Mezarlıkların Sessizliği Bizi Aldatmasın!..


Diger Forum Konularımız

Moderatörler: Ertugrul, ucharfbesnokta

Mezarlıkların Sessizliği Bizi Aldatmasın!..

Mesajgönderen gulferi » 22 May 2010, 21:17



Gerçekten şu mezarların sessizliği bizi aldatmamalıdır. Orada ni'met görenlerde, azap çekenlerde vardır. Buna göre, aklı başında olan kimse kabre girmeden önce orayı sık sık hatırlamalıdır. Nitekim Süfyan-ı Sevri şöyle demiştir: "Kim kabri sık sık hatırına getirirse orasını bir cennet bahçesi olarak bulur. Buna karşılık kabri hiç hatırına getirmeyen kimse de orayı bir cehennem çukuru olarak bulur."
Yine Süfyan-ı Sevri şöyle demiştir: "İnsan, malını ve çoluk çocuğunu koruduğu gibi, amelleri de kişiyi korur. O vakit ona; "Allah-u Teala seni yatağına mübarek etsin, ne güzel dostların ve ne güzel arkadaşların vardır!" diye söylenir.

"Ubeyd b. Umeyr şöyle demiştir:"Her ölüye mezarı şöyle seslenir: Ben karanlık ve yalnızlık yeriyim. Şayet hayatında Allah'a itaat ettinse, bugün ben sana rahmet yeri olurum. Eğer asi isen ben sana azap yeri olurum. Ben öyle bir yerim ki, itaat ettiği halde bana gelmiş olan sevinmiş olarak benden çıkar. İsyankar olarak bana girende helak olarak çıkar, der."

Muhammed b. Sabih ise şöyle demiştir: " Bir adam mezara konup azap olduğu veya hoşa gitmeyen bir şeyle karşılaştığı vakit, civarındaki komşular, "Bizden ibret almadın mı...? Biz senden önce gelmiştik, bizi görmedin mi...? Bugünü düşünmedin mi...? Bizim amellerimizin kesildiğini görmedin mi...? Halbuki senin defeterin açık idi."

Mezarı kendisine seslenerek; "Ey dünyanın dış görünüşüne aldanan, tanıdıklarından, senden önce toprak altına girenlerden ders almadın mı..? Onlarda dünyaya aldanıp dururken ecelleri kendilerini, mezar altına aldı, sen hiç aldırmadın, şimdi çekersin." der."

Ubeyd oğlu Abdullah'ın anlattığına göre, Hz. Peygamber (Sall u Aleyhi Vesellem.) bir cenazede şöyle buyurmuştur: "Ölü mezarına oturur. Kendisini defnedip dağılanların ayak seslerini bile duyar. Kendisiyle yalnız mezarı konuşur. Ve der ki; "Ey Ademoğlu...! Yazıkları olsun sana, benimle seni hiç korkutan olmadı mı...? Benim darlığımı, benim korkunçluğumu, kurt böcek ve şiddet yeri olduğumu sana anlatan olmadı mı...? Benim için ne hazırladın?" (İbn Ebi'd-Dünya)

Enes (Radıy u Anh) şöyle anlatmıştır: "Çok hasta olan Hz. Peygamber (Sall u Aleyhi Vesellem.)' in kızı öldüğü vakit, Hz. Peygamber (Sallu Aleyhi Vesellem.) onu takip etti. Hz. Peygamber (Sall u Aleyhi Vesellem)'in durumu pek hoşumuza gitmiyordu. Mezar başına geldiğimiz vakit, kendisi bizzat mezara girdi, benzi değişti ve kızardı.Hz. Peygamber (Sall u Aleyhi Vesellem.)'e; "Bu halin nedir?" diye sorduğumuzda şöyle buyurdu: "Mezarın kızımı sıkıştırmasını ve kabir azabının şiddetini düşünerek geldim ve bana Allah-u Teala'nın ondan bu mezar sıkmasını hafiflettiği bildirildi. Buna rağmen öyle sıkıştı ki, kızımın feryadını doğu ile batı arasında olan her şey duydu."
Rahmetinden Bir Damla Bizede Ayır YaRAB...
gulferi
Forum Sorumlusu
Forum Sorumlusu
 
Mesajlar: 2326
Kayıt: 20 Eki 2007, 23:00
Konum: GAZİANTEP

Reklam

Re: Mezarlıkların Sessizliği Bizi Aldatmasın!..

