Allah-ü Teala; kimisine ekmek-su verir, kimisine ilim. İlimden kastım elif be yi bilmek değil elbet. Gerçek mânâ da Allah'ı bilmek ve O'ndan korkmak.
Kimisine sağlık verir, bu bir nimettir. Kimisine de sabrı. Bu daha güzel bir nimet. Kimisine mal mülk verirken, kimisine kanaati verir. Hepsi bir nimettir ve şükrü de ona göre olması gerek.
Hz. Ömer'in (r.a.) hutbesinden bir bölümünü buraya aktardım.
" Hamd ve sena Allâhü Teâlâ'ya mahsustur. O her şeye kadirdir, dilediğini yapar. Allâhü Teâlâ, bizi İslâm dînî ile şerefli kıldı. Muhammed aleyhisselâm ile doğru yolu gösterdi. Bizden dalâleti, sapıklığı kaldırdı. Buğz ve adavetten, ayrılık ve tefrikadan uzaklaştırdı. Ey Müslümanlar, bu büyük nimete hamd ediniz, zîrâ böyle yapmamız, ni'metin artmasına sebep olur. Allâhü Teâlâ, Kur'ân-ı Kerîmde buyuruyor ki: «Nimetlerimin kıymetini bilir, emrettiğim gibi kullanırsanız, onları arttırırım. Kıymetini bilmez, bunları beğenmezseniz, elinizden alır, şiddetli azâb ederim»Yine buyuruyor ki: «Allah'ın hidâyet ettiği kimse, o doğru yol üzeredir. Şaşırttığı kimse için de, asla doğru yolu gösterici bir yardımcı bulamazsın.» (Sûre-i Kehf: 17)Sizlere kendisinden başka her şey fâni olan, kendisi bakî olan, Allâhü Teâlâ'dan korkmayı tavsiye ederim. O'na itaat eden, evliyasından olur. O'na isyan edenin âhireti yok olur. "
Siyer-i Nebi _Muhtasar İslam Tarihi _Fazilet Neşriyat



