Resulullah (sav)’ın Çocukları İle İlgili Hadisler



Hadis No: 5522

Ravi: İbnu Abbas

Tanım: Kureyşliler, birbirlerine küfrün ve sapıklığın devamını tavsiye ettiler ve aralarında; “Bizim üzerinde olduğumuz şey var ya, bu, o köksüz sürgün (mesabesinde olan Muhammed)in üzerinde olduğu şeyden daha doğrudur!” dediler. Bunun üzerine, Allah Teala hazretleri Kevser suresini inzal buyurdu: “Şüphesiz ki biz sana kevseri verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Asıl arkası kesik (nesilsiz) olan, sana düşmanlık edenin ta kendisidir” (Kevser 1-3). Bundan sonra Resulullah (sav)’ın beş erkek çocuğu oldu. Dördü Hz. Hatice (ra)’den: Abdullah: Bu en büyükleri idi; Tahir -bunun Abdullah olduğu ve bunların üç tane oldukları da söylenmiştir-; Tayyib, Kasım ve Mariye’den olan İbrahim. Resulullah (sav)’ın dört tane de kızı vardı: Bunlardan Zeyneb, Ebu’l-As İbnu’r-Rebi’in nikahı altında idi. Rukiyye ve Ümmü Gülsüm: Bu ikisi, Ebu Leheb’in oğulları olan Utbe ve Uteybe’nin nikahı altında idiler. “Ebu Leheb’in iki eli kurusun ve kurudu da…” (Tebbet 1-5) vahy-i şerifi nazil olduğu zaman, Ebu Leheb oğullarına onları boşamalarını emretti. Bunun üzerine Hz. Osman önce Rukiyye ile evlendi. Rukiyye onunla birlikte Habeşistan’a hicret etti. Orada Hz. Osman’ın Abdullah adında bir oğlu dünyaya geldi. Hz. Osman ona izafeten (Ebu Abdillah diye) künye almıştı. Sonra Rukiyye (ra) vefat etti. Ondan sonra Hz. Osman Ümmü Gülsüm (ra) ile evlendi. Hz. Fatıma (ra): Bu Hz. Ali (ra)’nin nikahı altında idi. Hz, Ali’nin Fatma’dan Hasan, Hüseyin ve Muhsin adlarında üç erkek çocuğu ile Zeyneb ve Ümmü Gülsüm adlarında iki kız çocuğu dünyaya geldi. Bunlardan Zeyneb, Abdullah İbnu Ca’fer (ra)’in nikahı altında idi. Hz. Ali, Ümmü Gülsüm’ü de Hz. Ömer’e nikahlamıştır. Radıyallahu anhüm ecmain.” [Rezin tahric etmiştir.]

Kaynak: Rezin


Hadis No: 5523

Ravi: Enes

Tanım: Resulullah (sav), oğlu İbrahim öldüğü zaman buyurdular ki: “O daha memede iken öldü. Onun cennette iki sütannesi var. Bunlar onun sütunu (iki yıla) tamamlayacaklar. Çünkü o benim oğlumdur.”

Kaynak: Müslim, Fezail 63, (2316)





İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*