Varis deyip geçmeyin


Sagliklı Bir Yaşam İçin Öneriler

Moderatörler: ucharfbesnokta, Ertugrul

Varis deyip geçmeyin

Mesajgönderen inci » 23 Nis 2010, 21:37



Varis nedir?

Varis bir yüzeysel toplardamar hastalığı. Yüzeysel toplardamarların uzayıp, büklümlü, genişlemiş hale gelmesi varis olarak
tanımlanıyor..
----------

Çevremdeki pek çok kadın bacaklarındaki varislerden yakınıyor. Ağrılar bir yana hanımların rahatsız olduğu şey çirkin görünüm. Çoraplarla, kıyafetle bu durum kapatılmaya çalışılırken pek çok insanın tedaviyi ihmal ettiğini görüyorum. Oysa Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Cafer Abbasoğlu’nun söylediğine göre tedavi çok basit ve kısa sürede gerçekleştirilebiliyor. Ancak ehil ellerde olması şart, aksi takdirde başka olumsuzluklar yaşanabilir.

Varis daha çok kadınlarda görülen bir hastalık. Neden?

Türkiye’de her 7 kişiden birinde varis görülmekle birlikte bu oran kadınlarda 3’e 1’dir. Kadınlardaki varisin birinci nedeni hormonaldir. Hanımlar daha fazla tiroid hastası olur, memelerinde ve yumurtalıklarında kist görülür, bu ise varisleri tetikler. Doğum kontrol hapı kullananların varislerinde de artış yaşanır. Bunun dışında hamilelik dönemi de büyük bir etkendir. Bir kadın ne kadar fazla hamile kalırsa o kadar fazla varis oluşur. Çünkü bebek ana toplar damara baskı yapar, kan toplar damarların içinde basınçlı biçimde kalınca kapakçıkları bozar ve kadın bu şekilde varisle tanışır. Ayrıca hanımların cildi erkeklere göre daha ince olduğundan ve bariyeri zayıf kaldığından erkeklere oranla daha fazla varis görünür. Bunların ötesinde cilt türlerinin de varis varis hastalığında etkisi vardır.

Yaşla bir ilgisi var mı?

Varis hastalığı 7 yaşında da görülür, 70 yaşında da... Türkiye’de genellikle genç yaşlarda hanımlarda 18-30 yaş arasında görünüyor, erkeklerde de böyle. İleri yaşlarda cilt incelip, kuruyor ve basınca maruz kalınca daha fazla ilerliyor hastalık..

Belirtileri nedir varis hastalığının?

Varis hastalarında şişme olur ayaklarda, bacaklarda. Yanma şikayetleri, ağrı olur, kramplar meydana gelir. Bazen de kaşınma... Belirgin bir şekilde bacaklarda görüntü bozukluğu meydana gelir. Bu görüntü bozukluğunu insanlar psikolojik olarak istemiyorlar.

Hareket şart

Varisin sebepleri ne peki?

Kalıtım, cinsiyet, çevre ve ırk, hayat biçimi de etkenlerden biri. Uzun yolculuklar yapanlar, hareketsiz kalanlar, küçük alanlarda ayakta duranlar daha fazla bu hastalığa maruz kalıyor. Mesela berberler, bakkallar, hemşireler... Çünkü alt baldırdaki kasını kasmıyor. Bir insan alt baldırdaki kası kasar, yani aşağıdaki kanı yukarı pompalarsa varis hastalığından korunmuş olur. Bir bankacıysa, maliyede memursa ve sekiz saat oturarak çalışacaksa, oturduğunda ayak bileğini hareket ettirirse bacakları ağrımaz şişmez.

Topuklu ayakkabı giymenin varise sebep olduğu doğru mu?

Aslında ayağın anatomisi çok önemli. Anatomisini bozduğunuz zaman, baldırdaki kasın kasılmasını engellediği için sebep olabilir. Mimar Sinan Edirne’deki Selimiye Camii’nin ana sütununu ayak anatomisini kullanarak yapmıştır. Biz topuklu ayakkabı giyerek ayağın anatomisini bozuyoruz. Bozunca da şişmeler, gece yanmalar oluşur. Uzun müddet kullanıldığında da pompa mekanizmasını kestiği için varise yol açar.

Tedavi yöntemleri nelerdir?

Varis ve cilt tipine göre değişiyor. Cilt esmerse, sarışınsa, kuruysa, yağlıysa bütün bunlar tedavi yöntemlerini etkiliyor. Genellikle 12 tür tedavi yöntemi var. Birincisi; varis olmasa dahi, başlangıcı bile olsa korunma diyoruz. O da varis çorabıdır. Hamilelik geçirmişse, cildi inceyse, ailesinde varis hastalığı geçiren varsa, hastanın korunmasını tavsiye ediyoruz. Bu da birinci derecede dizaltı varis çorabıyla olur. Varis inceyse köpük tedavisi yapıyoruz. Birinci tip varislere fototerapi veya skereterapi uygulanır. Laserin de çeşitleri var. Hangisinin uygulanacağına karar verecek olan doktordur. İkinci tip varislere varis içine ilaç uygulanarak tedavi yapıyoruz. Cerrahiye gelince. Eskisi gibi büyük kesilerle olmuyor bu. 2-3 milimlik kesiler açılıyor. Varislerin kökünü kurutunca (laserle ya da cerrahi müdahaleyle, ya da köpükle bazen üçünü bir arada kullanarak) varis bir daha tekrarlamıyor. Bu müdahale toplam 45 dakika sürüyor.

