Eğer bir gün yolunuz üniversiteye düşerse ;utangaç bir kız yüzüyle karşılaşırsanız ,başını yerden kaldırmıyorsa,gözlerine hüzün düşmüşse ,karanlık değmişse bakışlarına ,gece gökyüzünü seyretmekten ay ışığının yüzü kalmışsa yüzünde,gözlerinden yıldızlar dökülüyorsa mesela ,nereye baktığı anlaşılmıyorsa ,her şey gözlerinde kayboluyorsa, kirpiklerine yakamozlar takılmışsa ,gözleri denize bakan bir balıkçının gözleri gibiyse.
Eğer bir gün yolunuz bir üniversiteye düşerse;genç gürültülerin arasında sessiz bir kıza rastlarsanız ,kalabalığın arasında bir sükut gibi duruyorsa ,tam konuşacakken dudakları titriyorsa ,saklamak gereken bir sırrı taşıyormuş gibi ,bir orta çağ bilgesinin susuşu gibiyse sessizliği,henüz verenin yaratılmadığı zamanlardan kalma bir sükuttaysa mesela,
Eğer bir gün yolunuz bir üniversiteye düşerse;başlarını taramayı becerememiş bir kızla karşılaşırsanız , konuşurken saçlarını savurmuyorsa , sıkı sıkıya tokalarla yapıştırmışsa saçlarını, güzelliğinden utanıyorsa mesela, yaz sıcağında boğazlı bir kazak giymişse , bir pardösü giyip yün bir başlık takmışsa kafasına ,yada modası geçmiş bir şapka takıyorsa ellerini sürekli başına götürüyorsa ,saçlarını tıkıyorsa şapkasının içeri ,ürkekse bir başına.
Bilin ki o kız başörtüsü mağdurudur.Bilin ki bir kez daha kaybetmişmişiz demektir.
Bilin ki bir kez daha kaybetmiÅŸmiÅŸiz demektir.
Bilin ki bir kez daha kaybetmiÅŸmiÅŸiz demektir.
(alıntıdır)






