Kuran Meali Oku - Ömer Nasuh Bilmen

Nebe Suresi Meali

1- (1-2) Ne şeyden soruşturuyorlar? O pek büyük haberden.
2- (1-2) Ne şeyden soruşturuyorlar? O pek büyük haberden.
3- O haber ki, onlar onda ihtilafa düşmüşlerdir.
4- (4-5) Hayır. Yakında bileceklerdir. Sonra hayır. Yakında bileceklerdir.
5- (4-5) Hayır. Yakında bileceklerdir. Sonra hayır. Yakında bileceklerdir.
6- (6-7) Yeri bir döşek yapmadık mı? Dağları da birer kazık yapmadık mı?
7- (6-7) Yeri bir döşek yapmadık mı? Dağları da birer kazık yapmadık mı?
8- (8-9) Ve sizleri çiftler olarak yarattık. Uykunuzu da bir dinleniş kıldık.
9- (8-9) Ve sizleri çiftler olarak yarattık. Uykunuzu da bir dinleniş kıldık.
10- (10-11) Geceyi de bir örtü kılmış olduk. Gündüzü de bir geçim vakti yaptık.
11- (10-11) Geceyi de bir örtü kılmış olduk. Gündüzü de bir geçim vakti yaptık.
12- (12-13) Ve üzerinize sağlam sağlam yedi gök bina ettik. Ve çok parıldayan kandil kıldık.
13- (12-13) Ve üzerinize sağlam sağlam yedi gök bina ettik. Ve çok parıldayan kandil kıldık.
14- Ve o sıkıştıranlardan şarıl şarıl bir su indirdik.
15- (15-16) Onunla daneler ve otlar çıkaralım (diye). Ve sarmaşık bahçeler yetiştirelim diye.
16- (15-16) Onunla daneler ve otlar çıkaralım (diye). Ve sarmaşık bahçeler yetiştirelim diye.
17- Şüphe yok ki, O ayırdetme günü, tayin edilmiş bir vakittir.
18- O gün ki, Sûr´a üfürülür, artık bölük bölük geliverirsiniz.
19- (19-20) Gök de açılmış artık kapı kapı oluvermiştir. Dağlar da yürütülmüş de, su gibi görülen bir hayâl olmuştur.
20- (19-20) Gök de açılmış artık kapı kapı oluvermiştir. Dağlar da yürütülmüş de, su gibi görülen bir hayâl olmuştur.
21- Muhakkak ki, cehennem bir gözetilen yerdir.
22- Azgınlar için bir dolaşılıp gidilecek yerdir.
23- (23-25) Onun içinde devirlerce kalıcılardır. Orada bir serinlik, içilecek bir su tadamazlar. Ancak bir kaynar su ve bir irin tadarlar.
24- (23-25) Onun içinde devirlerce kalıcılardır. Orada bir serinlik, içilecek bir su tadamazlar. Ancak bir kaynar su ve bir irin tadarlar.
25- (23-25) Onun içinde devirlerce kalıcılardır. Orada bir serinlik, içilecek bir su tadamazlar. Ancak bir kaynar su ve bir irin tadarlar.
26- (26-27) Uygun bir ceza olarak. Şüphe yok ki onlar, bir hesabı ummaz olmuşlardı.
27- (26-27) Uygun bir ceza olarak. Şüphe yok ki onlar, bir hesabı ummaz olmuşlardı.
28- Ve âyetlerimizi yalan saymakla yalan sayar olmuşlardı.
29- Ve her ne şey var ise Biz onu bir kitapta saydık (kaydettik.)
30- Artık tadınız, imdi size azaptan başkasını artırmayacağız.
31- Muhakkak ki, muttakîler için necât bulacak bir yer vardır.
32- Bahçeler ve üzümler (vardır).
33- Ve nar memeli, hep bir yaşta (cariyeler vardır).
34- Ve dopdolu kaseler vardır.
35- Orada bir boş lakırdı ve bir yalanlama işitmezler.
36- (Bunlar) Rabbinden bir mükâfaat ve bir kâfî ihsandır.
37- Göklerin ve yerin ve bunların aralarındakilerin Rabbi, Rahmân ki O´ndan bir hitaba mâlik olamazlar.
38- O gün ki Rûh ve melekler saf saf ayakta duracaklardır. Kendisine Rahmân´ın izin verdiğinden başkaları konuşamıyacaklar ve (o da) doğruyu söylemiş olur.
39- İşte bu, o hak olan gündür, artık kim dilerse Rabbine sığınacak bir mahal edinsin.
40- Şüphe yok ki Biz, sizi yakın bir azap ile korkutmuş olduk. O gün ki herkes iki elinin ne takdim etmiş olduğuna bakacaktır. Kâfir de, «Ah! Ben keşke, bir toprak olaydım,» diyecektir.