin adımlarla aynaya doğru ilerlemiş ve bakmak için yere eğildiğinde oracığa yığılıp kalıvermiş.

Yaşlı adam:
Geleceğin aynasında ne göreceğini tahmin etmen ve ona göre hazırlıklı olman gerekirdi evladım, demiş.
Senin de gücün yetmedi demek ki...

İhtiyar adam, müşterisinin cansız vücudunu kucaklarken, onun aynadaki görüntüsüne bakmış.

Kuru bir iskelet görünüyormuş !
esila
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 12
Kayıt: 23 Eyl 2008, 23:00

Reklam

Dön Edebiyat

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir