BİRİNCİ BÖLÜM
TevekküFün Fazileti
Ayetler
Eğer mü'min iseniz Allah'a tevekkül ediniz.
(Mâide/23)
Tevekkül edenler, Allah'a dayansinlar.
(İbrahim/12)
Kim Allah'a tevekkül ederse, Allah ona kâfidir.
(Talâk/3)
Çünkü Allah, kendine dayanip güvenenleri sever.
(Alu İmran/159)
Allah o makam sahibini sever. Onun sahibi Allah'in zimmetindedir. O ne büyük makamdir. Allah'in kendisine kâfi olup, sevip koruduğu kimse, muhakkak büyük bir zaferi elde etmiştir; zira mahbub, azap vermez, uzaklaştirmaz ve mahrum birakmaz.
Allah, kuluna kâfi değil mi? (Zümer/36)
Bu bakimdan Allah'tan başkasina güvenen tevekkülü terke-dendir. Böyle bir kimse bu ayeti yalanlayanin ta kendisidir. Çünkü bu ayet, hakki söyletmek hususunda bir suâldir.
İnsanin üzerinden, henüz kendisinin anilan birşey olmadiği uzun bir süre gecmedi mi?
(İnsan/l)
Kim Allah'a tevekkül ederse muhakkak Allah Aziz ve Hakim Air,
(Enfâl/49)
604 İhya-i Ulûm'id-Din
'Aziz'dir'; kendisine siğmani zelil ve cenabina iltica edeni zayi etmez. 'Hakim'dir'; tedbirine tevekkül eden bir kimsenin tedbirinde kusur etmez.
Allah'tan baÅŸka taptiklariniz size rizik veremezler. Siz rizki Allah'in yaninda arayin, O'na ibadet edin!
(Ankebût/17)
Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah'indir. Fakat münafiklar anlamazlar.
(Münâfikûn/7)
Bütün işleri O idare eder. O'nun izni olmadan hic kimse şafâat edemez.
(Yunus/3)
Kur'an'da Tevhid'den her ne zikredilmişse o, Allah'tan başkasindan ilgiyi kesip Vâhid ve Kahhâr olan Allah'a tevekkül etmeye cağirmaktadir.
Hadisler
Hz. Peygamber (s.a) İbn Mes'ud'un rivayet ettiği bir haberde şöyle buyurmuştur:
Mahşerde bana bütün ümmetler gösterildi. Ümmetimi dağ ve ovalari doldurduğu halde gördüm. Onlarin cokluğu ve görünüşleri hayretimi cekti. Bana denildi ki:
- Razi oldun mu?
- Evet! Razi oldum.
- Bunlarla beraber yetmiÅŸ bin kiÅŸi vardir ki cennete hesap vermeden gireceklerdir.
Ashâb Hz. Peygamberfe şöyle sordu:
Kitab'ut-Tevhid ve't-Tevekkül/L Bölüm 605
- Onlar kimlerdir ey Allah'in Rasûlü!
- O kimseler dağlanmazlar, kuşlari ucurmak suretiyle uğur tutmazlar ve başkasindan muska istemezler. Ancak rable-rine tevekkül ederler.
Hz. Peygamber bunlari söyledikten sonra Ukkaşe b. Mihsan el-Esedi ayağa kalkarak dedi: 'Ey Allah'in Rasûlü! Allah'tan beni onlardan kilmasini dile!' Bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurdu: 'Ey Allahim! Ukkaşe'yi onlardan kil!' Bu sözünden sonra başka bir sahâbi ayağa kalkti ve 'Ey Allah'in Rasûlü! Allah'in beni de onlardan kilmasini dile' dedi. Hz. Peygamber (s.a) 'Ukkaşe bu hususta seni gecti'1 buyurdu.
