BEYNE`L-HAVF VE`R-RECÂ (KORKU İLE ÜMİT ARASI YAŞAMAK) : Fıkıh ve Akaîd

BEYNE`L-HAVF VE`R-RECÂ (KORKU İLE ÜMİT ARASI YAŞAMAK)

İslam Fıkıh ve Akaid Bölümü

Yetkili: Ertugrul, abu_hayat, Zulal, Berzah, ucharfbesnokta

Forum kuralları
Yazılarınızda mutlaka kaynak belirtiniz. Sadece site linkli kaynaklar kabul edilmemektedir. Konularınızın silinmesine sebep olabilir.
  • Reklam

BEYNE`L-HAVF VE`R-RECÂ (KORKU İLE ÜMİT ARASI YAŞAMAK)

İleti Berzah » 03 AÄŸu 2009, 11:08

Korku ile ümit arasında bulunmak. Havf korku, recâ ise ümit demektir.

Kur`an-ı Kerîm ve Hadîs-i şeriflerde korku ve ümit arasında bulunmaya teşvik eden hükümler vardır. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Allah`ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Şüphesiz ki Allah bütün günahları affeder. Çünkü o çok bağışlayıcı ve pek merhametlidir. " (ez-Zümer, 39/53).

"Onlar korkarak ve ümit ederek Rablerine dua ederler. " (es-Secde, 32/16).

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) de şöyle buyurur:

"Müminler Allah`ın azap ve azabının miktarını bilselerdi hiç biri Cennet`i ümit etmezdi. Kâfirler de Allah`ın rahmetinin ne kadar çok olduğunu bilselerdi hiç biri O`nun rahmetinden ümit kesmezdi." (Müslim, Tevbe 23).

Bu ve benzeri ayet ve hadisler gözönünde bulundurularak denilmiştir ki;

"kul sıhhat halinde korkulu ve ümitli bulunmalı, havf ve recâsı birbirine eşit olmalı; hastalığı halinde de recâ (ümit) yönü kuvvetli olmalıdır." (Nevevî, Riyazü`s-Salihîn Tercümesi, I, 479).

Havf (korku) gelecekle ilgilidir. Çünkü insan ya başına hoşlanmadığı bir şeyin gelmesinden, ya da arzu ettiği bir şeyi elde edememekten korkar. Kulun Allah`tan korkması, Allah`ın kendisini dünya ve ahirette cezalandırmasından korkması şeklinde olur. (Kuşeyrî, Risale (çev. S. Uludağ) s. 263)..

Recâ da "ileride meydana gelmesi umulan arzu edilen bir şeye kalbin duyduğu ilgidir."

İslam Fıkhı Ansiklopedisi
Kur'an, yaşantıya asılarak şeytanı savar.Duvara asılarak değil !
Berzah
Forum Sorumlusu
Forum Sorumlusu
 
İleti: 1053
Kayıt: 12 Kas 2006, 00:00
Konum: YaÄŸmurun memleketinden...

Re: BEYNE`L-HAVF VE`R-RECÂ (KORKU İLE ÜMİT ARASI YAŞAMAK)

İleti melek65 » 03 AÄŸu 2009, 17:25

ALLAH razı olsun...
...hüzünle titreyen gönle ince bir ah dokunur......kalbi kırık olanın kalbine ALLAH dokunur...
Kullanıcı avatarı
melek65
Özel Üye
Özel Üye
 
İleti: 636
Kayıt: 11 Eyl 2008, 23:00
Konum: ...eylül bakışlım...

