Birinci derece, cevizin üst kabuÄŸu, ikinci derece alt kabuÄŸu, ücüncü derece özü, dördüncü derece de özden cikarilan yaÄŸ gibidir. Cevizin üst kabuÄŸu hayirsiz, yenildiÄŸi zaman acidir, icine bakildiÄŸi zaman cirkin, odun olarak kullanildiÄŸinda ateÅŸi söndürüp, duÂÂmani coÄŸaltir, evde birakildiÄŸi zaman yeri daraltir. Ancak bir müddet cevizi korumak icin üzerinde kalir, sonra atilir. İşte imanin birinci derecesi de aynen onun gibi kalben tasdik edilmekÂÂsizin sadece dil ile söylenen tevhidin de faydasi yok, zarari cok, zâÂÂhir ve bâtini cirkin olan bir tevhid'dir. Fakat bu tevhid, bir müddet ölüm anina kadar alt kabuÄŸu korumakta faydali olur Alt kabuk, burada, kalp ile bedendir. MünafiÄŸin tevhidi, bedenini ÅŸeriatin kilicindan korur. Çünkü İslâm gazileri kalpleri yarip icindekine bakmakla mükellef kilinmamiÅŸlardir. Kilic ise, ancak bedene doÂÂkunur ki bu da alt kabuktur. Ancak ondan ölümle soyunur. Ölümden sonra münafiÄŸin tevhid'inin hicbir faydasi kalmaz. Nasil ki alt kabuÄŸu üst kabuÄŸa nisbeten menfaati zâhir ise (tipki onun gibi)... Çünkü alt kabuk özü korur. Zâhid onu edindiÄŸinde, fe-saddan korunur. Kabuk özün üzerinden soyulduÄŸunda odun olaÂÂrak kendisinden faydalanilabilir. Fakat öze nisbeten kiymeti pek düşüktür. İşte onun gibi, keÅŸif olmaksizin sadece mücerred inanc, mücerred dil ile söylemeye nisbeten cok faydalidir. Fakat göğsün geniÅŸlemesi ve hakkin nurunun orada doÄŸmasi ile elde edilen müşahede ve keÅŸfe nisbeten kiymeti düşüktür. Çünkü ÅŸu ayetle anÂÂcak göğsün inÅŸirahi kastolunmuÅŸtur.
Allah kime hidayet etmeyi dilerse, onun göğsünü İslâm'a acar.
(En'âm/125)
Allah'in göğsünü İslâm'a actiği kimse, rabbinden bir nur üzere değil mi?
(Zümer/23)
Öz, kabuğa nisbeten daha güzeldir, fakat ikisi de gereklidir. Fakat kendisinden yağ cikmasi icin sikilmasi gerekir, aynen onun gibi, fiil Tevhid'i de sâlikler icin gereklidir. Fakat başka şeylerin karişmasindan uzak da değildir. Hak olan feir'den başkasini müşahede etmeyene nisbeten, cokluğa iltifat etmektir