Yine Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur:
Eğer sizler gereği gibi Allah'a tevekkül etseniz, muhakkak kuşlarin rizkini verdiği gibi, sizin rizkinizi da verir. Kuş sabahleyin ac cikar, akşam tok olarak yuvasina döner!2
Kim her şeyden yüz cevirip Allah Teâlâ'ya yönelirse, Allah Teâlâ her sahada ona kâfi gelir ve ummadiği bir yerden onun rizkini verir. Kim dünyaya yönelirse Allah Teâlâ onu dünyaya havale eder.3
İnsanlarin en zengini olmak kimin hoşuna giderse o, Allah'in nezdindeki şeye elindekinden daha fazla güvenmelidir.4
Hz. Peygamber aile efradinin başina bir sikinti geldiğinde şöyle buyururdu:
Namaza kalkin! Çünkü rabbim bana bunu emretti: 'Ailene namazi emret, kendin de ona devam et! Biz senden rizik istemiyoruz. Seni biz besliyoruz. Güzel âkibet takvâ sahipleri-nindir'.
(Tâhâ/132)
1) Müslim, Buhâri
2) Tirmizi, Hâkim
3) Taberâni
4) Hâkim, Beyhâki
606 İhya-i Ulûm'id-Din
Kim başkasindan muska talep eder veya dağlanirsa o, tevekkül etmemiştir.5
Rivayet ediliyor ki: ibrahim (a.s) mancinikla ateşe atildiği zaman Cebrail yaklaşip 'Bir ihtiyacin var mi?' diye sorunca, İbrahim (a.s) 'Sana hicbir ihtiyacim yoktur' dedi. Bu sözünü daha önce Hasbinallahu ve nVmel vekil (Allah bana kâfidir ve O ne güzel vekildir) sözünü yerine getirmek icin haykirdi; zira İbrahim (a.s) ateşe atilmak üzere tutulduğunda böyle demişti. Bu nedenle Allah Teâlâ şu ayeti indirdi:
Ve cok vefakâr İbrahim'in...
(Necm/37)
Allah Teâlâ, Hz. Davud'a (a.s) vahyederek şöyle buyurmuştur: 'Ey Dâvûd! Herhangi bir kulum halktan yüz cevirip bana siğinirsa, o kuluma gökler ve yer ehli hile yapmak istese bile ona mutlaka bir cikiş yolu ihsan ederim!'
Ashab'in ve Alimlerin Sözleri
Tabiinden Said b. Cübeyr şöyle anlatiyor: 'Bir defa beni akrep isirdi. Bundan ötürü annem muska yapmam icin bana yemin verdirdi. Bunun üzerine ben de isirilmamiş elimi muskaciya uzattim'.
Ve (hicbir zaman) ölmeyen (Allah'a) tevekkül et ve O'nu överek tesbih et. Kullarinin günahlarini O'nun bilmesi yeter.
(Furkan/58)
İbrahim b. Ahmed el-Havvas bu ayeti sonuna kadar okuduktan sonra dedi ki: 'Bu ayetten sonra bir kul icin, Allah'tan başka hic kimseye siğinmasi uygun değildir'.
Uyku âleminde bir âlime denildi ki: 'Kim Allah'a güvenirse o, kuvvetini veya nafakasini korumuş olur!'
Bir âlim şöyle demiştir: 'Senin icin Allah'in zimmetinde bulunan rizik, sana farz kilman amelden seni alikoymasin ki o zaman ahiretin zayi olur. Dünyadan da ancak Allah'in sana takdir ettiğini elde edersin'.
5) Taberâni, Tirmizi, Nesâi ve İbn Mâce
Kitab'ut-Tevhid ve't-Tevekkül/I. Bölüm 607
Yahya b. Muaz şöyle demiştir: 'Talep etmeksizin kulun rizik elde etmesinde, rizkin kulu talep etmekle görevli olduğuna dair acik bir delil vardir!'
ibrahim b. Edhem dedi ki: "Bir rahibe şöyle sordum: 'Nereden yiyorsun?' Bana 'Bunun ilmi bende değildir. Fakat bana nereden yedirildiğini rabbimden sor' diye cevap verdi".
Harem b. Hayyam6 Veysel Karani'ye şöyle sordu: 'Nerde olmami emredersin?' Veysel Karani, Şam'a işaret etti. Harem 'Orada gecim nasildir?' deyince Veysel 'Şu kalplere yaziklar olsun! Onlarin icine şüphe düşmüştür. Nasihat olanlara fayda vermez' dedi.
Bazilari şöyle demiştir: 'Ne zaman ki Allah'a, vekil olmak yönünden razi olursan, her hayra giden yolu elde edersin'..
Allah Teâlâ'dan güzel edep talep ederiz.


