Kur'ân 30 yerde zekâttan bahsederken, 27'si namazla birÂlikte zikredilir. Yüce Kitab'ımızın önemle dikkate verdiÄŸi bir gerçek de, "fakir ve muhtacın zekât malında hakkının olduÂÄŸu" prensibidir.
Kur'ân ifadesiyle zekâtın bir baÅŸka adı da "sadaka"dır. Her ne kadar sadaka nafile bir yardım olarak yaygın bir maÂna taşısa da, zekât aynı zamanda bir sadakadır.
Zekât mükelleflerinin içlerinde taşıdıkları ve her vesileyle öne çıkardıkları bir korkuları vardır. Bu korku malın azalma, eksilme ve tükenme korkusudur. Oysa İlahi taahhüt çok açık ve berraktır:
"Allah faizin bereketini giderip onu mahveder, sadakası verilen malı ise ziyadeleştirir." (2:276)
Korkunun hangi canipten geldiÄŸi de bellidir:
"Åžeytan sizi fakir düşmekle korkutur da, cimriliÄŸe ve kötüÂlüğe sevk eder." (2:268)
MEHMED PAKSU