Cerrahi müdahaleden sonra hasta normal hayatına devam edebiliyor mu?

Hasta hastanede 6-8 saatten fazla kalmıyor. Yürüyerek evine gidebiliyor ve günlük işlerine devam ediyor.

Varisin tekrarlama riski var mı peki?

Çok düşük bir ihtimal bu. Kaldı ki her işte bir risk vardır. İyi yerlerde, doğru ellerde yapılırsa tedavi geri dönüşü yoktur. Biz bu işler için kalp damar cerrahlarını tavsiye ediyoruz. Güzellik merkezleri varis tedavisi yapıyoruz diyor ama bize çok komplikasyonlarla dönen hastalar oluyor. Onlar çok ince kılcal damarları tedavi ediyorlar. Bazen yanık oluyor, iz kalıyor.

Tedavi edilmezse başka hastalıklara yol açabilir mi?

Tedavi edilmezse ilerler ağrılar, yanmalar artar. Mesela bazı hastalarımız bize doğudan sülükleriyle gelir. Halbuki çok tehlikeli. Hayati tehlike var, mikrop kapabilir hasta. Varis hastalığı tedavi edilmezse, görüntü bozukluğunun yanında ayak bileklerinde cilt kendi kendini korusun diye kalınlaşmalar olur, cildin rengi değişir ve yaralar açılır. O yaralar yıllarca iyileşmiyor. 8-10 yıl yaralarıyla uğraşanlar var. Biz o yaraları kapalı şekilde kolay bir ameliyatla iyileştiriyoruz. Mesela bazen varisi olan ve önemsemeyen daha sonra hamile kalan hanımlar görüyoruz. Doğum sırasında kanama riski yüksektir. Akciğer embolileri riski vardır bunun haricinde. Bir hanımın doğum öncesi ve sonrasında hormon seviyesi yüksek olduğundan kanın pıhtılaşma yüzdesi de yüksektir. Bu yüzden bacaktaki toplar damardaki pıhtı akciğere atlıyor ve ani ölümler oluyor. Bir çok insan işte yakınlarının uykuda öldüğünü anlatıyor. Oysa neden akciğer embolisi oluyor ama farkında değil insanlar.

Kalp damarları için önemli

Varis kozmetik bir problem değil, bir hastalık olup tedavisi gerekmektedir. Eğer hastalar bunu ciddiye alıp ilerlemeden tedavi ederlerse, daha sonraki yaşlarda eğer kalp koroner rahatsızlıkları oluşursa (kendi by-pass ameliyatlarında)hastada kendi bacaklarındaki genişlememiş ve işlevini kaybetmemiş damarları kullanabiliriz. Eğer tedavi yapılmazsa damarlar genişlemiş, kalitesi bozulmuş oluyor ve ameliyatta kullanılamıyor. Bacaklarımızı varisten korursak ilerde oluşacak bir kalp ameliyatı, böbrek rahatsızlığı ya da trafik kazasındaki bir kesikte kişinin kendi damarını kullanabiliriz.

Üç tipi bulunuyor

> Cilt içi kılcal damarlar. Ağ gibi ince kırmızı- mor
çizgiler halinde oluşur.

> Cilt altında mavi renkli iki-üç milim çapında çizgiler.

> Ana toplar damarda, makarna şeklinde olur.

Bazı hastalarda tek tip olurken, bazılarında üç tipte de varis oluşabiliyor. Hanımlarda birinci veya ikinci tip varis görünür. Erkeklerde ince kılcal damarlar şeklinde olmuyor, üçüncü tip dediğimiz kalın makarna şeklinde oluyor.
Siyahilerde toplar damar içinde kapakçıklar fazla olduğu için varis hastalığı oluşmaz. Varis hastalığı Avrupa’da daha fazladır. Sonra Asya, daha sonra da Afrika gelir. Almanya’dan Belçika’dan bana çok hasta gelir tedavi için. Avrupalıların ciltlerinin daha ince olması hastalığı tetikliyor.
İstanbul’da kırk yıldır göz derneği vardır.. Diğer hastalıklar için de öyle. Ama varis derneği ancak iki yıllık. Mesela bir insanın gözünde rahatsızlık varsa hemen doktora gider, doktor reçeteye bir gözlük yazar, o ise gider beş adet gözlük alır, ama aynı kişi bacaklarındaki varisi doktora göstermez. O ağrılar ve yanmalarla yaşamaya çalışır.

Spor önlüyor

İnsanların yakalandığı pek çok hastalığa hayvanlar da yakalanırken, hayvanlarda varise rastlanmıyor. Çünkü dört ayakları üzerinde hareket ediyorlar. Biz spor yapsak, hareket etsek, yürüyüş yapsak varis olmaz. 8-10 saat oturuyoruz. Arabayla eve gidip ayaklarımızı sarkıtıyoruz, korunmuyoruz ve sonunda varisle tanışıyoruz. "www.varistedavi.com"

***********

İnci Ertuğrul
Türkiye Gazetesi
 Bizim yolumuz, incinmemek ve incitmemek yoludur!..
inci
Forum Sorumlusu
Forum Sorumlusu
 
Mesajlar: 1056
Kayıt: 29 May 2008, 23:00

Reklam

Mesajgönderen melek_75 » 23 Nis 2010, 22:29

emeğine sağlık kardeşim Rabbim cümlemize sağlıklı günler versin Amiin
melek_75
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 469
Kayıt: 08 Ağu 2009, 23:00


Dön Sağlık ve Yaşam

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir