KALEM BİTTİ !!!!! : Edebiyat

KALEM BİTTİ !!!!!

Edebi Metinlerimizi ve Denemelerimizi Paylaşalım.

Yetkili: abu_hayat, Zulal, Berzah

  • Reklam

KALEM BİTTİ !!!!!

İleti semair » 14 Mar 2007, 14:47

Ak kâğıt ile kara kalemin sevdaları, şimdi artık camaltı resimlerinde. Her kalemle her şey yazılmaz, bilirsiniz. Kamış kalem kâğıt üzerinde yazı yazarken tatlı bir cızırtı çıkarırdı. Buna eskiler sarîr-i hâme veya kalem feryadı derlerdi.



Aşağıdaki mısralar bu sebeple söylenmiş olsa gerektir.



Sarîr-i hâmeme siz güldünüz tahayyürle

Kalem feryad eder, ağlar mürekkeb

Beni nâdan eline verme yâ Rab!



O devir hokka ile dividin devri idi. O devir kalem efendileri ile birlikte tarihe karıştı.



Kurşun kalemde bir ahşap sıcaklığı vardı. O, mahrem duyguların süvarisi idi. İçten geldiği gibi yazılan, yazılıp da kâğıtla bile paylaşmaya kıyılamayan duyguların.



YaÅŸanılanı yazmak için bire bir idi kurÅŸun kalem. Sonra sus payı gibi üzerinde gezdirilen silgi. Kalemin derdi içindedir. Sahibi sırrı kendisiyle paylaÅŸmış, sırrı onun incecik gövdesine yüklemiÅŸtir. Taşıyabilir mi o narin gövde bunu? Rüyalarında bembeyaz kâğıtlar görür kurÅŸun kalem. Onlarn üzerinde gönlünce gezinip durur. Sonra bir yerden sahibi ansızın çıkıverir. “Sana güvenmiÅŸtim” diye seslenir. KurÅŸun kalem kan ter içinde uyanır.



Buna mukabil tükenmez kalem pervasız ve vurdum-duymazdır. Ne hürmetkârdır, ne itaatkâr... İki parmağım gözüne diye yazıyı âdeta dürte dürte sunar. Mahremiyete hiç saygısı yoktur. Buradaydı ama karaladım der gibi salananın yerini gösterir.



Dolmakalem adının ve görüntüsünün aksine kaprisli bir sevgilidir. Her duygu ve düşünce için ayrı tavırlar ister. O tavırlar, inceli kalınlı uçlarla dile gelir. Her zaman asildir. Sahibi için masanın üzerinde daima bir merasim hazırlar. Çantayı, çekmeceyi beğenmez o. Sürekli cepte gezmek ister.



Kalemlere veda... Hanım sultanlara dair bir selâm saklasın; Topkapı Sarayı’nda; sedef kamalı yazı takımları... Kalem bitti... Devir okuma-yazma emirlerinin uygulandığı devir. Sılaya hasret yok. O hasretten yarına devredilebilecek duyguların barınağı mektuplar da... Telgrafın tellerine kuÅŸlar konmuyor! Telefonun tellerine sevgiler özlemler konuyor. Bir gönülden bir gönüle tellerin üstünde büyüsü kalır mı kelimelerin?



Aşklar günübirlik; gençlik, sevgilisi için bile eline kalem almaya üşeniyor. Postacılar beyannameler, çekler, protestolar ve üç kelimelik bayram kartları taşır. Mektup mu? Unutulmuş... Yazılacak ne kaldı ki! Memur kafalı daktilo tuşlarından ukalâ bilgisayarlara uzanan bir hükümranlıkta.
Kullanıcı avatarı
semair
Yeni Üye
Yeni Üye
 
İleti: 21
Kayıt: 13 Mar 2007, 00:00

İleti DeRyA » 14 Mar 2007, 15:58

Yaşanılanı yazmak için bire bir idi kurşun kalem. Sonra sus payı gibi üzerinde gezdirilen silgi. Kalemin derdi içindedir.

içindedir kalemin dert...

yüregine saglık balım..
EY SEVGİLİ! Åžimdilik aÅŸk bana, güzellik sana nasib olmuÅŸ, bilmiÅŸ ol ki bunlar bize ِdünç verilmiÅŸtir. Yoksa ne o güzellik senindir, ne de bu aÅŸk benim  
Kullanıcı avatarı
DeRyA
Tecrübeli Üye
Tecrübeli Üye
 
İleti: 80
Kayıt: 06 Mar 2007, 00:00
Konum: İmanın dogdugu yerden...


  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Gösterim
    Yazar

  • Reklam

Edebiyat

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir