Cinsel İlişkide Haramlar-Helaller


İslam'da Aile hayatı, Ailedeki Bireylerin Sorumlulukları, Çocuk Eğitimi, Evlilik Ve Nikah, Toplum Aile İlişkisi Üzerinde Tartışabileceğimiz Forumumuz..

Moderatörler: Ertugrul, ucharfbesnokta

Cinsel İlişkide Haramlar-Helaller

Mesajgönderen Y.gülü » 23 Kas 2011, 14:48



Cinsel İlişkide Haramlar-Helaller


Bu konu başlıbaşına bir kitap ve araştırma konusu olduğundan biz bu mevzuda söylenmesi gerekenlerin tümünü söylemeye çalışmayacak bazı tereddütlü ya da önemli noktalara deginmekle yetinecegiz.

Bu konuda hiç unutulmaması gereken en önemli nokta insanın yaradılış gayesidir. Insan Allah'ın yüceligi karşısında kendi güçsüzlügünü kabullenmesi ve her hareketini Allah'a kulluk olarak yapması için yaratılmış bir varlıktır. Öyleyse yemesi giymesi yatması ve kalkması gibi cinsel ilişkisi de ibâdet olarak yapılmalıdır. Haramdan sakınmak Allah'ın nimetinden helâl olarak yararlanmak yapacağı hayırlı işler için fikrini meşgul eden cinsel arzuyu sağlam düşünebilmek için gidermek koca karının karı da kocanın hakkını ödemek ve en önemlisi müslüman nesli yetiştirmek amacıyla yapılan meşru bir cinsel ilişki ibâdettir ve insana aldığı zevkler yanında sevap da kazandırır. "Kişinin zevkini yaşamasında hiç sevap olur mu ?" diye soran sahabiye Allah Rasûlü Efendimiz; "O suyu haram bir yere akıtsaydı günah olmayacak mı idi? Öyleyse helâlından akıtması da sevaptır" buyurmuştur.(Müslim zekât 52; Ebû Dâvûd tatavvu' 12; edep 160; Müsned V/167168.)

Öbür yönüyle insan arzu ve şehvetinin esiri olup sırf zevki için yaşar hale gelmemelidir. Bu ondaki hayvanî güçleri geliştirirmelekî güçleri zayıflatır ve insanı alçaltır. Halbuki bütün zevkler gibi cinsel ilişki zevki de bir gaye değildir bir gaye için yaratılmış insana Allah'ın bir hediyesidir. Insandan neslini sürdürmesini istemiş ve bunu Allah'ın istediği doğrultuda yapması halinde kendisine cennet vadedilmiştir. Ise cinsel ilişki zevki gibi peşin bir avans da verilmiş ve sanki öbür âlemde alabildiğine tadacağı zevklerden daha dünyada iken ona parmak ucuyla hafifçe tattırılmıştır. Ya da yorucu çabalarla yüce bir gayeye ulaşması istenen insana gönül eglendirme türünden çerez takdim edilmiş ve asıl ziyafetin sonda olduğu bildirilmiştir. Tıpkı zor birise kosulan çocuklara işi sonuna kadar götürmeleri için verilen oyuncaklar gibi. O çocuğun verilen işi bırakıp bu oyuncakla eglenmesi oyuncağın veriliş amacına ne derece zitsa insanın cinsel zevklerini gaye olarak görüp sırf onlarla meşgul olması da yaratılış gayesine o derece zittir.

Şimdi vereceğimiz bilgilerde bu açınin gözönünde bulunduiulması gerekir.

Tutma ve bakma konusunda karrkoca arasında avret olan bölge yoktur.(Ibn >bidin VI/367) Hz. Ömer'in oğlunun; "bana göre birbirinin organlarına bakmaları daha iyidir çünkü bu cinsel ilişkinin tadıni artırır" dediği nakledilir. Fakat Aynî; "bu sözün onun sözü olduğu kesin değildir" der. Tutma konusunda câiz değildir diyen yoktur. Ebû Yûsuf; "Ebû Hanife'ye sordum ki erkek karısının organını tutsa kadın da kendisine karşı tahrik etmek için kocasının organını ellese bunda bir sakınca var mıdır2 O da bana; hayır yoktur. Hattâ bu sevaptır ve ecrin büyük olmasını sağlar dedi".