Re: BEYNE`L-HAVF VE`R-RECÂ (KORKU İLE ÜMİT ARASI YAŞAMAK)

İleti senanur65 » 03 AÄŸu 2009, 20:41

Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin; doğrusu kâfirlerden başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez.»(Yusuf 87)

Ümit etmek Kuran'da müminlerin önemli bir vasfı olarak belirtilmiştir.
Ümitvar olmak aynı zamanda kişinin imanının da bir göstergesidir. İnsan
imanı ölçüsünde Allah'tan umut eder, O'nun rahmetine ve sonsuz nimetlerine
kavuşmak için büyük bir özlem duyar.
Çünkü Allah iman edenlere hem bu
dünyada hem de ahirette çok büyük güzellikler vaat etmiştir. Kişi de Allah'a
olan güveni, yakınlığı, teslimiyeti ve samimiyeti derecesinde bu nimetlere
kavuşmayı ümit eder.
Her olayın yalnızca Allah'ın dilemesi ile
gerçekleştiğini bildiği için hiçbir konuda üzüntüye, karamsarlığa ve
ümitsizliğe düşmez. Allah'ın müminlerin dualarına icabet ettiğini bildiği
için, en kötü görünen bir olayın bile imtihan ortamının bir parçası
olduğundan ve eninde sonunda müminler için mutlaka hayra dönüşeceğinden
kuÅŸku duymaz.

Müminlerin duaları ve talepleri de umut doludur. Ayette bildirildiği gibi
onlar, "... Rablerine korku ve umutla dua ederler..." (Secde Suresi, 16).
Zaten dua etmek başlı başına bir ibadet olduğu gibi, müminin Allah'a karşı
ümitvar tavrının da bir göstergesidir. Mümin Rabbimiz'in kendisine icabet
edeceğinin ümidini taşıyarak dua eder.

Allah razı olsun...
“Kalbim Son Kez Atsın Secde Yerinde...
Kullanıcı avatarı
senanur65
Özel Üye
Özel Üye
 
İleti: 446
Kayıt: 03 Arl 2008, 00:00
Konum: ALLAH(C.C.)KALBİ KIRIKLARLA BERABERDİR...

Re: BEYNE`L-HAVF VE`R-RECÂ (KORKU İLE ÜMİT ARASI YAŞAMAK)

İleti hakandidinir » 23 Ekm 2009, 16:57

AHIRETE YÜK BIRAKMAYALIM


Bir ince sızı varsa yüreğinde korkma halâ umut var demektir.
Canın acıyorsa kendi kendine kaldığında.
Yapamadıklarına, yapmadıklarına ağlıyorsan şayet,
Unutma bu bile büyük nimettir.
Bunca umarsızlığına rağmen ey nefsim,
Bu sana aslında büyük bir davettir.
Gözlerdeki yaşlar gece olunca nede güzeldir.
Vakti beklemek yersizdir dinle beni,
Varacağın menzil zaten gelecektir.
Kanma zavallı şeytanın tuzağına hadi kalk
Bu vakit ki yalvarma yakarma vaktidir.
Seheri bereketiyle doldur duanın.
Bırak akşama kadar süzülsün onlarca secdenin içinden.
Hava kararırken sığın! Boynu bükük, hüzünlerle rabbine,
Merhamet dolu melekler öpsün gözlerinden.
Hayal mi diyorsun neden ki, sahiden olmaz mı böyle.
Sen ona sığındığında hesapsız, o sana lütuf etmez mi söyle.
Yüreğin titriyorsa yalvarıp yakarırken bir anda ürperiyorsan aniden.
Meleklerin elleri deÄŸildir de nedir seni okÅŸayan.
Rabbinden korkana hayrandır melekler her zaman.
Binlerce kere şükür et ki şu küçücük yüreğine,
Ummanlardan da amansız bir sevda sığmış.
Her şeyi onunla sevmişsin farkına bile varmadan.
Düşün bir kere o bahşetmeseydi, şefkat görebilir miydin anandan.
Ey nefsim bu vakit pişmanlığı tartma vaktidir,
Haydi getir eksik olanları şimdi tartalım.
Ey rabbim lütuf sende kuvvet yine sendedir.
Yardım eyle kulluğumuzu tamamlayalım.
Yardım eyle ahırete yük bırakmayalım…


HAKAN DİDİNİR.
Kullanıcı avatarı
hakandidinir
Özel Üye
Özel Üye
 
İleti: 2675
Kayıt: 10 Oca 2007, 00:00



  • Reklam

Fıkıh ve Akaîd

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir