Genç Osman Destanı

Osmanlı Devletinde Arka Planda Kalan Olaylar ve Gelişmeler

Moderatörler: ucharfbesnokta, Ertugrul

Cevapla
Med_Cezir
İslamiYasam Genel Sorumlusu
İslamiYasam Genel Sorumlusu
Mesajlar: 1966
Kayıt: 11 Eki 2006, 23:00
Konum: İstanbul
İletişim:

Genç Osman Destanı

Mesaj gönderen Med_Cezir »

Sultan Dördüncü Murad’ın Bağdat Seferine katılan Genç Osman adlı delikanlı ile ilgili menkıbe. Olay 17. yüzyılın yeniçeri aşıklarından Kayıkçı Kul Mustafa’nın destanıyla da bestelenerek günümüze kadar gelmiştir. Günümüze farklı manzum metinler halinde gelen menkıbenin konusu şu şekildedir:

İran şahı, Dicle Nehrini geçip Bağdat’ı fetheylemiş, Ehl-i sünnet Müslümanlarına şiddetli eziyetler ve mübarek makamlara karşı hürmetsizlik etmektedir. Haber Sultan Murad Hana ulaştığında Padişah’ın canı sıkılmış, harp dîvanını toplamış ve Bağdat’a sefer için ordunun hazır olmasını dilemiş. Sultan yeniçeri ve sipahilerden başka gönüllülerin de sefere gelmesini istemiş ve bu hususta şöyle buyurmuş:

Ayrıca ulaklar salın her yere

Gönüllüler dahi gelsin sefere

Gönüllü olanlar bıyık burmalı

Öyle ki, üstünde tarak durmalı

Bıyıksız gençlerle Bağdad iline

Varamam... Buyruğum böyle biline


Padişahın bu fermanına rağmen gönlü cihad ateşiyle yanan, 18 yaşında, üç aylık evli Genç Osman kendini nefer olarak yazdırmayı başarır. Fakat bu haber padişahın kulağına gider. Murad Han; “O söz dinlemezden hesap sorayım!” diyerek otağı hümayûna çağırtır. Osman’ı gören bütün vezirler ve beyler padişahın onu cezalandıracağını düşünerek: “Eyvah bu tüysüz yiğide yazık olacak!” dediler:

Osman otağ içre el-pençe dîvan

Gök gibi gürledi Sultan Murad Han

Bre bilmez misin eyledik ferman

Şol Bağdad üstüne gider olanda

Gönüllü olanlar bıyık burmalı

Öyle ki üstünde tarak durmalı

Bir pençe vuruşta kalkan kırmalı

Düşman üzere hamle eder olanda


Osman kaşla göz arasında cebinden çıkardığı demir tarağı üst dudağına vurdu. Demir tarak körpe dudağa saplanıp titredi ve durdu. Tarağın dişlerinin dibinden kan damlaları dökülürken, elleri göbeğinin üzerinde göğsü kabarık, başı dik olduğu halde şöyle dedi:

Gündüz gece gönlü ayık sultanım

Bin Bağdad şehrine layık sultanım

İşte tarak işte bıyık sultanım

Ölürüm ben, size keder olanda.


Murad Han fevkalade memnun. Osman’ı dualarla taltif ettikten sonra Bağdad’a ilerleyen öncülere serdar eyledi.

Genç Osman bundan sonra kırk gün Bağdat muhasarasında cansiperane çarpıştı. Kırkıncı gün Osmanlı sancağını surlara dikti. Bu sırada kolları ve bir rivayete göre de başı kesilmesine rağmen savaşmaya devam etti. Neticede Bağdat’ın kesin olarak elde edilmesinden sonra vasiyetini yaparak toprağa uzandı:

Sözümü iletin ol Murad Hana

Din ve devlet için boyandım kana

Akşam, sabah her an yolumu gözler

Bir taze gelinle bir garip ana

Anam gözlemesin artık yolumu

İncitmesin benim körpe dulumu

Ak sütünü helal etsin oğluna

Böylesine arz eyleyin halımı


Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

anahtar kelimler: genç osman destanı şiiri, genç osman destanı özeti, genç osman destanı sözleri,
Helalin fazlası hesap, haramın fazlası azaptır.
İletişim: destek@islamiyasam.com
Cevapla

“Osmanlı Hakkında Bilinmeyenler” sayfasına dön