Hanımı ile ilişkide bulunurken onu tanıdığı güzel bir kadın diye hayâl edip onunla sevişiyor gibi cima yapmasının haram olmadığını söyleyenler vardır. Ancak Ibn Âbidîn; bizim kurallarımıza göre bunun helâl olmaması gerekir çünkü bu suyu şarap olarak düşünüp içmeye benzer. Onun haram olduğu açıktır. Öyleyse öbürü de helâl olmamalıdır" der. ( Ibn ilbidin VI/372.) Doğru olan da bu olsa gerektir.

Cinsel ilişkide kullanılan kremler ya da yağlandırıcıların domuz yağı gibi haram madde içermedikten sonra helâl olmadığını gösteren bir delil yoktur. Ancak bu normal eşlere tavsiye edilmeyecek bir durumdur. Allah bu iş için tabi nemlendirici yaratmayı ihmal etmemiştir.

Cinsel ilişkinin yasaklanan ya da tavsiye edilen bir şekli yoktur. Ne var ki tabiîlik dinî olan İslam'ın bu konuda da tabiî olanı tercih edeceği açıktır. Üreme organından olmak üzere karı ile koca hangi tür ilişkiden zevk alıyorlarsa onu uygularlar. Ayaktaotururken yatarken arkadan önden altta üstte; hangisini isterlerse öyle yaparlar. Ancak üzerlerinin örtülü olması Islâmî bir edep ve emirdir." Allah ise utanmaya en lâyık olandır"(Fetâvây-i Hindiyye'de: "Oda küçük olursa (5-10) zira' yani yaklaşık(3 x 6 m2) koca böyle bir odada cima maksadıyla karısını soyabilir. Bir kısım ulema karı kocanın bir odada tek başlarına soyunmalarında mahzur olmadığını söylemişlerdir." (Ibn Âbidîn Kunye'den V/288). Ama bu elbette cima ederken açık olabilecekleri anlamına gelmez. Hadîs için bk. Buhârî ilm 15 edep 68.)

Karısına dübüründen yaklaşmak çok çirkin bir hareket ve haramdır. Insanın tabiatina şeref ve onuruna aykırıdır.

Erkeğin şehvetini uyandırmak ve zevk duymak için eliyle ya da butlarıyla kendi kendini tatmin etmesi helâl görülmemiştir. (Bu konuda Mü'minûn (23) 7 ve Me'âric (70) 31 âyetleri ve tefsirlerine bakılabilir.) Haramlığını bazıları hafif bazıları da kaba olarak nitelemişlerdir. Ancak erkeğin yanında karısı yoksa ya da evli değilse kalbi bununla meşgul oluyorsa ve harama düşme endişesi varsa kendisini boşaltmanın bunu âdet haline getirmemek şartıyla câiz olduğunu söyleyenler vardır. Hattâ ciddî olarak harama düşme endişesi varsa ve bu yolla buna engel olunacaksa bunun vâcip olduğunu söyleyenler de vardır. (Geniş bilgi için bk. Mahlûf Fetâvâ I/117118.) Ancak Peygamberimizin bu konudaki tavsiyesinin şehveti oruç tutmakla yatıştırmak olduğu unutulmamalıdır. (Söz konusu hadîslerinde Rasûlüllah Efendimiz: "Gençler! Evlilik külfetine hanginizin gücü yetiyorsa evlensin." Yapamayan oruç tutmalıdır. Çünkü onun (nefsi dizginleyici) kamçısı vardır" Buhârî savm 10 nikâh 2 3; Müslimnikâh 1 3; Ebû Dâvûd nikâh 1) Bu yolla hem haramdan kurtulacak hem de sevap kazanacaktır.


Erkeğin eli vb. şeylerle kendini tatmin etmesi caiz olmadığı gibi kadının da bu yolla tatmin araması câiz değildir. Ancak kocakarısının eli ile ya da vücudunun diğer yerleri ile tatmin olabileceği gibi karısını da bu yolla tatmin edebilir. (Serahsî Mebsût X/159.)

Hastalık zayıflık ve güçsüzlük gibi sebeple cinsel ilişkiye dayanamayan ve bu yüzden istemeyen kadınla cima etmek haramdır. (Ibn Âbidîn el-Ukûdü'd-dürriyye I/26.)