Mesajgönderen Med_Cezir » 22 May 2010, 23:35

Kabir de bizi bekleyenleri unutmayan ve kabir azabı olmayan kullardan oluruz inşallah.
Helalin fazlası hesap, haramın fazlası azaptır.
İletişim: destek@islamiyasam.com
Med_Cezir
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
 
Mesajlar: 1966
Kayıt: 11 Eki 2006, 23:00
Konum: İstanbul

Re: Mezarlıkların Sessizliği Bizi Aldatmasın!..

Mesajgönderen inci » 24 May 2010, 13:23

Görüp, duyup, bilip ibret alanlardan oluruz inşaAllah. Kabir azabından da Allah'a sığınırım. Rabbim cümlemize merhamet eder inşaAllah... Allah'ın selamı üzerinize olsun.

Allah razı olsun Gülferi abla...
 Bizim yolumuz, incinmemek ve incitmemek yoludur!..
inci
Forum Sorumlusu
Forum Sorumlusu
 
Mesajlar: 1056
Kayıt: 29 May 2008, 23:00

Mesajgönderen hakandidinir » 24 May 2010, 13:39

DİNLEDİM SESSİZ SOBETLERİNİ

Bir sabah vakti güneş yeni yeni görünüyor ufukta.

Yine o en derin huzuru tattığım yerdeyim,bulduğum ilk fırsatta.

Dinliyorum sessiz sohbetlerini her birisinin,kiminin boynu bükük yalnızlığı umman kimisinin.

Kimi yaşarken çok rahatmış,dostlar,hanlar,hamamlar.

Şimdilerde gelmezolmuş artık akrabalar.

Hele bir sabah vakti ise,heleki yavaş yavaş birde yağmur yağıyor ise.

Damlaları dinledim ağaçların yapraklarını,

Hatta bazen o koskoca kabristanın sessizliğini dinledim.

Bazısı pişmandı dünyadaki halinden,çabucak geçivermişti koskoca ömür farketmeden.

Bazısı asırlar sığdırmıştı kısacık ömrüne,asırları yerleştirmişti birbirine deydirmeden.

Üstlerini örten toprakta fark yoktu belkide, başlarında uzayan servilerde.

Fark keşkelerindeydi her birinin.Özlemlerinde ,hayal kırıklıklarında.

Dışarda gerçekten hiçbir fark yoktu, hepsinin taşları bile soluktu.

Taşlar böyle olmuşsa söyle nedir insanın hali?

Şimdi üzerlerindeki böceği kovmaya yok,hiç birinin mecali.

Öyle boşlukki dünyada hazırlıksızsan

Senden geriye ince bir sızı kalır çekilecek,oda ancak belli bir zaman.

Bir gün taşını belkide bir basamak yaparlar bir kenara.

Muhtaç kalırsın belkide yaşarken değer vermediğin fatihaya.

Hani uyku sersemi dilin damağın kurur,hani bir yudum suda bedenin hayat bulur.

Suyun tadı işlerya ta ruhuna kadar.

Arada, bir allah dostu duyarda halini şansın varsa.

Bu dostla ruhun yine suya kanar.

Onların susuzluğunu dinledim,sicim gibi yamur yamaktaydı.

Onlar anlattı ben dinledim,sanki ruhum şimdiden karşıdan bana bakmaktaydı.

HAKAN DİDİNİR
hakandidinir
Özel Üye
Özel Üye
 
Mesajlar: 2639
Kayıt: 10 Oca 2007, 00:00


Dön Genel Konular

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 3 misafir