Ka'b İbnu Ucre'den gelen bir rivâyet şöyledir: Resülullah (s.a.) yanımıza gelmişti:
"Ey Allah'ın Resülü, dedik, sana nasıl selâm vereceğimizi öğrendik. Ama, sana nasıl salât okuyacağız?" dedik. Şöyle söyleyin dedi:
"Allahümme salli alâ Muhammed'in ve alâ âli Muhammedin, kemâ salleyte alâ İbrahime, inneke hamîdun mecîd. Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ âli İbrahime, inneke hamîdun mecîd."
(Allahım! Muhammed'e ve ailesine rahmet kıl, tıpkı İbrahim'e rahmet kıldığın gibi. Sen övülmeye lâyıksın, şerefi yücesin. Muhammed'i ve ailesini mübarek kıl, tıpkı İbrahim'i mübarek kıldığın gibi. Sen övülmeye lâyıksın, şerefi yücesin) (Buhârî, da'avât 33: Müslim, salât 66)
“Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammed” (Allahım! Muhammed'e ve ailesine rahmet kıl) yahut da “Sallallahü aleyhi ve sellem” diyerek de salavat getirilir.