Evlendiğinde karısıyla ilişkiye güç yetiremeyen erkek bir yıl beklenir. Bir yıl boyunca da bir defa olsun güç yetiremezse karısıistemesi halinde ayrılır erkeği beklemeye zorlanamaz. (Ibn Âbidîn el-Ukûdü'd-dürriyye I/30.)

Mushaf bulunan odada cima etmenin sakıncası yoktur. Çünkü müslümanlann evlerinde ve odalarında genellikle Mushaf bulunur. Ancak Allah'ın kelâmına karşı saygı duyulduğunu göstermek için Mushafin örtülmesi gerekir. (Ibn Âbidîn I/266 el-Hediyyetü'l-Alâiyye 268.)

Mescidlerin üzerinde cinsel ilişkide bulunmak mekruhtur. Çünkü mescidler semâya kadar mesciddirler. (Alâuddîn Âbidîn el-Hediyyetü'l-Alâ'iyye 283.)

Cimaya başlarken "besmele" çekerekhadîste geçen "Bismillâh Allahümme cennibnâ'ş-Şeytâne ve cennibi'ş-Şeytâne mâ-razektenâ" duasını okuması müstehaptır ve cimanın edeplerindendir. (Örnek olarak bk. Buhârî bed'ul-halk 11; Müslim talak 6nikâh18)

Kocası kendisini cimaya çağırdığında karısının bunu özürsüz olarak reddetmesi câiz değildir. Hattâ âdetli olması da bir özür değildir. Çünkü kocası onun âdetli iken haram olan bölgesi dışında bir yerinden yararlanabilir. (Fetâvây-i Hindiyye (yazma) 611/45 Müslim hayz 16 Nesâî taharet 180; Ibn Mâce taharet 124) Bu konuda özellikle kadının sözkonusu edilmesi cimada erkeğin kadından daha sabırsız olduğundandır. Yoksa kadının kocasından cima isteme hakkıyok demek değildir.

Karıkocanın zaruret olmadıkça cinsel ilişki biçimlerini başkalarına anlatmaları haramdır. Peygamberimiz (s.a.s.) : "Şüphesiz kiKıyâmet Gününde Allah'ın katında emanete hiyanetin en büyüklerinden biri karıkoca beraber düşüp-kalktıktan sonrakocasının kadının sırrını yaymasıdır" buyurmuştur. (Müslim nikâh 21; Davûdoğlu age VN/327 vd.)

Emzikli kadınla cimada bulunmak câizdir. (bk. Müslim nikâh 24; Davûdoğlu age VN/342 vd.) Bir kadını görerek şehveti harekete gelen kimsenin derhal karısı ile cima etmesi ve nefsini yatıştırması müstehaptır. (bk. Müslim nikâh 2; Davûdoğlu age VN/221.)

Cimada özellikle dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi de temizliğe olabildiğince dikkat etmektir. Mümkünse ilişkiden önce eşlerin dış organlarını sabunla yıkamaları müslümanca bir davranış olur. Çünkü temizlik müslümanlığın ana temellerindendir. Kasıklarda yuvalanıp üreyen mikropların ilişki yoluyla kadının rahmine ulaşıp çeşitli rahim hastalıklarına sebep olabileceği ya da mevcut hastalıkları artırabileceği hiç unutulmamalıdır. Peygamberimizin (s.a.s.) cima edeceklere abdest almayı tavsiye etmesi (bk. Ibn Kudâme el-Mugni VN/26) bundan olsa gerektir.

Cima gücünü artıracak besinler yemek sakıncalı değildir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) kına sürünmeyi tavsiye ederken; çünkü o cildi güzelleştirir cima gücünü artırır(Zehebî et-Tibbu'n-Nebevî 25) buyurmuştur. "Tıbbı Nebevî" kitaplarında buna benzer hadisler nakledilir ve cima gücünü artıracak gıda rejimi verilir. (agk)

Ilişkinin ne olduğunu bilecek kadar büyük çocukların bulunduğu odada onlar uyurken bile cima etmek câiz değildir. (Nemenkânî el-Fethu'r-Rahmanî N/2l3
Y.gülü
Yeni Üye
Yeni Üye
 
Mesajlar: 2
Kayıt: 23 Kas 2011, 14:24

Reklam

Dön İslam'da Aile Hayatı

Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir