Kuran Meali Oku - Ömer Nasuh Bilmen

Naziat Suresi Meali

1- (1-2) Andolsun (ruhları) şiddetle çekip çıkaranlara. Ve kolaylıkla çıkarıp alanlara.
2- (1-2) Andolsun (ruhları) şiddetle çekip çıkaranlara. Ve kolaylıkla çıkarıp alanlara.
3- (3-4) Ve sür´atle yüzenlere. Ve çabukça ileri geçenlere.
4- (3-4) Ve sür´atle yüzenlere. Ve çabukça ileri geçenlere.
5- (5-6) Hangi bir mühim işi tedbir edenlere. O gün sarsılacak, sarsılacaktır.
6- (5-6) Hangi bir mühim işi tedbir edenlere. O gün sarsılacak, sarsılacaktır.
7- (7-8) O sarsanın ardından biri de gelecektir. Kalpler o günde pek muztariptir.
8- (7-8) O sarsanın ardından biri de gelecektir. Kalpler o günde pek muztariptir.
9- Onların gözleri de pek zelilane bir vaziyettedir.
10- Derler ki: «Biz mi hayata hakikaten döndürülmüş kimseler olacağız?»
11- «Biz mi çürümüş kemikler olduğumuz zaman?»
12- (12-13) Dediler ki: «Bu, o halde ziyanlı bir dönüş.» Fakat şüphe yok ki o, bir tek sayhadır.
13- (12-13) Dediler ki: «Bu, o halde ziyanlı bir dönüş.» Fakat şüphe yok ki o, bir tek sayhadır.
14- Artık onlar, o zaman bir düz yer üzerindedirler.
15- (15-16) Sana Mûsa´nın kıssası geldi mi? O vakit ki, O´na Rabbi, mukaddes Tuvâ vadisinde nidâ etmişti.
16- (15-16) Sana Mûsa´nın kıssası geldi mi? O vakit ki, O´na Rabbi, mukaddes Tuvâ vadisinde nidâ etmişti.
17- (17-18) Fir´avun´a gidiver, muhakkak ki, o pek azmıştır.» İmdi de ki: «Senin temizlenmekliğine meylin var mıdır?»
18- (17-18) Fir´avun´a gidiver, muhakkak ki, o pek azmıştır.» İmdi de ki: «Senin temizlenmekliğine meylin var mıdır?»
19- «Ve sana Rabbin yolunu göstereyim de O´ndan korkasın.»
20- Artık O´na pek büyük mûcize gösterdi.
21- O ise yalanladı ve isyan etti.
22- (22-23) Sonra da koşarak geriye döndü. Artık topladı da nidâ etti.
23- (22-23) Sonra da koşarak geriye döndü. Artık topladı da nidâ etti.
24- «Ben sizin en yüksek Rabbinizim,» dedi.
25- Fakat Allah, onu ahiretin de, dünyanın da ukûbetiyle yakaladı.
26- Şüphe yok ki, bunda korkar olan kimse için elbette bir ibret vardır.
27- Sizler mi yaradılış itibariyle daha çetinsiniz, yoksa gök mü ki, onu binâ etti?
28- Onun yükseklik miktarı yükseltti, sonra onu tesviye kıldı.
29- (29-31) Ve gecesini karanlık etti, gündüzünü de çıkardı (aydınlattı). Ve ondan sonra da yeri yaydı. Ondan suyunu ve otlağını çıkarıverdi.
30- (29-31) Ve gecesini karanlık etti, gündüzünü de çıkardı (aydınlattı). Ve ondan sonra da yeri yaydı. Ondan suyunu ve otlağını çıkarıverdi.
31- (29-31) Ve gecesini karanlık etti, gündüzünü de çıkardı (aydınlattı). Ve ondan sonra da yeri yaydı. Ondan suyunu ve otlağını çıkarıverdi.
32- Dağları da tesbit etti.
33- Sizin için ve hayvanlarınız için bir menfaat olarak.
34- Artık o vakit ki, pek büyük bir âfet zuhûra gelir.
35- İnsan neye koşup durmuş olduğunu o gün hatırlar.
36- Cehennemde her gören kimseye açıklanmış bulunur.
37- (37-38) Artık kim taşkınlık etmiş ise. Ve dünya hayatını tercih eylemiş ise.
38- (37-38) Artık kim taşkınlık etmiş ise. Ve dünya hayatını tercih eylemiş ise.
39- Artık şüphe yok ki, cehennemdir, odur onun yurdu.
40- Fakat kim ki, Rabbinin makamından korkmuş ve nefsini hevâdan nehyetmiş ise.
41- Artık cennette, o da (o kimse için) yurttur.
42- (42-44) Sana Kıyametten sorarlar ki, onun vukû´u ne zamandır? Sen onu yâdetmek hususunda ne haldesin? Onun sonu Rabbine varır.
43- (42-44) Sana Kıyametten sorarlar ki, onun vukû´u ne zamandır? Sen onu yâdetmek hususunda ne haldesin? Onun sonu Rabbine varır.
44- (42-44) Sana Kıyametten sorarlar ki, onun vukû´u ne zamandır? Sen onu yâdetmek hususunda ne haldesin? Onun sonu Rabbine varır.
45- Şüphe yok ki sen, ancak ondan korkanlara bir korkutucusun.
46- Onlar, o Kıyameti gördükleri gün sanki bir akşam veya bir kuşluk vaktinden başka kalmamış gibi olurlar.