Ayasofya Müzesi


Birbirinden Güzel Mekanlar Hakkındaki Bilgilendirici Yazılar ve Resimler

Moderatörler: Ertugrul, ucharfbesnokta

Ayasofya Müzesi

Mesajgönderen Med_Cezir » 04 Nis 2007, 22:07



Ayasofya Müzesi (Ayasofya Cami veya Ayasofya Kilisesi), Bizans İmparatoru I. Jüstinyen tarafından M.S. 537 yılında İstanbul'un eski şehir merkezine inşa ettirildi. "Kutsal Bilgelik" anlamına gelen "Hagia Sophia", Yunanca: Αγιά Σοφιά adı verilen bina 6 yılda tamamlandı.

Ayasofya, sanat tarihi ve mimarlık dünyasının baş yapıtları arasında yer alır. Başlangıçta bir kilise olarak inşa edilen ve Osmanlı döneminde camii'ye çevrilen Ayasofya, günümüzde bir müze olarak hizmet vermektedir.

Bizans tarihçileri (Theophanes, Nikephoros, Gramerci Leon) ilk Ayasofya'nın İmparator I. Konstantinos (324-337) zamanında yapıldığını ileri sürmüşlerdir. Bazilika planlı, ahşap çatılı bu yapı, bir ayaklanma sonunda yanmıştır. Bu yapıdan hiçbir kalıntı günümüze gelmemiştir.

İmparator II. Theodosius, Ayasofya'yı ikinci defa yaptırmış ve 415'te ibadete açmıştır. Yine bazilika planlı bu yapı 532'de Nika ihtilali sırasında yanmıştır. 1936 yılında yapılan kazılarda bununla ilgili bazı kalıntılar ortaya çıkmıştır. Bunlar mabede girişi gösteren basamaklar, sütunlar, başlıklar, çeşitli mimari parçalardır.

İmparator Justinianus (527-565) ilk iki Ayasofya'dan daha büyük bir kilise yaptırmak istemiş, çağın ünlü mimarlarından Miletos'lu İsidoros ve Tralles'i Anthemios'a günümüze ulaşan Ayasofya'yı yaptırmıştır. Yapımına 23 Aralık 532'de başlanmış, 27 Aralık 537'de tamamlanmıştır. Miletli Isidore ve Trallesli Anthemius tarafından tasarlanan binanın Aralık 557 depreminden sonra zayıflayan kubbesi Mayıs 558'de çökünce farklılaştırılarak yeniden inşa edilmiştir. Anadolu'nun antik şehir kalıntılarından sütunlar, başlıklar, mermerler ve renkli taşlar Ayasofya'da kullanılmak üzere İstanbul'a getirilmiştir. Döneminin en geniş kubbesine sahip olan yapı, asırlar boyunca sık sık çöküp yenilendi.

Bizans dönemi mimarisinin ve sanatının en görkemli örneklerine sahip olan yapı, Mimar Sinan'ın yaptığı Süleymaniye ve Selimiye Camii'nin esin kaynağı oldu. 916 yıl kilise olarak kullanıldıktan sonra 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u ele geçirmesiyle camiye dönüştürüldü, cumhuriyetin ilanından sonra 1935 yılında Atatürk'ün emriyle müze olarak kullanılmaya başlandı.

Mimari yönden incelendiğinde büyük bir orta mekân, iki yan mekân (nef), absis, iç ve dış nartekslerden meydana gelmiştir. İç mekân, 100 x 70 m. ölçüsünde olup, üzeri dört büyük ayağın taşıdığı 55 m. yüksekliğinde, 30.31 m. çapında kubbe ile örtülmüştür.

Ayasofya'nın mimarisinin yanı sıra mozaikleri de büyük önem taşımaktadır. En eski mozaikler iç narteks (Bizans kiliselerinde avluya verilen isim) ve yan neflerde altın yaldızlı geometrik ve bitkisel motifli olan mozaiklerdir. Figürlü mozaikler 9.-12. yüzyıllarda yapılmıştır. Bunlar İmparator kapısı üzerinde, absiste, çıkış kapısı üzerinde ve üst kat galeride görülmektedir.

Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'a girişinin ardından ilk iş olarak Ayasofya'nın onarılmış olması dikkat çekicidir.Bazı rivayetlere göre camii'nin kıblesi ters olduğu için eli ile duvarı kıbleye doğru iterek düzelttiği anlatılır. Ayasofya'daki papaz odalarını medrese olarak faaliyete başlatmış, İstanbul Üniversitesi'nin temeli sayılan bu medreseler 1934 yılında Müzeler Müdürlüğü tarafından her nedense yıktırılmıştır.



ResimResim
Helalin fazlası hesap, haramın fazlası azaptır.
İletişim: destek@islamiyasam.com
Med_Cezir
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
Mesajlar: 1966
Kayıt: 11 Eki 2006, 23:00
Konum: İstanbul

Mesajgönderen Ertugrul » 04 Nis 2007, 23:33

hz.fatihin emaneti olan ayasofya camisi :!: malesef müze olarak ziyaret ediliyor,etrafındaki padişah sadrazam vs. kabirleri ise kaderine terk edilmiş.buda bizim ayıbımız heralde,bu şaheseri gölgeliyoruz. gerçi kuran kursu olsaydı bahçesinde kesin tamirata alınırdı cami.
Tende kudret nerden olsun nimet-i cân şükrüne,Bin dilim olsa yetişmez bir dilim nân şükrüne..ertugrul@islamiyasam.com
Ertugrul
Forum Sorumlusu
Forum Sorumlusu
 
Mesajlar: 935
Kayıt: 12 Şub 2007, 00:00
Konum: İstanbul

Mesajgönderen hilal1453 » 21 Eyl 2007, 15:48

Tarihimize sahip çıkamadık ve FATİH SULTAN MEHMET'in kıyamet kopana kadar camii olarak kalmasını istediği AYASOFYA'nın müzeye çevrilmesine seyirci kaldık.
hilal1453
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 5
Kayıt: 20 Eyl 2007, 23:00

Mesajgönderen abu_hayat » 21 Eyl 2007, 16:21

Evet . Eğer bu isteği Herhangi bir Avrupalı söyleseydi Ve tutulmasaydı buz söz kıyametler kopardı yer yerinden oynardı.. Ama bu ülkenin var olmasını sağlayan Canlarını ortaya koyan Herşeyelrini feda eden bu güzel insaların sahip oldukları bir şeyi vasiyet etmesi sonucunda bize emanet kalan güzelliklere (vasiyetine) bile sahip çıkamıyoruz. Ne acı! Öyle bir acı ki yürek gerçekten yanıyor.. Eğer gerçekten millet olarak bunun bilincinde olsak hepimizin yüreği yanardı böyle göz yummalarda olmazdı!
abu_hayat
İçerik Sorumlusu
İçerik Sorumlusu
 
Mesajlar: 569
Kayıt: 03 Ara 2006, 00:00


Dön Tarihi ve Kültürel Mekanlar

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir